| Komisyon Adı | : | TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3588) |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 26 .03.2026 |
NEJLA DEMİR (Ağrı) - Teşekkürler Başkan.
Aslında şunu söylemek gerekiyor başta: Şimdi, bize birkaç gün önceden, bir iki gün önceden bu teklif bildiriliyor. Bir sürü başlık var, bir sürü konu var; detaylıca incelenmesi gereken, titizlikle üzerinde durulması gereken bir sürü mevzu var ama biz bunu böyle sıkış sıkış, üzerinde anlık okumalarla kendimizi ifade etmeye çalışıyoruz, derdimizi anlatmaya çalışıyoruz. Bir kere, bu, başta bizim reddettiğimiz, asla kabul etmeyeceğimiz bir durum. Misal, bu madde gerçekten o kadar fazla belirsizliklerle, muğlaklıklarla, çelişkilerle dolu da dolu yani, öyle böyle değil. Hangisinden bahsedeyim, hangisini anlatalım da yaramıza merhem olsun, bilmiyorum. Şimdi, para cezaları mevzusu var, uyarı verilmeden direkt para kesilmesi konusu var, meslekten men sonrası men edilen grupların tekrardan faaliyet gösterme mevzusu var. Yani, kesilen para cezalarının tahsilat konusu; birlikler mi, valilikler mi... Bir sürü çelişkiler var, bir sürü belirsizlikler var. Hangisinden bahsedelim Başkan, bilmiyorum ama bir kısmını artık anlatmaya çalışacağım.
Şimdi, bu teknik gibi görünüyor yine ama teknik olmadığı o kadar açık ki. Özünde çok basit bir soruya dayanıyor şimdi anlatacağım şey: Bir insan hangi davranışının hangi cezaya yol açacağını önceden bilebiliyor mu, bilemiyor mu? Anayasa Mahkemesi bu soruya 2023 yılında çok net bir cevap vermiş ve demiş ki: "Hayır, mevcut düzenlemede bu öngörülebilirlik yok. Disiplin suçları ile cezalar arasında açık bir bağ kurulmamış. Kurullara geniş, neredeyse sınırsız bir takdir alanı bırakılmış ve bu durum hukuk devleti ilkesine aykırıdır." Şimdi, önümüzde bir düzenleme var. Evet, önceki hâline göre bazı iyileştirmeler yapılmış ama açık söyleyelim, sorun tamamen çözülmüş değil.
Değerli arkadaşlar, burada "hukuk" dediğimiz şey biraz da güvencedir. Yani, bu, müthiş hukuksuzlukların döndüğü bir madde. İnsanlar sabah evden çıkarken "Acaba bugün suç olmadığını bildiğim herhangi bir şey yarın bana ceza olarak döner mi, dönmez mi?" diye düşünüyor yani bu düşüncelerin önüne geçilmesi gerekiyor. Bu açıdan, yapılan düzenlemeler gerçekten çok önemli. Disiplin uygulamalarında somut bir fiile dayanmadan, genel ifadelerle yoruma ve keyfiyete dayalı düzenlemelere bir an evvel son verilmeli. Müthiş bir keyfiyet var yani, bunların önüne geçilmeli ama benim özellikle altını çizmek istediğim daha ağır bir eksiklik var. Bakın, bu metinde kesinlikle, hiçbir şekilde cinsel taciz yok, cinsel şiddet yok, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet yok, mobbing yok; oysa, biz biliyoruz ki çalışma hayatında bunlar yaşanıyor, fazlasıyla yaşanıyor. Kadınlar, genç çalışanlar, meslektaşlar bu tür şiddet biçimleriyle fazlasıyla karşı karşıya kalıyorlar, maruz kalıyorlar ve bu sadece bireysel bir mesele değil, idarenin sorumlu olduğu bir mesele. İdareler, güvenli bir çalışma ortamı sağlamak zorundadır; tacizi, şiddeti önlemek zorundadır. Yani, bu yaşanılan olayların üstünün örtülmemesi gerekiyor, üstünü örtmek görevden de kaçmaktır, sorumluluk almamaktır; bu idareler açıkça müdahale etmek zorunda ama bizim gördüğümüz şu: Daha yakın zamanda, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında buna benzer bir olay yaşanmıştı, bir taciz mevzusu yaşanmıştı; bu taciz ve şiddet iddialarının basına ve yargıya yansıdığını gördük. Yani, mesele uzak bir ihtimal değil, tam da hayatın içinde olan bir mesele; her an, her meslek grubunda, herkesin yaşayabileceği, karşılaşabileceği bir mesele ve bu, üzerinde titizlikle durulması gereken bir mesele. Tabii, sizde bu fiiller açıkça tanımlanmıyor, herhangi bir yaptırıma bağlanmıyor; aslında şu söyleniyor: "Bu yaptırım yapılmıyorsa ben bunu görmezden geliyorum." Ve bu durum, olay kapatılıyor, üstü kapatılıyor, olay bitmiştir anlamına geliyor; bu kabul edilebilir bir durum değil, biz de bunu kabul etmiyoruz. Bu fiiller açıkça disiplin suçu olmalı ve bu fiillerin açık, caydırıcı yaptırımları olmalı, güvenli çalışma ortamları oluşturulmalı, iş yerinde şiddet, taciz ve mobbingi önleme kuralları oluşturulmalı Başkan. O yüzden, bu madde çekilmeli, bunun üzerinde uzun uzun konuşulmalı, tartışılmalı, öyle oldubittiye getirilecek bir mevzu değil yani.
Söyleyeceklerim bu kadar, teşekkür ederim.