KOMİSYON KONUŞMASI

GÜLCAN KIŞ (Mersin) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli Komisyon üyeleri; önümüze getirilen bu kanun teklifi aslında tek bir gerçeği ortaya koyuyor, ekonomideki sorunları çözmek yerine bütçeyi ayakta tutabilmek için yeni gelir kapıları arayan bir anlayışla karşı karşıyayız, teklifin bütününe baktığımızda bunu açıkça görüyoruz. Elmas, inci ve kıymetli taşları ÖTV kapsamına alıyorsunuz, buradan 1,9 milyar lira gelir bekliyorsunuz; kripto varlık işlemlerine vergi getiriyorsunuz, buradan 4,2 milyar lira gelir bekliyorsunuz; bedelli askerliği yüzde 25 artırıyorsunuz, buradan 19 milyar liralık ek gelir hedefliyorsunuz. Yani iş bütçeye para bulmaya gelince her kalemden milyarlarca liralık hesap yapıyorsunuz ama iş emekliye gelince tablo bir anda değişiyor. Emekli maaşlarının en az asgari ücret düzeyine çıkarılmasını istedik, bayram ikramiyesinin bir asgari ücret kadar olması gerektiğini defalarca dile getirdik ama AKP Grup Başkanınız çıktı "Kaynak yok." dedi. Şimdi bu teklifin etki analizine bakıyoruz, kamu kurumlarının ihtiyaç fazlası taşınmazlarını özelleştiriyorsunuz, buradan da 35 ile 45 milyar lira gelir bekliyorsunuz. Demek ki mesele kaynak yokluğu değil, mesele, kaynağın emekliye ayrılmamasıdır. Türkiye sizin politikalarınızla, üreten değil tüketen bir ülke hâline geldi maalesef. Eskiden "devletin şefkatli eli" derdik, vatandaşın zor zamanında devlet yanında olur, eksik kalanını tamamlar ve de destek olurdu ama bugün tablo tam tersine döndü, artık vatandaş çalışıyor, iktidarın bütçe açığını kapatıyor. "Nasıl?" diyeceksiniz; sırtına her gün bir yenisi eklenen vergi yüküyle, her fırsatta çıkarılan düzenlemelerle, Deli Dumrul misali alınan vergilerle. Bu düzende devlet vatandaşa destek olmuyor, vatandaş yanlış politikaların faturasını ödemeye zorlanıyor. İşçinin, çiftçinin üzerinden vergi, esnafın, KOBİ'nin üzerinden vergi; yetmedi, öğrencinin cebine giren harçlıktan bile vergi toplayan bir düzen kurdunuz. Kamu varlıklarını satarak bütçe açığını kapatmaya çalışmak bir reform değildir, bu yaklaşım sadece kısa vadeli bir bütçe arayışıdır.

Bir başka önemli düzenleme de İşsizlik Sigortası Fonu'yla ilgili. Teklifle birlikte, İşsizlik sigortası için yüzde 1 olan devlet katkısını artırma veya yarısına kadar indirme yetkisini Cumhurbaşkanına bırakıyorsunuz, oysa bu fon milyonlarca çalışanın hayat güvencesidir. 2025 yılı sonunda fon büyüklüğü yaklaşık 628 milyar liraya ulaşmış ve bu büyüklükte bir kaynağın yönetimine ilişkin böylesine kritik bir yetkinin tek bir idari kararla değiştirilebilir hâle getirilmesi sosyal devlet ilkesiyle de bağdaşmamaktadır.

Teklifte dikkat çeken diğer bir düzenleme de BOTAŞ maddesi. Yıllardır aynı yöntemi uyguluyorsunuz, seçim dönemlerinde doğal gaz fiyatlarını BOTAŞ üzerinden sübvanse ediyorsunuz, görev zararları oluşturuyorsunuz, sonrasında ise 100 milyarlarca liralık vergi borcunu hazineyle mahsuplaştırarak siliyorsunuz. 2021 ve 2022'de yaklaşık 155 milyar lira, 2024 yılı itibarıyla ise toplamda 388 milyar lirayı aşan bir tutar bu şekilde kapatılmıştır. Şimdi yeni bir mahsuplaşma düzeni getiriyorsunuz ama iş BOTAŞ'ın borçlarına gelince 100 milyarlarca lirayı bütçenin arkasından silip faturayı yine vatandaşa kesiyorsunuz çünkü sizin derdiniz vatandaş değil, sizin tek derdiniz iktidarınızı korumak ve o iktidarın etrafında dönen para . düzenini de sürdürmektir.

Değerli Komisyon üyeleri, bu teklif bir reform paketi değildir; bu teklif, vatandaştan daha fazla vergi toplayan, kamu varlıklarını satışa çıkaran, kamu zararlarını ise görünmez hâle getiren bir düzenlemedir. Biz bu kanun teklifini sadece okuyup geçmiyoruz, içindeki her düzenlemeyi dikkatlice inceliyoruz, vatandaşın sırtına yeni yükler bindiren, kamu varlıklarını satışa çıkaran, kamu zararlarını gizleyen bu anlayışı reddediyoruz diyorum, hepinizi saygıyla selamlıyorum.