| Komisyon Adı | : | DIŞİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Komisyon Başkanı Fuat Oktay'ın, tüm milletvekillerinin yeni yılını tebrik ettiğine, Suriye'de yaşanan gelişmelere, Suriye sınırında bayrağımıza yapılan saldırıya, yılbaşından bu yana bölgemizde ve küresel ölçekte yaşanan önemli gelişmelere, Komisyonun bugüne kadar yaptığı ve yapmayı planladığı çalışmalara, bugün Komisyon gündemindeki kanun teklifleri ile sunumlara ve toplantıya ilk kez katılacak Dışişleri Bakan Yardımcılarına hoş geldiniz dediğine ilişkin açıklaması |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 22 .01.2026 |
BAŞKAN FUAT OKTAY - Yine, her zaman olduğu gibi, müsaadelerinizle, gündeme geçmeden önce sizlerle birkaç hususu paylaşmak isterim. Hem bu vesileyle de aslında Komisyon olarak yürüttüğümüz faaliyetlerle ilgili de sizleri bilgilendirme fırsatı buluyoruz.
Bugün Komisyonumuzun 2026 yılındaki ilk toplantısını gerçekleştiriyoruz. Bu vesileyle, sizlerin şahsında tüm milletvekillerimizin yeni yılını bir kez daha buradan tebrik ediyor; 2026 yılının ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için barışa, istikrara ve hayırlı gelişmelere vesile olmasını temenni ediyorum.
Suriye'de son derece kritik gelişmelerin yaşandığı bir süreçteyiz. SDG daha önce imzaladığı mutabakatlara sadık kalmamış, verdiği sözleri ne yazık ki tutmamıştır. Suriye hükûmeti, bunun üzerine, geçtiğimiz hafta, işgal altında tutulan Halep'teki mahalleleri, ardından Fırat'ın batısında ve doğusunda yer alan önemli alanları terör örgütlerinden arındırmıştır. 20 Ocakta da yine belirli bir anlaşma çerçevesinde dört günlük bir ateşkes sağlanmıştır. Ümit ediyoruz bu iyi bir şekilde sonuca ulaşır. Bu noktada SDG'ye düşen görev Suriye hükûmetiyle entegrasyonu sağlamak, verdiği sözlere ve taahhütlerine riayet etmektir.
Bu vesileyle, iki gün önce, Suriye sınırında bayrağımıza yönelik olarak yapılan saldırıyı da bir kez daha lanetliyor ve bunun faillerinin cezasız kalmayacağını buradan bir kez daha belirtmek istiyorum.
Suriye'de barış, istikrar ve refahın tesis edilmesi, başta ülkemiz olmak üzere tüm bölge açısından hayati önemdedir. Suriye'nin toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin korunması, terör örgütlerinden tamamen arındırılması elzemdir. Türkiye, bu süreçte Suriye hükûmetinin ve Suriye halkının yanında yer almaya devam edecektir.
Yılbaşından bu yana bölgemizde yaşanan bir diğer önemli gelişme ise İran'da cereyan eden olaylardır. Ekonomik sebeplerle başlayan ve ülke geneline yayılan gösteriler neticesinde can kayıplarının yaşandığı anlaşılmaktadır, raporlara da yansımaktadır. İran'da daha fazla can kaybı yaşanmadan istikrarın sağlanmasını ve sorunların diyalog ve uluslararası boyutlarının diplomatik yöntemlerle çözülmesini temenni ediyoruz. Yüzyıllardır aynı sınırı paylaştığımız İran'ın geleceğinin, dış güçler tarafından değil yalnızca İran halkı tarafından belirlenmesi gerektiği yönündeki tutumumuzu bir kez daha vurgulamak isterim.
Değerli Komisyon üyeleri, Gazze'deki gelişmeleri yakından takip etmeye ve bu konuda aktif bir politika izlemeye devam ediyoruz. Gazze Şeridi'nin idaresini üstlenecek Filistinli Teknokrat Komitenin kurulması ve diğer üyeler yanında Dışişleri Bakanımız Sayın Hakan Fidan'ın bu komitenin çalışmalarını denetlemek de dâhil olmak üzere oluşturulan yürütme kurulunda yer alacağının açıklanması önemli gelişmeler olmuştur. Hâlen son derece zor şartlar altında yaşam mücadelesi veren Gazze'deki Filistinlilere yönelik İsrail saldırılarının tamamen durdurulması ve insani yardımların hiçbir engellemeye tabi tutulmadan bölgeye ulaştırılması elzemdir. Barış planının ikinci aşamasının başarıyla sürdürülmesi ve Gazze'nin yeniden imar sürecinin bir an önce başlatılması gerekmektedir. Bu kapsamda ülkemiz de Barış Kuruluna katılma kararı almıştır.
Diğer taraftan, İsrail'in, Lübnan ve Suriye'deki işgal ve saldırılarına ilaveten Somaliland'i tanıyarak Somali Federal Cumhuriyeti'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alması, bölgeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik politikalarının son örneğini teşkil etmiştir. Bu adım, yerleşik uluslararası normların ve Birleşmiş Milletler Şartı'nın açık bir ihlalidir. Türkiye olarak Somali'nin egemenliğine, birliğine ve toprak bütünlüğüne olan sarsılmaz desteğimizi bir kez daha teyit ediyor; bu doğrultuda uluslararası hukuka uygun biçimde attığı diplomatik ve hukuki adımları desteklemeye devam edeceğimizi vurgulamak istiyorum.
Tüm konularda, bu konularda özellikle daha detaylı bilgi vermeyi teminen bugünkü toplantımızın ilgili bölümünde Dışişleri Bakan Yardımcısı Sayın Musa Kulaklıkaya Orta Doğu'daki güncel gelişmelere ilişkin zaten bir sunum gerçekleştireceklerdir.
Değerli arkadaşlar, 2026 yılının hemen ilk günlerinde Venezuela'daki gelişmeler uluslararası hukukun üstünlüğü, devletlerin egemenliği ve bölgesel barış açısından kaygı verici bir gelişme olmuştur. Uluslararası ilişkilerde temel ilke evrensel hukuka, devletlerin bağımsızlığına ve egemenliğine saygıdır. Venezuela halkının barış ve huzur içinde yaşamasıyla bölgesel istikrarın bu çerçevede sağlanmasını arzuluyoruz.
Amerika Kıtası'ndaki gelişmeler hakkında -gerek Latin Amerika boyutu gerekse Grönland da dâhil buna- Dışişleri Bakan Yardımcısı Sayın Levent Gümrükçü tarafından da yine bugünkü toplantımızın ilgili bölümünde yine detaylı bir sunum gerçekleştirilecektir.
Değerli Komisyon üyeleri, ülkemizin kuzeyinde devam eden Rusya-Ukrayna savaşı da yine ne yazık ki tüm şiddetiyle sürmektedir. Zaman zaman barışa yaklaşıldığı yönünde açıklamalar yapılsa da sahadaki çatışmalar devam etmektedir. Türkiye olarak başta İstanbul süreci olmak üzere savaşın sona erdirilmesine yönelik her türlü diplomatik çabayı desteklemeyi ve bu yönde aktif rol üstlenmeyi sürdürüyoruz.
Gerek bölgemizde gerekse küresel ölçekte son derece kritik bir dönemden geçmekteyiz. Orta Doğu'daki gelişmelere ilaveten ABD ile Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki küresel rekabet, ticaret savaşları, ABD yönetiminin Latin Amerika'ya yönelik politikaları, Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sonrasında Avrupa güvenlik mimarisinde yaşanan gelişmeler ve Grönland'a ilişkin ABD taleplerinin transatlantik ilişkilerinde yarattığı gerilim, uluslararası düzeni derinden etkilemekte hatta sarsmaktadır.
Böylesi bir ortamda ülkemizin hem içeride hem de dışarıda güçlü olması hayati önemdedir. Komisyonumuz, bu hedef doğrultusunda 2026 yılında da yine ikili ve çok taraflı parlamenter diplomasi faaliyetlerine yoğun şekilde devam edecektir. Bu kapsamda çok taraflı alanda önümüzdeki dönemde Estonya-Türkiye-Baltık ülkeleri dörtlü toplantısına, Bakü'de Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan üçlü toplantısına, Kazakistan'da Türk devletleri dışişleri komisyonları toplantısına ve Romanya'da Türkiye-Romanya-Polonya üçlü toplantısına iştirak etmeyi planlıyoruz.
Ayrıca, parlamenter temaslarımızın yanı sıra düşünce kuruluşları, akademi ve sivil toplumla ilişkilerimizi güçlendirerek kamu diplomasisine de daha fazla ağırlık vereceğiz. Bu çerçevede ABD yönetimlerinde diplomasi ve dış politika alanlarında üst düzey görevlerde bulunmuş, hâlen çeşitli üniversite ve düşünce kuruluşlarında görev yapan ABD'li yetkililer ile SETA Vakfı temsilcilerini 17 Aralık 2025 tarihinde kabul ettiğimizi buradan ifade etmek isterim. Bu görüşmede, bölgesel konuların yanı sıra iki ülke ilişkilerinde parlamenter diyaloğun güçlendirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulunulmuştur.
Değerli Komisyon üyeleri, son olarak bugün Komisyonumuzda görüşülmesi planlanan 7 teklifin yanı sıra esas komisyon olarak önümüzde toplam 25 teklif bulunmaktadır. 28'inci Yasama Döneminin başlangıcından bu yana Komisyonumuzda kabul edilen 67 uygun bulma kanun teklifi Genel Kurulda yasalaşmıştır. Buna karşılık Komisyonumuzdan geçen 106 teklif hâlen Genel Kurul gündeminde beklemektedir. Bu tekliflerin bir an önce yasalaşabilmesi için tüm siyasi parti gruplarının desteğini özellikle rica ediyorum.
Bu vesileyle, toplantımıza ilk defa katılacak olan Dışişleri Bakan Yardımcıları Sayın Musa Kulaklıkaya, Sayın Levent Gümrükçü ve Sayın Hacı Ali Özel'e bir kez daha hoş geldiniz diyor ve bakan yardımcılığı görevlerinde de başarılar diliyorum.
Evet, basın mensubu arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz, kendilerini dışarıya davet edebiliriz.