KOMİSYON KONUŞMASI

İBRAHİM ARSLAN (Eskişehir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Şimdi, engelliler çok daha sıkıntılı yani gerçekten toplumun çok önemli bir kesimini ilgilendiren bir konuyu konuşuyoruz. Bütün milletvekili arkadaşlarımızın, sizin de ifade ettiğiniz üzere, yüreğinde bu sorumluluğu, bu vicdanı taşıdığını biliyoruz ama bunun sadece kendi iç dünyanızda, vicdanınızda değil, fiilî olarak da eyleme dönüştürülmesi gerektiğinden bahisle sizlerden bu anlamda adım atmanızı bekliyoruz.

Şimdi, engellilerle ilgili sevgili Ali Bozan arkadaşımız rakam da verdi, Nurhayat Hanım'ın sunduğu çarpıcılıkta orta yerde. Bu insanlar ayrıca da bakmakla yükümlü olan ya da refakatçi ya da ihtiyaç duyulan da insanlarımız. Yaşamın her alanında çok ciddi dezavantajlarla karşı karşıya bu insanlar. Bir engelli düşünün ki yani bir başka refakatçi yoksa o verilen 5-6 bin lirayla -bir ev, bir aile- geçinmek zor; şimdi, ülkenin geldiği noktada, ekonomik gerçeklikten hareketle, bunun olabilmesi mümkün değil. Bu insanlar gerçekten mucizeye imza atıyorlar ama bize düşen görev Anayasa'yla, yasalarla ve sosyal devlet ilkesi olmakla bu insanlarımızın sorunlarına çözüm üretmek ve öneri şu değil: Bakın, biz burada bir karar alalım, mevzuatı değiştirelim demiyoruz; bir alt komisyon kurulsun, bu işler araştırılsın, mevzuat yapıcılara ön olmak ya da altlık oluşturmak üzere bir telkinde, bir tavsiyede bulunalım diyoruz.

Şimdi, bakın, bir önceki sözümde de ifade ettim; denetim yetkisi de ortadan kalkıyor Sayın Dal. Şimdi, bu konuyla ilgili Meclise de verilmiş çok sayıda araştırma önergesi var. Bir tanesinin kabul edilip bu konuyla ilgili çalışma yapıldığına tanık oluyor muyuz? Yok. Soru önergesi veriyoruz, cevaplanmıyor, süresinde cevaplanmıyor ya da içerik boşaltılıyor; araştırma önergesi veriliyor, araştırma önergeleri gündem olmuyor, reddediliyor; kanun teklifleri veriliyor, tozlu raflardan kanun teklifleri Meclisin önüne gelmiyor. İnsanlar Anayasa'yla tanımlanmış hak arama mücadelesinde anayasal bir kurum olan Dilekçe Komisyonuna geliyor -arkadaşlarımızın da ifade ettiği üzere- "Mevzuatta buna engel var." deyip çözüm geliştirilemiyor. E, ne yapsın bu insanlar? Ölsün o zaman ya! Böyle mi demek lazım? Onun yerine, bizlere düşen görev, bu toplumsal sorumlulukla hareket edip zorlayıcı birtakım adımları atmak, farkındalığı yaratmak, bununla ilgili kamuoyunu oluşturma noktasında adım atmak çünkü biz bir anayasal kurumuz. Elbette birazdan oylarız "Kabul edenler... Etmeyenler..." başka bir yere gider ama o engellilerin ahını almamıza engel oluyor mu? O nedenle, lütfen, düşüncelerimizi bir daha gözden geçirelim. Bir alt komisyon kurulmasında hiçbir engel yoktur, bu konu araştırılmalıdır. Mevzuatla ilgili yapılması gereken düzenlemelere kaynak oluşturmak üzere bir rapor oluşturulabilir. Ha, yasama bunu dikkate alır, yürütme dikkate alır, almaz; bu başka bir tartışma konusu ama biz kendimizi tümüyle lütfen azade kılmayalım diyorum.