| Komisyon Adı | : | (10/1912,3375,3376,3377,3378,3379) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 21 .01.2026 |
ELİF ESEN (İstanbul) - Ben de Aysu Vekilimin aslında talebini tam tersi şekilde ben de sizlere iletmiş olayım ama ters şekilde şu: Biz de kendimizi tanıtmalıyız yani kim konuşuyor? Bence gelen misafirlerimizin de bilmek hakkı diye düşünerek Elif Esen, İstanbul milletvekili, DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısıyım aynı zamanda.
Şimdi, sunumlar için çok teşekkür ediyorum. 3'ü de çok nitelikli sunumlardı. Sorun tespiti, sorun ve ihtiyaç tespiti, ardından da önerilerimiz bizler için de çok kıymetli çünkü bizim de Komisyon olarak doğru durum tespiti yapmamız, günceli değerlendirmemiz ve bununla ilgili de ne tür... Evet, bir komisyon raporu çıkacak ama bu komisyon raporunun sonunda da somut, elle tutulur bir yönetmelik, kanun değişikliği vesaire olması lazım diye düşünüyorum çünkü gerçekten suça sürüklenen çocuklarla ilgili bu Komisyon bizim geleceğimizi... Hani "beka meselesi" deniliyor ya gerçek beka meselemizi konuştuğumuz bir yer burası ve sizlerin aydınlatmalarınızın önemli bir sorumluluk ve kıymetli bir değer olduğunu düşünerek teşekkür ediyorum. Biz de o bakış açısıyla bakıyoruz.
Şimdi, sunumlarda, öncelikle dijitalleşme bizim çağımızın çok önemli bir handikapı diye düşünüyorum. Evet, avantajları var ve biz bu avantajlarını alıp hem çocuklarımızı, gençlerimizi hem de ülkemizi buna adapte etmeliyiz ve kalkınmamızda da aracı etmeliyiz ama dezavantajları da alıp savuran, suça sürükleyen, hayatların sönmesine sebep olan sonuçlar oluşturuyor. Dolayısıyla, bizim bu siber alanda oluşan suçla ilgili -yakın bir zamanda da 16 yaşa sosyal medya kısıtlaması gibi bir gündemde var Mecliste, bugün onunla ilgili bir röportajımız vardı- bu sorumluluğun sadece çocuğa ve aileye bırakılamayacak kadar büyük bir yük olduğunu düşünüyoruz. Hem sosyal medya ve teknoloji şirketlerinin çok önemli sorumlulukları, yükümlülükleri var bu alanda ama devletin de regüle edici, denetleyici ve bir yandan da yaptırım gücünü gösterdiği alanlar olmalı ki o yayılan gücün belli bir mecrada akmasını sağlayabilelim. O yüzden sizin yazılı önerileriniz de yani bu toplantı sonucunda aklınıza gelen öneriler olursa da bizler için yine kıymetli olacak. Keza, hani, o suçların işlenmesini, nasıl ve neyin sebep olduğunu siz bizden daha iyi biliyorsunuz yaşayarak.
Mobil okul timlerini çok önemsedim. Biz bununla ilgili bir soru önergesi de verdik ofisimizden ama eğer biraz daha açabilirseniz yani mobil okul timleri nasıl bir planlamayla çalışıyorlar? Okul seçiminde hangi kriterler etkili oluyor? Okulların yönetimi ya da rehberlik hizmetleriyle bağlantıları var mı? Okullardan hangi suç tipleriyle ilgili en çok İstanbul'da alarm ya da yardım çağrısında bulunuluyor ve mobil okul timleri devreye geçiyor? Yaptırım güçleri nasıl yani okula iş birliklerinin o çerçevesini de merak ediyorum.
Yine, burada, sunumunuzda eğitim evlerinden, açık cezaevi çocuk hükümlüler için gibi bir tanımlama oldu. Şimdi, tutukluluğun artık hükümlülükle hemen hemen eş anlama geldiği, çok uzun tutuklulukların söz konusu olduğu günümüz Türkiyesinde hükümlü çocuklara sağlanan bu imkânların ki bunlarda da revizeye ihtiyaç var, bununla ilgili bir yapısal ve sistemsel değişikliğe ihtiyaç var. Bununla ilgili belki yani uzmanlarına danışılarak çalıştaylar yapılmalı ya da uzman aslında sizlersiniz, istişareyle doğru yol, yöntem belirlenmeli ve burası da belki sizin için bir mekanizma olmalı, buradan güçlü bir rapor çıkmasını hepimiz ümit ediyoruz ve katkı sağlamaya gayret ediyoruz. Bu tutuklu ve hükümlü ayrımını çocukta nasıl ayarlıyorsunuz yani nasıl bir uygulama var, onu merak ediyorum.
Yani çok doğru kriterlerle ayrıştırdınız suça sebep olan çocuğa zemin hazırlayan konuları. Sizin üzerinizde de sizlerin, emniyetin, İçişleri Bakanlığının üzerinde de çok ciddi bir yük olduğunu düşünüyorum çünkü gelir adaletindeki bozulma, bir yanda lüks hayatların yaşanması bir yanda da derinleşen yoksulluk ve dizilerin de bunu körüklemesiyle ülkemizde değerler yer değiştirdi yani utanılacak şeyler övünülecek mekanizmalar hâline geldi, mafya, çete bunlar küçümsenen, geçmişte hor görülen mekanizmalarken şimdi, hapishane yolu bekleyen, aynen asker yolu bekleyen kadınlar, genç kızlar gibi bir kitlenin oluştuğu ve gerçekten sosyolojik bir deformasyonun da toplumsal çürümeye sebep olduğunu düşünüyorum. Çok önemli sorumluluklarınız var ve bir yandan da önemli yükleriniz var.
Son olarak, sizin bu "Fark Et, Fark Kat" Projenizi önemsedim. Hedef kitleniz 11-14 yaş aralığı fakat projelerde -ben de sivil toplumdan geliyorum- hedef kitle kadar bu projenin faaliyetleri, faaliyetlerinin nitelikli olması ve etki analizleriyle de o eğitimleri alan kişilerin eğitim öncesi ve sonrasının gözlemlenmesi önemli. Aileler çok çok önemli, eğitimciler çok çok önemli burada, bu projede. Bununla ilgili sayısal verileriniz var mı? Yani girmeden önce böyleydiler yani nitel ve nicel verilerle buna örnek verebilir misiniz? Önemli bir proje olduğu için yaygınlaşabilir diye düşünüyorum ve merak ediyorum. Ailelerimizde ve ne yazık ki yani daha önce yapılan çalışmalarda Aile Bakanlığından sosyal hizmet ve destek alan ailelerde özellikle yoksul aileler hayat meşgalesi ve mücadelesiyle bu tür eğitimleri çok önemli görmeyebiliyorlar ve bir mecburiyet olmadan da o eğitimlere katılmakta kendilerini özgür hissediyorlar ama işin ucuna bir havuç ya da bir ceza koyulduğunda o devamlılık sağlanabiliyor. Sizin bu projenizde böyle bir ödül ve ceza mekanizmanız var mı aileleri yönlendirmede, yine bunu merak ettim. Ben bununla tamamlamış olayım.
Son olarak sahada dilendirilen çocuklar çok önemli bir konu yani bu çocuklara ne tür bir uygulama yapılıyor? Ailelerine, evet, bir yaptırımdan bahsettiniz ama bu çocuklar sanki alınıyor içeri, bir müddet sonra tekrar dışarıda, aileler de dışarıda. Daha kökten bir çözüm lazım. Bununla ilgili önerilerimiz neler, onları merak ediyorum.
Teşekkür ediyorum tekrar.