KOMİSYON KONUŞMASI

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Çok zaman geçmedi, bir önceki dönemde Türkiye'de bağcılık sorunlarının meselesiyle ilgili bir araştırma komisyonu yapmıştık. Bu araştırma komisyonunun sonunda şarap üreticileriyle ilgili önemli sorunların bütününü ortaya koymuştuk. Bu ortaya koymuş olduğunuz tutum aslında iktidarınızın "Alkolden vergi almak helal ama alkol almak, alkol içmek haram." anlayışının bir göstergesi. Aslında bu ideolojik bir yaklaşım, bunu net bir şekilde görüyorum ama sahici olmak, çok sesli olarak bunu ifade etmek, hakiki olmak başka bir şey, sahici olmaya ihtiyaç var. Alkol almak insanların bireysel tutumudur ve tercihidir. Üzgün olduğum şudur, yaptığınız iş aynen şu: İktidara geldiğinizde Türkiye'de en çok üretilen ve tüketilen rakıydı ve şaraptı. Bugün Türkiye'de en çok tüketilen içki ithal viski; örnekleyeceğim yani alkol tüketimine engel olamadığınız gibi, herhâlde, bu ilişkiyi bir türlü anlayamadım. Bu uluslararası şirketlere bu halkın üzerinden yapılan destek anlamsız hâle geliyor. Şu rakamları lütfen aklınızda tutun, lütfen: 2004 yılında bira 833 milyon litreymiş, 2023 yılında 1 milyar 133 milyon litre olarak piyasada karşılık bulmuş. Şarap, 510 bin litreymiş, 3 milyon 693 bin litreye çıkmış. Votka, 60.204 litreymiş, 2021'de son kez yapının içerisine girmiş ve nereden bakarsanız bakın, yaklaşık olarak 40.763 şişe olarak, litre olarak karşımızda duruyor. Viski, 2004 yılında 1 milyon 911 bin litre olarak tüketiliyormuş, 2023'ün sonunda viski 28 milyon 653 bin litre olarak tüketime açılmış. Votkanın bir başka versiyonu 2004'te 6 milyon tüketilmiş, 2023'ün sonunda 18 milyon 106 bin litre. Rakı, 2004'te 44 milyon 167 litre, 2023 yılında 41 milyon 881 litre. Başka bir şey daha söyleyeceğim, rakının 2002 yılında vergisi yüzde 10, yüzde 20, şu anda yüzde 50'nin üzerinde; viskinin vergisi yüzde 1 yani garip bir şey var ortada ama çok garip, içen ne yapsın, içmeyen ne yapsın meselesi üzerinden şaka gibi şeyler getiriyorsunuz. Ya, hiç reklamı yapılmayan viski, hepiniz havaalanlarına gidiyorsunuz, Türkiye'nin dışında bütün havaalanlarında her türlü içki markasının reklamı hemen kocaman kocaman yapılıyor, kocaman kocaman. Bizde viskiyle ilgili hemen hemen hiçbir reklam yok.

Ya, bu toplum yasağı seviyor, öyle alıştırdınız. Ondan sonra o yasakları normalleştirmek için hep kanunlar yapmaya başladık, şimdi de durum bu. Şu anda halkı kimyager yaptığınızın farkında mısınız? Şu anda kayıtlarda olmayan kadar bu halk içkisini üretiyor, şarabını üretiyor, rakısını üretiyor, viskisini üretiyor ve her yaptığınız, her çıkardığınız kanun daha çok toplumu sağlık riskine taşıyor. Bir sonraki maddede gündeme gelecek etil alkol meselesi. Siz her zam yaptığınızda, alkolle ilgili her tutum sergilediğinizde aslında toplumun sağlığını bozuyorsunuz. Sağlığa zararlı, alkolden daha zararlı, alkol katkılı kanunlar çıkarıyorsunuz. Gerçekten Sayın Başkan, memleketin her tarafı alkol üretim mekanizması. Elbette yakalarsınız, ceza verirsiniz ama toplumun ciddi anlamda sağlık sorunları var alkolden dolayı. Yakın tarihte 2025'i göz önüne alın, yansıyan 150, yansımayan belki 200-250 insanımızı biz sahte alkolden kaybettik. Hiç sordunuz mu -o zaman basın açıklaması yapmıştım- neden bu insanlar sahte alkol alıyor? Neden? Kanunlar olmaz diyor, inanç olmaz diyor ama bu toplum bunu içiyor. Ya, bu toplumun doğal yaşam biçimine bu kadar müdahale etmek hakkı kime aittir? Demokrasi diyorsunuz, özgürlük diyorsunuz, serbestlik diyorsunuz, liberalizm diyorsunuz, bireysel hak ve özgürlükler. Alkol yasağı denen bir madde var mı arkadaşlar? Aslında niyet o da, hani, dilim varmıyor söylemeye. Olmasın ama bu koşullar zorluyor.

LÜTFİ BAYRAKTAR (Sakarya) - O dediğiniz kriterlere uygun ülkelerde alkol yasağı var.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Olabilir, olabilir ama bahsettiğim başka bir şey. Siz yasaklasanız da bu halk bunu içiyor, bu halkın yaşam biçimi bu.

BAŞKAN VAHİT KİRİŞCİ - İçmemeleri için dua edelim inşallah.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Evet yani bunun da...

BAŞKAN VAHİT KİRİŞCİ - Toparlayalım inşallah Sayın Sarıbal.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Bakın, bunun da logolarını kaldırarak, çeşitli reklamları yok ederek spora, kültüre, sanata ve benzeri alanlara katkı koyan bu firmaların da önünü kesmenin kimseye bir faydası yok. İşte, kesiyorsunuz ama öbür taraftan içiliyor. Bu daha az spor faaliyeti demek, daha az desteklenen kültürel yapılar demek vesaire demek. Zaten yeterince vergi alıyorsunuz, örneğin, bir paket sigaradan yüzde 85 vergi alıyorsunuz Başkan ya, yüzde 85, geri kalan yüzde 14'ü tütün üreticisinin -yeri gelecek onu da konuşacağız- firmanın kârı, ambalajı, dağıtımı vesairesi yani bu nedir? Bu kadar ağır bir vergi yükü toplumun genel alışkanlıklarını değiştirmeye karşı bir tutum.

BAŞKAN VAHİT KİRİŞCİ - Teşekkür ediyoruz.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - O yüzden, gerçekten çok üzgünüz, bunu reddediyoruz ve geri çekilmesi gereken bir madde olarak size sunuyoruz.