| Komisyon Adı | : | (10/1912,3375,3376,3377,3378,3379) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | Profesör Doktor Mehmet Oğuz Polat, Profesör Doktor Muhammed Tayyib Kadak ve Doktor Öğretim Üyesi Esra Çetin Özden'in yaptıkları sunumlara ilişkin görüşme |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 08 .01.2026 |
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Tamam.
Çok zamanın geçtiğini ben de biliyorum benim de acil... Hiçbirimiz burada çok rahat oturmuyoruz, keyif çatmak için gelmiyoruz, hepimizin başka görevleri de var ki benim Mecliste bulunmayı seven, bulunmanın müdavimi olduğumu bilen bir insansınız, kalkmadan oturuyorum.
Şimdi, Başkanım, az önce yine kendi konuşmanızda özetleme yaptınız, o yüzden benim sözlerim de zabıtlara geçsin.
Ben jandarma ve polisteki...
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Ama dün geçirdiniz zaten onunla ilgili.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Geçirdim de siz şimdi yine başka bir şeye yönlendirdiniz. Ben onlara demedim "Sizin yaşınız kadar benim..."
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Bana dediniz zaten.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Size dedim ama sanki o polis...
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Ama sevgili vekilim...
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Bir dakika açıklayayım ama. Siz yine zihinden okuma yapıyorsunuz ve ben cevap vermek... Tartışma yaratmak için söylemiyorum.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Dilem Hanım'a cevaben söyledim ben, siz bir şey demediniz ki bugün. Dediniz mi?
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Demedim de siz onunla giriş yaptınız.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Ama beni de genç görmesinden dolayı hemen motive oldum.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Ona dediniz gibi ama dün oradan giriş yaptığınız için söylediniz. Polislerimizin, Jandarmamızın ne kadar fedakârca çalıştığını biliyorum, o yüzden beni o topa hiç sokmaya kalkmayın yani.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Peki, çok teşekkür ediyorum. Biz biliyoruz sizin ne kadar vatansever olduğunuzu.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Bir de şunu söyleyeyim: Sanki mağdur açısından kimse burada o şeyi taşımıyor gibi bir konuşma da yaptınız, bu beni de rahatsız etti. Bakın, biz avukat olarak kendi kişisel ya da grubumuz adına da aynı şeyi dedim, elbet de bunun bir mağdur yanı olduğunu biliyoruz.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Mağduriyetlerin giderilmesi için bazı tedbirlerin revize olması gerekiyor. Siyah-beyaz diye bakmıyorum.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Yok, yok, kimse bakmıyor.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Hepimizin evlatları.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Bir kere biz mesleki açıdan da biz yıllarca mağdur savunuculuğu yapmış, bu alanda, çocuk alanında... O yüzden, "romantik" diye de nitelendirdiniz. Çoğumuz zaten alandan yetişiyor, Bakanım da dâhil olmak üzere. O yüzden, lütfen onları düzeltelim yoksa hepimiz bu işin siyah ve beyaz yanı olduğunu biliyoruz ama Komisyonun kuruluş amacı belli olduğu için o yüzden o konudan gidiyoruz yani.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Yok, sizi kastetmedim, kesinlikle. Kategorik bakmamak gerektiğiyle ilgili... Hiç sizi kastetmedim yani.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Memnun oldum, teşekkür ediyorum. BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Hocam, cevabınızı çok kısa alıyoruz ve sonra toplantımızı kapatıyoruz.
POLİS AKADEMİSİ GÜVENLİK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SUÇ ARAŞTIRMALARI ANA BİLİM DALI DR. ÖĞRETİM ÜYESİ ESRA ÇETİNÖZ - Tamam.
Sadece demek istediğim: Bu konuyla ilgili bence derinlemesine bir çalışma yapmak lazım, bu polisin ifade alıp almaması doğru mu değil mi diye. Şu var: İnanın, polisler hiçbiri ekstra bir görevi artık kaldıracak durumda değil, o yüzden emin olun çok da meraklı değiller çocuklarla görüşme yapmaya ama eğer bir sistemde sıkıntı varsa ve bizim koyduğumuz kural uygulanamıyorsa ve farklı bir şekilde çözmemiz gerekiyorsa bence bunu en güzel... Şuna da çok kıymet veriyorum: Kurumda uygulamayı yapan, o sıkıntıyı bizatihi çeken, arada kalan... Çünkü bazen biz şöyle yapıyoruz çalışanlara: "Double bind" dediğimiz bir fenomen var, duydunuz mu? Beyaz'ın bir tiplemesi vardı: "Hem rekor kırmanı istiyorum ama aynı zamanda 1'inci olmanı istemiyorum." diye; polislik bence tamamen bu, polislik "double bind" yani. Acayip bir görev veriyoruz insanlara, yapılması için imkân vermiyoruz ama sonrasında hesabı da soruyoruz yani, böyle durumlara çok düşüyor. O yüzden, bu konuda bence sakince "Evet." ya da "Hayır." "Yapılsın." ya da "Yapılmasın." değil de gerekli fizibiliteyi sahadaki uzmanlarla beraber yapıp -hem savcılık kısmı hem de polisler- neyse ona göre sağlıklı bir çözüm getirilmesi... Dediğim gibi, alternatif olarak böyle bir teknik, metot, kullanılan, dünyada da etkili olduğu görülen bir şey var mı? Var. Bu bir kenarda dursun ama bu, benim "Bu uygulansın, böyle aşılsın." önerim değildir. Bu konuda bence çok derinlemesine bir araştırma yapılması, bizi çocuk için en doğru sonuca ulaştıracaktır diye düşünüyorum.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Bir de şunu söyleyeyim: Siz çok hassassınız bu konuda, polise bir çocuk saldırıyor, o yakalanmaz, kelepçelenmez diye de bir şey yok.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Var, kanunen -çok enteresan- sorgulayamıyor bile.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - O ayrı bir şey ama size saldırırken vatandaş olarak bile hakkımız var, size biri saldırırsa tutarsınız gerekli önlemi yaparsınız. Saldırgan bir insana elbette ki polis "Dayak at bana." mı diyecek yani? O konuda şey yapılabiliyor, merak etmeyin diye söylüyorum.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Çok teşekkür ediyorum katkınız için ve bilgilendirmeniz için, bence çok verimli bir toplantı oldu.
Başka görüşecek konumuz olmadığı için toplantıyı kapatıyorum.