| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol'un, sağlığın korunması, sağlıklı birey sayısının artırılması, kaliteli yaşam beklentisinin sağlanması ve hastalıklarda erken tanı ve teşhis noktasında yaptıkları hizmetler hakkında sunumu |
| Dönemi | : | 24 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 12 .11.2014 |
İRFAN KARATUTLU (Kahramanmaraş) - Hoş bulduk Başkanım, teşekkür ediyorum.
Tıp doktoru fizik tedavi uzmanıyım, yeni katıldım Komisyona, arkadaşımız başka Komisyona geçince. Tabii, otuz beş yıllık hekimlik hayatımın on beş yılını Sağlık Bakanlığında geçirdim. Sağlık Bakanlığının yapılanmasındaki en önemli temel direğin her zaman halk sağlığı olduğuna inanan bir hekimim ve Halk Sağlığı Genel Müdürüne çok işler düştüğünü kendim de yaşadım. 2005 yılında Yoncalı'da, Kütahya'da başhekimdim. Sayın Necdet Ünüvar'a bizim sunduğumuz sağlıklı yaşam merkezi böyle bir şey değildi. Nedir buradaki aksaklık? Bakın arkadaşlar, hekimin kontrolünün dışına çıkaracağınız bir sağlık sisteminde duplikasyon olur, paralel yapılanma olur ve buraya atadığınız fizyoterapist, psikolog veya diyetisyenin bir kararda diyelim ki eksik yanları olduğunda hekimle bunu konsülte etmediği zaman, siz buraya konsültasyon hekimleri bağlamadığınız zaman sorun çıkacaktır. Aile hekimliğiyle sağlıklı yaşam merkezi arasında gidecek bir hasta durumunda dediğim gibi bir duplikasyon, bir paralel yapı oluşacaktır. Buna lütfen şimdiden müdahale edin. Türk sağlık sistemi, tamam, ortodoks bir sağlık sistemidir ama Türk sağlık sisteminin dünyada bu derece önemli olmasının ana yapısı başındaki kontrol ve denetim mekanizmasının iyi yetişmiş hekimler tarafından yapılması dolayısıyladır. Buna dair öncelikle uyarmak isterim.
Onun dışında, kendi memleketim olduğu için soruyorum, ben üç yıldan beri Kahramanmaraş ve deprem bölgesinde ne kadar ampute hasta olduğunu, ne kadarının burada ruhsal anlamda depremden etkilendiğinin maalesef verilerine ulaşamadım. Siz ulaştıysanız bana söyleyin, böyle bir çalışma yaptınız mı? Önümüzde yaklaşık aktif olarak 4-5 milyon, 13 ili kapsadığımızda daha da artacak bir yer var. Yüzlerce amputasyonlu çocuğu ve erişkini ben gördüm. "Bana veri verir misiniz?" diyorum bir fizik tedavi uzmanı olarak; veri yok, sahada bir veri yok. Peki, bu insanlar... Hani sağlığın tanımı neydi? Ruhsal, fiziksel ve sosyal anlamda tam bir iyilik hâliydi. Tabii ki işte burada tam da Sayın Başkanımızın dediği gibi sosyal tarafı da var engellilerin. Şimdi, bizim bu anlamda önümüzde sınırları çizilmiş bir deprem bölgesi var. Burada ne kadar engelli oluştu depremde, ne kadar engelli vardı öncesinde? Biz, bunlarla ilgili bir çalışma yaptık mı ve böylece de şunu düşündük mü: Acaba Kahramanmaraş'ta, Adıyaman'da, Malatya'da biz bir ruh sağlığı destek merkezi mi yapalım? Veya, veya benim branşım bir fizik tedavi merkezi, buraya lazım mı? Ne kadar kadro artırdınız, ne kadar eleman, bunları planladınız mı? Çok basit, son üç yılda olan bir vaka durumunu anlatmak istiyorum ki bunun çalışmadığını ben kendi ilimde biliyorum, Sağlık Bakanlığında da kendi araştırmam nedeniyle bilgilere ulaşabildiğim kadarıyla olmadığını biliyorum. Şimdi, "deprem" denilen büyük bir şeyle sınandık ve İstanbul'u bekliyoruz, biz bu noktada hazırlığı yapmadığımız zaman... Dediğim gibi, en önemsediğim bölüm gerçekten halk sağlığı, bu hazırlığı yapıp bizim...
Son cümlemi söyleyeyim: Bakın, sahada yıllar önce bilirsiniz, kalem aşıları vardı, Ali Hocam söyledi. Aşı tam ama bir bakarız ertesi sene kızamık patlamış, ebe hanımlar kâğıt üzerinde yapardı. Kâğıt üzerinde yaptığımız taramaların bize bir veri olmayacağını ve sonuçta da sonuçlarının kötü olarak karşımıza çıkacağını bilmeliyiz. O açıdan, biz, eskide olduğu gibi 60'lı yıllarda, 70'li yıllarda, biliyorsunuz, sağlık hizmetlerinin sosyalleştiği bir dönemde defansif sağlığı bırakıp ofansif yani hücuma, sahaya çıkmalıyız. Sahaya çıkan aile hekimlerini ebeler kapı kapı gezmeli, sosyal hizmet uzmanları tespit etmek için uğraşmalı, fizyoterapistler sahada olmalılar. Biz sağlıklı yaşam merkezinde bekleyelim, gelsinler, bunun adı defansiftir arkadaşlar. Bizim bunlarla herhangi bir veriye ulaşmamız da olmayacak, sağlıklı bir veri de almayacağımızı söylüyorum.
Teşekkür ediyorum.