| Komisyon Adı | : | SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 02 .04.2026 |
BERİTAN GÜNEŞ ALTIN (Mardin) - Teşekkür ediyorum.
Bütün Komisyon üyelerini de saygıyla selamlıyorum. Söz verdiğiniz için de teşekkür ederim, ben Komisyon üyesi değilim ama çocuklarla ilgili pek çok madde var burada, ilişkili olduğum komisyonlar adına konuşmak istiyorum. Şimdi, konu çocuk olunca pek çok arkadaşımız da dile getirdi aslında, burada üyeler de var, bizler komisyon komisyon geziyoruz Sayın Bakan çünkü çocuğa ilişkin meseleleri topyekûn konuşacağımız, bütünsel konuşacağımız bir komisyonumuz yok, bir bakanlık yok. Hâl böyle olunca biz de komisyon komisyon çocuklarla ilgili, çocukların üstün yararı için bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Eminim buradaki herkes de bu amacı gösteriyor, çocukların üstün yararını gözetiyor fakat bu bakanlığın olmamasını ya da komisyonların olmamasını ciddi bir sorun olarak burada bir kez daha ifade edeyim. Konu çocuk olunca yetişkinlerden farklı davranılması gereken kişi olduğu için, yetişkinler için karar alırken ne kadar hız yaparsak yapalım, konu çocuk olunca bir o kadar yavaşlamamız gerekir çünkü çocuğa dair yapılacak herhangi bir düzenlemenin nasıl geri döneceğini iyice hesap etmek gerekir. Çocuk olunca mesele ne yazık ki daha yavaş adım atılmalı. Bu sebeple ben de hem Sümeyye Vekilimizin, Aylin Vekilimizin, Sevilay Vekilimizin ve Tuncay Vekilimizin önerisine katılıyorum; bugün maddelere geçilmemesi, geneli üzerinde konuşulması, maddelerin daha ihtisas komisyonlarıyla, çocuk perspektifiyle yoğunlaştırılarak sunulması gerektiğini ben de öneriyorum,.
Birkaç kelam edeceğim yasa üzerine; öncelikle doğum izninden bahsetmek ve konuşmak isterim. Doğum izninin artıyor olmasının çocuklarının, annelerin ve ailelerin esenliği için elbette önemli bir çalışma olduğunu öngörüyoruz, yetersiz de buluyoruz ve en temelinde bu meselenin bir analık izni olarak değerlendirilmemesi gerektiğini düşünüyoruz çünkü bu ne bir doğum izni ne bir analık izni, bu bir ebeveynlik izni. Eğer bu meseleye ebeveynlik izni olarak yaklaşırsak bu meselede izin süresi artırılanların sadece anneler değil, babalar olması gerektiğinin ve bunun eşgüdümlü ilerleyen politikalarla yürütülmesi gerektiğinin de bir noktada farkına varırız. Babaların da iznini arttırılıyor, bakım sorumluluğuna eş olsunlar diye, öyle bir gerekçe de var fakat beş günden on güne çıkarılıyor. On günle bir çocuğun bakım iznine ortak olunmaz; bu sebeple bu mesele annelik ve doğum değil, bir ebeveynlik meselesidir ve bu şekilde yaklaşılmalıdır. Buna dair düzenlemeler var dünyada. Mesela, annenin çalışıyor olduğu, babanın daha rahat çalışıyor olduğu durumlarda yirmi dört aylık izni babanın kullandığı, annenin aktif iş yaşamına devam ettiği düzenlemeler de var. Dolayısıyla, özellikle ailenin, çocuğun, kadının korunması ve refahının düzenlenmesi gereken yasaların yalnızca iznin artırılarak yapılması mümkün değil, bir paket olarak yapılması gerekir. Örneğin, ebeveynlik izinleri artırılmalı fakat bunun yanında kadınların iş hayatındaki istihdamının etkilenmemesi için İŞKUR'la, Çalışma Bakanlığıyla çalışmalar yürütülerek istihdam düşüşü de bir noktada engellenmeli. Bunun yanında kreş hizmetleri açılmalı ve bu kreşler ana dilinde açılmalı.
Aynı zamanda, Suça Sürüklenen Çocuklar Komisyonunda çok önemli bir var, bunu da burada anlatmak, ifade etmek isterim. Suç saatleri var, uzmanlar bize bunu söylüyorlar. Suç saatleri de çocukların okuldan çıktıkları saatler ve ebeveynlerin işte olduğu saatler yani üç ve beş arasındaki saatlerde çocukların suç işlediğine dair bir gerçeklik var. Dolayısıyla, eğer biz ebeveynlik olarak bakarsak bu meseleye o zaman üç ve beş saatleri arasında çalışan ebeveynlere özellikle suç yaşının yoğun olduğu 15 ve 18 yaşta bu düzenlemeyi yaparak belki de mesaide bir esnekliğe gidilebilir yani bu meselenin sadece çocuk ilk doğduğunda anneye verilecek bir izinle değil, ebeveynlikle çocuğun yaşına yayılmış bir perspektifle değerlendirilmesinin daha doğru olacağını düşünüyoruz.
Bu noktada, Dijital Mecralarda sıklıkla dile getirdiğimiz ve belki de bu kanunun Dijital Mecralarda görüşülmesini öngördüğümüz bir mesele var fakat bence bu mesele dijital mecraların yanında çocuk komisyonuyla da muhakkak görüşülmesi gereken bir mesele. Az önce bir vekilimiz dedi ki: "Duvarlar kalınlaştırılarak meseleler çözülmez." Evet, duvarlar kalınlaştırılarak meseleler çözülmez, kapatılarak meseleler çözülmez ve bir o kadar yasaklayarak da meseleler çözülmez. Biz sorduk çocuklara, siz sorduğumuz mu bilmiyoruz. Sosyal medya yasağı çocuklara sorduk Sayın Başkan çünkü sosyal medya ve dijital mecraların esas yerleşikleri çocuklar. Çocuklara dedik ki: "Sosyal medyayla ilgili böyle bir düzenleme yapılıyor, siz ne düşünüyorsunuz?" Onlar, bunun yasakçı olduğunu ve eğer kendi kimlik numaralarıyla sosyal medya hesabı açamazlarsa anneannelerinin kimlikleriyle açacağını söylediler. Dolayısıyla, yasaklayarak meseleleri çözemeyiz ama nasıl çözeceğimizi de söylemek isteriz. Medya okuryazarlığı bu meselede çok önemli; bilinç yükseltme çalışmalarının ebeveynler ve aileler için yapılması çok önemli. Okullarda medya okuryazarlığı dersi verilmeli, kamu spotlarında medya okuryazarlığı dersi verilmeli ve bir o kadar yoksullukla mücadele edilmeli çünkü size soruyorum, bütün Komisyon üyelerine: Annesi ve babası çalışan bir çocuk okuldan geldikten sonra televizyon ve telefon kullanmak haricinde ne yapabilir? Çocuğu koruyan mekanizmalar var mı? Okuldan sonra ya da okula gitmeyen çocuklar için inşa edilmiş mekanizmalar var mı? Dolayısıyla, bunlar olmadan, yasaklayarak sadece kendimiz bir şey yapmış hissine sahip oluruz, herhangi bir şeyi de çözemeyiz. Zaten, davranış değişikliği de yasaklayarak değil, davranış üzerinde konuşarak, bu noktada çeşitli politikalar yürütülerek olur diyeyim.
Aynı zamanda, bu meselelerin çözümü için bizlerin burada olduğunu, güç vermek istediğini, değiştirmek ve dönüştürmek için, çocuklar için faydalı olanı üretmek için burada olduğumuzu fakat bugün maddelere geçilirse ve bu taslak kabul edilirse bunun fayda getirmeme ihtimalinin olduğunu, özellikle yasaklanan dijital mecralar meselesinde eksik kalacağını ifade etmek isterim.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Teşekkür ediyorum.