| Komisyon Adı | : | İNSAN HAKLARINI İNCELEME KOMİSYONU |
| Konu | : | Çocuk Hakları Alt Komisyonunun Dijital Mecralarda Çocuklarımızı Bekleyen Tehditler ve Riskler Raporu hakkında görüşme |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 03 .02.2026 |
KADRİ ENİS BERBEROĞLU (İstanbul) - Efendim, bu "dijital mecra" denilen meseleyi çok fazla şeytanlaştırmakta bir fayda görmediğim için, son dakikada, biraz da sizin sabırlarınızı zorlayarak kısa bir arzda bulunmayı düşünüyorum.
Bakın, bendeniz, daktiloyla başlayıp, açık teleks üzerinden haber yazıp işte, en son cep telefonuyla haber geçen bir otuz beş sene yaşadım medyada. Medyanın en büyük özelliği, dijital olsun olmasın, teknolojiye en yatkın sektördür. Bakın, yüz elli yıllık bir gazete şeyi var, kâğıt kültürü var; geldiğimiz noktada, kimsenin kâğıttan fazla memnun kaldığını düşünmüyorum. Yüz elli yıllık bir kültür, birikim, uğruna şehit verilmiş, İstiklal Savaşı'nda taraf olmuş, karşı ve yan olarak. Yani, böyle bir yerden baktığınız zaman...
Yine başka bir hatırat; 1990'ların başında ilk televizyon, özel televizyon Anayasa'ya aykırı şekilde kuruldu. Ülkenin Cumhurbaşkanının oğlu Anayasa'yı çiğnedi, kimse cevap veremedi ve ilk televizyon kuruldu. O televizyon çıktığında -hatırlayan herhâlde vardır aranızda yaşı itibarıyla- mesela seks hatları çıktı özel televizyonla birlikte. 900'lü hatlardı değil mi, doğru hatırlıyorsam? Oradan da bir üniversite çıktı yalnız, onun parasıyla, tabii, ismini vermeyeyim şimdi kayıtlar için ama öyle. Ondan kazanılan parayla üniversite, Bilgi Üniversitesi kuruluyor efendim. Yani misal.
Başka bir tarafta...
ADEM YILDIRIM (İstanbul) - O yüzden iki yakası bir araya gelmiyor zaten.
KADRİ ENİS BERBEROĞLU (İstanbul) - Hocam, yani devletin kurduğu üniversitelerin hâlini de görüyoruz.
Neyse, sonuçta, RTÜK çıktı, bir miktar düzenleme geldi özel televizyonlara. Şimdi, RTÜK için de büyük tartışmalar içindeyiz, tıpkı kâğıttaki medya gibi. Arkasından internet başladı. Bakın, ben size samimiyetle söyleyeyim: Bu internet haberciliğinin, web haberciliğinin ilk yılları utanç vesilesidir, bildiğiniz utanç vesilesidir çünkü hiçbir sorumluluğu olmayan bir yayın anlayışıyla kimisi şantaja vurdu, kimisi yalan habere vurdu. Oraya da bir düzenleme geldi. Şimdi, bunları biz örnek olarak referans alıp dijital mecrada, daha doğrusu, adını koyarak söyleyelim "sosyal medya" dediğimiz, işte "X", eski adıyla "Twitter", "Instagram" vesaire gibi şeylere düzen arıyoruz. Bu düzen mutlaka aranmalı, yoksa zaten biz burada niye varız? Ama bu düzen kanunla, kararla olmuyor; benim yaşadığım otuz beş sene bana bunu öğretti. Bu düzen zaman içinde toplumsal tepkiyle... Şurada bizim konuştuklarımızı, Adem Bey'in verdiği örnekleri, Sait Hocamın verdiği örnekleri eğer toplumun mayası kabul ediyorsak, yani iyi bir örnekleme olarak kabul ediyorsak, zaten zaman içinde, o kadar uzun da değil... Bakın, kâğıt medyanın oturması ve çökmesi yüz elli sene sürdü, televizyonların oturması on sene sürdü, "dijital" dediğimiz işte habercilik yani web haberciliği dediğimiz internet siteleri, şunları bunları üç beş senede oturdu. Bu sosyal medyanın da çok fazla zaman kalmadı aslında. Bu "Elon Musk" denilen bir gerçek var dünyada. Yani şimdi bunun Amerikan Başkanıyla problemi var, Fransa'da bugün ofisi basıldı, "Siyasete müdahale ediyorsun." diyorlar vesaire vesaire... Bunlara gelecek. Bizim Komisyonumuzun yaptığı fevkalade kıymetli bir çalışma ama arkadaşları dinlediğim zaman beklentinin büyük olması eseri ezmesin, benim demek istediğim bu. Yani buradan dünyayı yönetemeyiz biz, böyle bir dalga var, geliyor üzerimize üzerimize yani. Sosyal medyayı düzenlemekten bahsettiğiniz zaman biraz fazla iddialı kaçıyor bana göre yani o zaman içinde, bir arz-talep dengesiyle ya da işte her ülkenin kendine göre bulduğu bir yöntemle olacak, evet.
MUSTAFA ALKAYIŞ (Adıyaman) - Bir mecraya girecek mi?
KADRİ ENİS BERBEROĞLU (İstanbul) - Girecek, girmek zorunda, başka türlü para kazanamıyorsun. Babasının hayrına girmiyor. Bakın, kâğıt babasının hayrına düzene girmedi, televizyonlar, web haberciliği, bunların hepsi belli bir arz talep kuralı neticesinde; sadece kanunlarla değil, reklam, ilan alarak, okur sayısını hesaba katarak, daha fazla teveccüh görmek uğruna buralara doğru girdi. Medyanın ikinci en büyük yapısı da odur zaten. Ya, bir yerde medya eğer para kazanmıyorsa sorun var demektir, bir yerden besleniyor demektir. Sosyal medya; bugün, hepimiz bunu bedava kullanıyoruz, burada bir yanlışlık var. Ya işte X'in yaptığı gibi üyelik bazına geçecek ya çok fazla şey yapacak, takipçi sayısını arttırıp borsadan para alacak vesaire vesaire. Onun yöntemleri burada çok teknik kalır ama hepsi için önce genel kabul görmesi lazım. Hepimiz bu kadar şikâyet ediyorsak bunlar batar, batmaması mümkün değil, kendiliğinden tasfiye olur.
Ben çok teşekkür ederim.