| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 04 .03.2026 |
AŞKIN GENÇ (Kayseri) - Sayın Başkan, Değerli Komisyon üyeleri, öncelikle, bir Millî Savunma Komisyonu üyesi olarak bedelli askerlik ücretiyle ilgili düzenlemenin torba kanun içinde Plan ve Bütçe Komisyonunda ele alınmasını doğru bulmadığımı ifade etmek isterim. Bu maddenin teknik, stratejik ve güvenlik boyutu da vardır. Bu yönüyle Millî Savunma Komisyonunda ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Savunma politikasını sadece bir gelir kalemi olarak görmek son derece sakıncalıdır.
İkinci olarak, savunma sanayisini elbette destekliyoruz. Türkiye'nin güvenliği hepimizin meselesidir, güçlü bir savunma sanayisi ortak hedefimizdir. Bizim itirazımız savunma sanayisine değil, finansman yönteminedir.
Bugün mevcut bedelli askerlik ücreti 333 bin TL'dir, asgari ücret 28.075 TL; bir asgari ücretli, maaşına hiç dokunmadan mevcut bedelle yaklaşık on bir ay yirmi altı gün çalışmak durumunda. Şimdi bedelin 417 bin-420 bin TL bandına çıkarılacağı ifade ediliyor, bu da aynı asgari ücretli için yaklaşık on dört ay yirmi altı gün demek oluyor. Bu ne anlama geliyor? Bedelli askerlik artık dar gelirli gençler için fiilen erişilemez hâle geliyor, bedel yükseldikçe yararlanabilenlerin sayısı azalıyor. Bu düzenleme savunma sanayisini güçlendirmez, bedelliyi daha da sınıfsal bir ayrıcalığa dönüştürür. Üstelik bu yaklaşım yeni de değil, 11 Ekim 2024'te limiti 100 bin lira ve üzeri kredi kartlarından kart başına yıllık 750 lira alınarak Savunma Sanayii Destekleme Fonu'na aktarılmasını öngören teklif getirildi, tepkiler üzerine geri çekildi; şimdi, aynı mantık başka bir yöntemle geri geliyor. O gün kredi kartı üzerinden aranılan kaynak bugün bedelli askerlik üzerinden aranıyor, ne yazık ki bu bir tercih meselesidir.
Bayram yaklaşıyor, milyonlarca emekli ikramiyede artış bekliyor. Torba kanunda emekliye ilişkin tek bir düzenleme yok ama vatandaşa yeni mali yükler var; bu tablo, toplum vicdanında karşılık bulmaz. Şimdi "Kaynak yok." deniliyor, kaynak var ama tercihleri farklı iktidarın. Ocak 2026 bütçe gerçekleşmelerine göre sadece bir ayda faiz gideri 456 milyar 416 milyon TL; bu, günde yaklaşık 14,7 milyar TL, saatte yaklaşık 613 milyon TL, dakikada yaklaşık 10 milyon TL, saniyede ise yaklaşık 170 bin TL faiz ödemesi demek oluyor. Aynı ay bütçe açığı 214 milyar 543 milyon TL. Yani sorun, kaynak bulamamak değil, bütçenin nasıl yönetildiğidir.
Bir de kamu-özel iş birliği modeliyle yapılan şehir hastaneleri var. "Vatandaşın cebinden bir kuruş çıkmayacak." denilen bu projeler için müteahhitlere sadece ocak ayında 22 milyar 223 milyon TL ödeme yapılmış, 2025'in tamamında ise 111 milyar 100 milyon TL. "Vatandaşın cebinden bir kuruş çıkmayacak." denilen projelere yüz milyarlarca ödeme yapılırken bedelli askerlik üzerinden Fon'a kaynak aranmasını adil bulmadığımı ifade etmek istiyorum.
Bugün vatandaşın bankalara ve finans kuruluşlarına toplam borcu 6 trilyon 270 milyar TL seviyesinde. İcra dairelerine yılın ilk iki ayında gelen yeni dosya sayısı 1 milyon 721 bin. İnsanlar borçla ayakta durmaya çalışıyor. Böyle bir tabloda çözümü yine vatandaşın cebinde aramak kolaycılıktır. Savunma sanayisine kaynak gerekiyorsa bunun yolu dar gelirli gencin bedelli askerlik ücretini artırmak değildir, bunun yolu faizi azaltacak ekonomik zarı sağlamak, garantili projelerin yükünü gözden geçirmek, bütçede önceliklendirmeyi doğru yapmaktır. Savunma sanayisine sahip çıkalım ama bunu yaparken sosyal adaleti zedeleyerek yapmayalım, güvenlik politikası ile maliye politikası arasındaki dengeyi bozmayalım.
Bu nedenle bu maddenin hem usul hem içerik yönüyle yeniden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.