KOMİSYON KONUŞMASI

SADETTİN HÜLAGÜ (Kocaeli) - Sayın Başkanım, ben Ömer Bey'e kısmen katılıyorum.

Şimdi, bunun örnekleri var, mesela benim üniversite rektörlüğü yaptığı dönemde kayyum atanan üniversiteler oldu özel vakıf üniversiteleri. Bunlar kurulurken, bir vakıf üniversitesi kurulması için o ilde bunlara koruyucu üniversite yani ağabeylik yapan, hamilik yapan bir üniversitenin himayesinde kuruluyor bunlar. Mesela Kocaeli'de böyle bir üniversite kuruldu, biz Kocaeli Üniversitesi olarak... Devlet şunu düşünüyor: Yarın öbür gün buraya bizim verdiğimiz öğrenciler yeteri kadar eğitim almazlarsa, herhangi bir nedenle kapatılırlarsa, bunların eğitimini biz üstlenmiş oluyoruz üniversite olarak. Şimdi, düşünebiliyor musunuz yani bir yere... İstanbul'da bunun örnekleri oldu, 5 bin, 10 bin, 20 bin öğrencilik bir kurumu bir anda kapatıyorsunuz. Bunların -ben Yükseköğretim Kurulunda da çalıştığım için- kontrol mekanizmaları var, yaptırımları var yani böyle hemen aktarılmayan kişileri alarak kurumu kapatmanın çok doğru olmadığı kanaatindeyim. Yani belli bir süre verilip altı ay yapılmadığı zaman gibi bir süre vermek lazım. Öbür türlü, hiç kimse yatırım yapmaz.

ERCAN ÖZTÜRK (Düzce) - Burada bir yanlış anlaşılma var sanırım.

SADETTİN HÜLAGÜ (Kocaeli) - Orayı bir izah edin o zaman yani.

BAŞKAN VEDAT BİLGİN - Hocam, bittiyse ben arkadaşlara söz vereyim, açıklasınlar.

SADETTİN HÜLAGÜ (Kocaeli) - Evet, buradaki muğlaklığı gidermek lazım çünkü yanlış uygulamaların yolunu açmış olabiliriz. O zaman hiç kimse yatırım yapmaz, kimse vakıf üniversitesi kurmaz yani.