KOMİSYON KONUŞMASI

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Teşekkür ederim.

Bu konu gündeme geldiğinde TEKEL bayilerini aradım, onların odaları var, temsilcileri var, onlarla görüştüm. Aslında bu Komisyondan temel talepleri şu: Gerçekten öyle bayiler var ki kendisine kesilen cezaların karşılığında bütün dükkânının içindeki ürünleri verse o cezaları ödeyemeyecek duruma gelmişler. Küçük bayiler, TEKEL bayileri özellikle bu saatler meselesinde çok ciddi cezalarla karşı karşıyalar ve kendilerine âdeta kumpas kurulduğu söyleniyor. Yani böyle takibe alıyorlar bayileri, saat tam onu bir gece, onu iki geçe almışsa hemen onun karşısına bir adam çıkıyor yani böyle özel bir yeteneği var bu iktidarın vergi toplama, ceza toplama meselesi üzerinde, dünyada belki de örnek olabilecek, hatta uzmanlık ve ihtisas alanına dönüşmüş bir yapı var. Şu anda da öyle, sokaklara geldi polisler, sokakların içerisindeler, caddeler değil, sokakların içerisindeler. Merak ediyorum, Türkiye'deki polis teşkilatının başka ne işi var? Kaç polis günlük bu ceza kesme işiyle ilgileniyor, bilmiyorum.

Bayilerin temel talebi şu Sayın Başkan, bakanlık yetkilisi arkadaşlarımız: Yani her şeye af geliyor; zenginlerin vergilerine af geliyor, değişik cezalara af geliyor; bunlara da geriye dönük belirli bir tarihe sığdırarak bir af sürecinin yaşatılması gerekir. Bunların büyük bir kısmı gerçekten dar gelirli ve çok küçük kârlarla çalışıyorlar; onu herhâlde en iyi bilen Bakanlık yetkilileridir, en iyi bilen Hükûmet yetkilileridir. Sigarayı örnek verdim, içkide kâr oranını bilmiyorum ama gerçekten bu önemli. Dolayısıyla, şu anda bu yetkinin valiliklere ve kaymakamlıklara aktarılması gibi bir durumla karşı karşıyayız. Bu, Bakanlığın yükünün alınacağına dair bir tutum gibi geliyor; iyi de vali kiminle yapacak bunu? Valilik ya da kaymakamlık kimi gönderecek; vali özel kalemini mi gönderecek, kaymakam kimi gönderecek, merak ettim. Hadi, Tarım Bakanlığı, zabıta, bir diyalog var. Yani bu mesele gerçekten enteresan. Biliyoruz Bakanlığın bu denetim mekanizması içerisindeki sıkıntılarını. Ne yazık ki yüz binlerce meslektaşımız, veteriner hekim, ziraat mühendisi, veteriner teknikeri, ziraat teknikeri, gıda mühendisi, kimya mühendisi arkadaşlarımız işsizlik içerisinde boğuşurken ne yazık ki biz 7-8 bin personelle Türkiye'deki 800 binin üzerinde gıda üretim merkezini denetlemeye çalışıyoruz, imkânsız bir şeyi söylüyoruz. Bunlara siz TEKEL bayilerini de ilave ettiğinizde bambaşka şeyler çıkıyor. Dolayısıyla, bu işi en doğru yapacak kamu, birinci elden Bakanlıktır. Bakanlık yetkililerine, Bakana, bu konuda defalarca söyledim kendisine. Farkındayım, Bakanlar istediği kadar değişebilir ama bir irade var, o iradeyi kıramıyor arkadaşlarımız. O yüzden, kimin Bakan olduğundan çok, ne yapıldığı önemli, hiçbir şey değişmiyor.

Hatırlayın, bu gıda denetimi meselesi gündeme geldiğinde, İstanbul'da fırıncılar dediler ki: "Biz bu ziraat mühendislerini, biz bu veterinerleri, biz bu teknikerleri istemiyoruz; biz kendi denetimimizi kendimiz yaparız. Örneğin, bir ekmek fırınında, yemek üretim tesisinde veya pastanede, belirli bir kapasitenin altında üretim yapan yerlere kendi ustamızı gönderelim, on beş günlük bir eğitime tabi tutalım, o eğitim sonrasında ona bir sertifika verelim, o da bizim gıda üretimimizi denetlesin." Şaka mı ya? Benim emrimde çalışan, benim bünyemde çalışan, benden maaş alan kişi benim gıda denetimimi yapacak Sayın Başkan. Bu, olacak iş değil. Bugün de valilerin ve kaymakamların böyle bir iradesi olmamalı; bu, Bakanlık tarafından yönetilmeli, Tarım Bakanlığının gıda birimi tarafından yönetilmeli, yeterli bir kadroyla yürütülmeli ve bu iş TEKEL bayileri ile zabıta, TEKEL bayileri ile yerel yapılar, TEKEL bayileri ile kaymakamlık birimleri, valilik birimleri üzerinden gitmemeli. Bence bu, yeniden eski hâline dönüştürülmeli. O yüzden, bu yapıyı elbette olumsuz buluyoruz.

Demin eksik bıraktığım bir cümle Başkanım, o cümle şu: Bağcılık Araştırma Komisyonu sonrasında elde ettiğimiz raporda Türkiye'de bağcılık üretiminin, üzüm üretiminin gerçek değerine ulaşabilmesi için, özellikle şaraplık üzüm açısından, şarap üretiminin desteklenmesi, şarap üreticilerinin sorunlarının giderilmesine dair bir dizi kararlar vardı. Bakın, bu Meclis yaptı arkadaşlar, bu Meclis bu araştırma komisyonunu kurdu ve o raporu hazırladı. Biz, bugün bunun tam tersini yapmak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Dolayısıyla, bu maddenin geri çekilmesi için önergemizi vermiş bulunuyoruz, önergemize destek istiyoruz.