| Komisyon Adı | : | DİLEKÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu ile Mersin Milletvekili Ali Bozan'ın (D28-26647) numaralı Dilekçe ile aynı mahiyetteki 4 dilekçe hakkında Başkanlık Divanı kararlarına itirazlarına ilişkin görüşme |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 17 .02.2026 |
İBRAHİM ARSLAN (Eskişehir) - Sayın Başkanım, tutanaklara geçmesi bakımından söz alıyorum.
Bazı cümleler tekrara düşüyor ama bu toplumsal kesim içinde ciddi ekonomik sorunlar var. Ülkemizde değişik bakanlıkların verilerine göre yaklaşık 5,5 milyon kamu çalışanımız var ve bu arkadaşlarımız da ne yazık ki yoksulluk sınırının altında bir ücretle yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Neye rağmen?
Şimdi "Sendikalı memurlarımızın yüzde 70 oranında sendikalılaşma oranı var." vesaire falan denilebilir. Grevli, toplu sözleşmeli bir sendikal hak olmadığı sürece yapılan iş ne oluyor? TÜİK'in açıklamış olduğu enflasyon oranlarına göre şekillenen, toplu görüşmelerde bir sonuca vardırılamazsa da Hakem Kuruluna giden, oradan gelecek olan kararın kesinleştiği ve uygulandığı bir ekonomik düzen. Şimdi, burada çalışanın grev hakkı yok, çalışanın toplu sözleşme hakkı yok, sadece toplu görüşme hakkı var ve nihai kararı -dediğim gibi- Yüksek Hakem Kurulu veriyor ve TÜİK'in belirlemiş olduğu rakamlara göre veriyor. Böyle olunca tablo başından itibaren aslında... Hani hem emeklilerimiz için hem de çalışanlarımız için konuştuğumuzda çalışma hayatımızın çok ciddi, sorunlu bir hâl aldığı hepimizin malumu.
Değerli arkadaşlar "Şöyle uçtuk, böyle gidiyoruz." vesaire... Dediğim gibi, bütçenin binlerce sayfasını okudum, her satırını da tartışmaya hazırım. Bu ülkenin kaynak sorunu yok, bu ülkede ekonomiyi bozan da biz değiliz, hele hele milyonlarca yurttaşımız hiç değil. Son sekiz yılda -"kaynak" diyoruz ya- yurttaşlardan toplanan vergi miktarı 2 trilyon dolar. Şimdi "kaynak" dediğimiz zaman bu yurttaşlarımız, milyonlarca insanımız bu kaynağı yaratmış. Mesele nerede? Kaynağın kimler tarafından nasıl paylaşıldığında.
Ocak ayının verileri açıklandı, değil mi? Bir önceki yılın ocak ayına göre sadece faiz ödemesindeki artış oranı yüzde 180. 450 milyar lirayı sadece bir ayda faize verebilme ihtimalini ya da eylemini gerçekleştiren bir yönetim anlayışının 5,5 milyon kamu çalışanının daha müreffeh, huzur içerisinde yaşamasına olanak sağlamaması gibi bir şey söz konusu olamaz.
O nedenle de -az sonra yine oylayacaksınız, tutanaklara geçsin- alt komisyonun kurulması, bu anlamda girişim yapılması; iktidara dikkat çekme, yasama organına dikkat çekme ve hatta şu paragraftan da hareketle konuştuğumuz bütün konuları da kapsasın çünkü 2 gündem maddesi daha kaldı. Bakın, burada 116'nın son fıkrasında -evet, reddediyorsunuz ama- şöyle bir hüküm var: "Komisyon Başkanlık Divanı, görüşülemeyeceğini karara bağladığı dilekçelerden kanun olarak düzenlemelerinde toplumsal yarar gördüklerinin birer örneğini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına ve bilgi için Cumhurbaşkanlığına gönderir." Bu konuştuğumuz konuların tamamında toplumsal yarar söz konusudur. O nedenle, buradan çıkacak bir raporun yine Meclise ve Cumhurbaşkanlığına gönderilmesinde yarar olduğunu düşünüyorum.
Teşekkür ederim.