KOMİSYON KONUŞMASI

AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Şimdi, hazır Bakan Yardımcım da buradayken ben bu kanun teklifindeki maddelerden biraz daha farklı bir konuya gireceğim; bölgemizdeki bir sıkıntı, problem. Ben Manisa Milletvekiliyim, biliyorsunuz, Manisa Türkiye'de en fazla zeytin ağacına sahip olan il pozisyonunda. Başta Akhisar, Kırkağaç, Soma, Salihli, Köprübaşı; buralar çok ciddi zeytin ve zeytinyağı üretim bölgeleri. Ağırlıkta sofralık zeytin üretilmekte bölgemizde, Türkiye'de sofralık zeytinin en fazla üretildiği yerlerden bir tanesi, aynı zamanda 1'incisi, aynı zamanda da en fazla yağlık zeytinin de üretildiği yerlerden biri. Sistem şöyle işler bizde, zeytinyağı üretiminde, çok kısaca size bahsetmek istiyorum: Zeytin toplanır, daha sonra elenir, daha sonra zeytinyağı fabrikaları araçlarıyla üreticilerden bu zeytinleri alırlar, zeytinyağı fabrikasına gider, orada sıkılır ve daha sonra, aynı şekilde, hakkı alınarak diyelim ki 500 kilo zeytin götürdünüz, 100 kilo yağ çıktı, değirmen hesabıdır bu, değirmene benzer, orada zeytinyağı fabrikasının yüzde 15'se hakkı, 100 kilodan 15 kilo zeytinyağını alır, geri kalan 85 kilogram zeytinyağını da üreticinin evine kadar götürür, dökülür; sistem bu.

Sayın Bakanım, bu yağlar genellikle şu görmüş olduğunuz bidonlarda taşınır. Bunda herhangi bir depozito falan yoktur, bunlar yağhaneye aittir, yağhane bu bidonla zeytinyağını götürür, üretici kendi stoklayacağı yere -galvanizse, krom nikel tanksa- kendi ambarına döker, daha sonra da geri gider. Yani zeytinyağı üreticisine bunun herhangi bir maliyeti yoktur, çok pratiktir, sağlamdır, hijyeniktir yani yıllardan beri biz bunu kullanmaktayız fakat Manisa'da şöyle bir uygulamaya gidiliyor, haberiniz var mı bilmiyorum: Artık bundan sonra bu zeytinyağları yağhanelerden şu görmüş olduğunuz plastik bidonlarda çıkmayacak, tenekeyle çıkacak, 17 kilogram zeytinyağı alan tenekelerle çıkacak. Sektörden gelen birisiyim, hem üreticiyim hem de zamanında zeytinyağı fabrikasında çalışmış, çalıştırmış bir kardeşinizim; bana bunu anlattıklarında şaka herhâlde dedim ya yani böyle bir şey yapılamaz, böyle bir şey uygulanamaz; böyle bir şeyin uygulanmaması lazım dedim. Gerçekten de şaka falan değilmiş, gerçekten de böyle bir uygulama üzerine çalışılıyor. Şimdi, buradaki amaç şu: Amacı doğru olabilir yani tağşişin önüne geçmek, ne bileyim, süreci takip edebilmek; bunlar doğru amaçlar ancak bu yapılan uygulama bu amaca hizmet etmeyecek, beraberinde çok ciddi, gerçekten de ciddi sorunlara neden olacak. Mesela ne olacak? Maliyetlerimiz artacak. Şimdi, bu teneke 1 defa kullanılacak ve bu tenekenin maliyeti -ki 150 lira şu an maliyeti, belki şu anda daha da artmış olabilir- direkt üreticiye yüklenecek yani kilogram başına 10 liralık bir maliyetten bahsediyoruz.

Bakın, şu anda zeytinyağı üreticisi, çiftçimiz çok ciddi bir bunalımda. İşte, bir dönem geliyor, zeytinyağı ihracatına yasak getiriyorsunuz, zeytinyağı fiyatları iniyor; bir dönem geliyor, yurt dışından zeytinyağı geliyor, zeytinyağı fiyatları iniyor; Afrin'den zeytinyağı geliyor, zeytinyağı fiyatları iniyor. Bugün için zeytinyağının kilogram fiyatı 180 lira ile 220 lira arası değişiyor şu an için. Bize bu yağın maliyeti 250 lira arkadaşlar, üreticiye maliyeti en azından 250 lira; şu anda üretici zararına zeytinyağı satıyor, üretici neredeyse cinnet hâline gelmiş ve biz diyoruz ki bu üreticiye: "Sana kilogram başına 10 lira, 15 lira daha maliyet koyacağım." Akıl alacak gibi değil. Zaten desteklenmiyoruz, geçmişte az da olsa zeytinyağı desteği vardı, dane zeytin desteği vardı, onu da kaldırdınız, temel destek diye yeni bir uygulamaya girdiniz. Ya, öyle bir şey ki arkadaşlar, 2024 yılı üretimi için 2025 yılında biz mazot, gübre desteği, zeytinyağı desteği, dane zeytin desteği alıyorduk, dekarda 240-250 lira arasında değişiyordu; şimdi, yeni gelen sistemde bu yıl, 2026 yılında 244 lira alacağım yani benim desteğimde hiçbir değişiklik olmayacak. Zeytinyağı desteğini kaldırdınız, maliyetlerimiz katlanmış yani insanlar traktörüne binmeye korkar hâle gelmiş ya, 80 lira mazot; gübre bir taraftan, ilaç bir taraftan, maliyetler bir taraftan. Şu anda Akhisar'da zeytin üç sene evvelkinin fiyatı. Maliyetlerimiz katlanmış; tüccar 30 liraya, 40 liraya, 50 liraya zeytin üreticisinden zeytin almaya çalışıyor, zarar ediyoruz. Yorgunuz artık Sayın Bakanım, yorgunuz yorgun. Yani yorgun olan üreticiyi bu kadar yokuşa sürmeye ne hakkınız var arkadaşlar? Yani şimdi, birileri oturuyor bir yerde, bir karar veriyor yani soruyorum ya, bu kararı veren insanlar hayatında zeytinyağı fabrikasına girmişler mi, girmişler mi bu insanlar? Bir teneke zeytinyağını bir yerden bir yere boşaltmış mı, boşaltabilir mi, bunun zahmetini bilebilir mi? Ben bu işin içinden geliyorum. Eğer bunda ısrar edilirse önümüzdeki sene hem zeytinyağı üreticisi, müstahsil hem de zeytinyağı fabrikaları çok ciddi zorluk çekecek. Maliyeti yanında işlevsel değil efendim. Hadi, 100 kilo, 200 kilo zeytinyağı olan bir adam bunu tenekeye koyabilir; 10 ton zeytinyağı çıkaran bir müstahsilin kendi krom, nikel tankları var, daha sıhhi bir ortamda bunu stoklayacak. Ya, akıl kârı mı? 100 teneke, 200 teneke, onların boşaltılması, aktarılması, akıl alacak gibi değil.

BAŞKAN VAHİT KİRİŞCİ - Sayın Bakırlıoğlu, toparlayalım lütfen, rica ediyorum.

AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Toparlayacağım.

Şimdi, bu, Gaziantep'te varmış. Gaziantep'teki zeytinyağı üretimi Türkiye üretiminin yüzde 4'ü, yüzde 5'i; geri kalan yüzde 95'inde benim bahsettiğim şekilde üretim zinciri devam etmekte. Bu, amacınıza ulaşmayacak yani amacınız doğru, burada tağşişin önüne geçilmesi lazım, taklidin önüne geçilmesi lazım ama ben kafaya koyduysam, taklit yapmak istiyorsam bir gram, bir zerre zeytinyağı ihtiyacım yok.

Ya, bakın, siz tağşiş mi arıyorsunuz? Biraz evvel, bakın, konuşmama başlamadan önce Trendyol'a girdim, girin siz de Trendyol'a. Bakın, Trendyol'da en fazla satan 5'inci ürün. Litre fiyatı kaç para biliyor musunuz arkadaşlar? Bakın, en fazla satan -taş baskı falan yazıyor- 5 litrelik ürünün litresi Trendyol'da 135 liraya satılıyor; bende şu anda 180 lira, 200 lira, benim maliyetim 250 lira zeytinyağında. Girin, Trendyol'da en fazla satan 5'inci ürün, 135 lira litresi. Ya, bunun içinde zeytinyağı yok. İkinci ürün, bakın, Aleora'ymış. Bu da en çok ziyaret edilenmiş arkadaşlar Trendyol'da. Kaç para biliyor musunuz? 120 lira, litre fiyatı 120 lira yani bunlar satılıyor. Yani bizimle uğraşmayın arkadaşlar, üreticiyle uğraşmayın; üretici hakikaten de yorgun. Fabrikacıyla uğraşmayın. Ben size gösteriyorum, ihbarda bulunuyorum işte; girin Trendyol'a -ben iki dakika içinde bunu buldum- yüzlercesini bulacaksınız bunun. Sayın Bakanım, lütfen, bu yanlış uygulamadan bir an önce dönelim, çok ciddi sıkıntı yaşanır çünkü.

Teşekkür ederim.