KOMİSYON KONUŞMASI

İBRAHİM AKIN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; şimdi bu 12'nci maddede aslına bakarsanız bir cezalandırma sonrası bir rakam var. Bu rakam geçmiş dönemde 100 lira ile 500 lira arasındaymış ancak inanılmaz bir şekilde 120 bin lira ile 600 bin lira arasındaki bir rakamla cezalandırmaya tekabül eden bir talep var. Bu yasa teklifi onu ifade ediyor. Burada bu ölçüler nereden nereye kadar çıktı, hangi ölçülerle bu ticaret ya da ekonomik değerlerle yapıldı, bence anlamak mümkün değil. Ancak veterinerlerle ilgili biraz önce kurum başkanı olan arkadaşımız söyledi, aslında keşke veterinerler gerçek anlamda hayvanların doktoru mahiyetinde işlevlerini yerine getirecek bir statüyü sağlasalar ve bir kısım veterinerler hayvan ticareti yapar hâle gelmeseler diye önermek isterim ben. Ben aynı zamanda hayvan haklarıyla uğraşıyorum. Geçen hayvan hakları süreci sonrası yaşadığımız pratik açıdan bakıldığında ciddi sorunlar yaşıyoruz. Veterinerlerimizle beraber ortaya çıkan gerçeklik şuydu: Aslında, koruma ve aynı zamanda hayvanların yaşamını değerlendirme yerine bir katliam politikası gerçekleşti ve Türkiye'nin her tarafında -hiç fark etmez, sağından solundan- bütün belediyeler de bunun ortağı hâline gelmeye başladı.

Şimdi ben size bir örnek vereceğim. Geçen gün Kınık'ta bir olay oldu, Kınık'ta aslında yasak olan, kumarı yapılan horoz dövüşüyle beraber bir organizasyon yapılıyor ve bu organizasyonu yapanlar hakkında bir vatandaşımız suç duyurusunda bulunuyor. Yapılan suç duyurusu sonrası oradaki insanlar gözaltına alınıyorlar, ceza veriliyor ancak horoz dövüşü sırasında kullanılan hayvanlar tekrar, aynen, sahiplerine geri veriliyor. Şimdi, burada ciddi bir siyasal boşluk var, bir yasa teklifi hazırladık bununla ilgili, aynı zamanda indirmek de istiyoruz. Yani önümüzdeki dönem açısından bakıldığında, meselelere palyatif çözüm aramak yerine, daha bütüncül, daha ortak çözüm arama arayışı gerçekten sağlansa, biz de burada mesaimizi daha sağlıklı yapabiliriz; sonuç alıcı ve toplumsal yaralarımızın çözülmesini sağlayacak bir çalışma yapabiliriz. Ancak maalesef böyle olmuyor, çok palyatif yapılıyor. Bir kez daha -veteriner hekimler de dâhil olmak üzere- şu anda Komisyonun uyguladığı bu politikayı gözden geçirmesini istiyoruz. Örneğin, 120 bin lira ile 600 bin arasındaki rakamın heyet tarafından bence keyfiyet olarak kullanılması çok açıktır, çok müsaittir. Yani "Kime 120 bin lira vereceksin, kime 600 bin lira vereceksin?" ölçüsü bile belli değildir. Dolayısıyla, rakamların yüksekliği yanı sıra ölçüsü de belirsiz olan bu belirlemeler insanlar arasında eşitsiz, adaletsiz, cezalandırmaya tekabül eden bir sonuç üretebilir. Bu, hukukun güvensizliğinin zaten dibe indiği koşullarda bunun da benzer bir şekilde yapılması söz konusu olacaktır. Heyetin vereceği ceza her zaman toplumsal huzuru kaçıracak nitelikte sonuç üretmeye adaydır. O bakımdan, bunun tekrar gözden geçirilmesini talep ediyoruz ve değerlendirilmesini arzu ediyoruz.