| Komisyon Adı | : | BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 15 .01.2026 |
EDNAN ARSLAN (İzmir) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
Şimdi, teklifin ilk imza sahibi dostumuz, mevkidaşımız bir avukat ama maşallah, bizim mühendislikle ilgili her işe el altmışsınız. Hiç yapı denetim gördünüz mü, hiç yapı denetimle işiniz oldu mu? Bir yapı denetim... Mesela, Semih iyi bilir, Semih Vekilim iyi bilir, o inşaat yapıyor. Yapı denetim şirketinin kapsından içeriye girdiğinizde orada sizi bekleyen bir mühendis falan yok değerli Bakan Yardımcım, öyle bir mühendis falan bulamazsınız orada, oraya gidiyorsunuz, bir sekreter ya da görevli bir kardeşimiz var orada, her işe o bakıyor; çaya da o bakıyor, telefona da o bakıyor, projeleri de o onaylıyor. Önünde böyle bir kutu var, kaşelerin tamamı orada, tamam mı? Hele hele yıl başından önce ruhsat harçları, değil mi Semih Vekilim; bilirsin. Ruhsat harçları, yol bedelleri 31 aralıktan sonra fahiş zamlanacağı için aralık ayında bir de yoğun bir mesai olur o yapı denetimlerde, siz projeleri götürürsünüz, oradaki o sekreter kardeşimiz eline alır kaşeyi, vurur, imzalar, hadi oradan ilgili belediyesine gider. Yani, bir kere bizim bu yapı denetim sistemini başından itibaren ele almamız lazım, böyle yama yapmaya gerek yok. Bu yapı denetim sistemi bu ülkede sıkıntılı çalışıyor, problemli çalışıyor, bunu düzenlemek zorundayız. Diyoruz ya yapı güvenliği, Deprem kuşağındayız, Allah bir daha böyle depremler nasip etmesin ama şu gerçeği de hepimiz biliyoruz ki: Deprem değil yapı güvenli önemli. Deprem olacak, depreme engel olacak bir durumumuz yok, her zaman bu coğrafyada depremler oldu, bundan sonra da olacak ama biz yapı güvenliğini, standartlarını bir kere belirlemeliyiz. Yani, bir Yapı Denetim Yasası'nı yamalaya yamalaya İhale Kanunu gibi bir hâle getirdik; bir seferde çıkaralım, bütün teknik gerekleriyle bunu yapalım ve biz bu işten bir daha kurtulalım. İnanın, yapı denetimde çalışan büyüklerimiz... Ben de mühendisim. Yani, işleri artık bitmiş, emekli olmuş, on iki yıl mühendis olmaktan kaynaklı bir denetçi belgesi alıyor, onu yapı denetim firmasına veriyor, o yapı denetim firmasının sahibi o belgeyi, o diplomayı kullanıyor; inanın, gidip de bir denetim yaptığı, bir demir saydığı yok, bir beton dökümüne şahitlik ettiği yok. Yani, bizim bu işi düzenlememiz lazım. E, bir de bu yapı denetim ile laboratuvar ilişkisi var. Nasıl var laboratuvar ilişkisi? Şimdi, bu yapı denetimlere paralel adam bir de laboratuvar kurduruyor, aldığı işi bir de laboratuvara veriyor, ne güzel iş, hem yapı denetim işini yap hem laboratuvar işini yap. Hatta, şunu yapan da var: Bir de bu işin proje işini yapanlar da var. Her ne kadar biz bu işi havuza aldıysak da havuz marifetiyle dağıtıyor olsak da hâlâ bazı sorunları çözemedik. Mesela, Semih Vekilim bilir, siz beton dökeceksiniz değil mi? Yapı denetim geldi, gidiyor, bir tane beton firması buluyor, beton firması ona bir saat veriyor "Ben bu saatte, şu hava koşullarında geleceğim, dökeceğim." Şantiye şefini, yapı denetimi, laboratuvarı yan yana getiremediğiniz zaman o betonu dökemezsiniz, dökemezsiniz o betonu.
ADEM YEŞİLDAL (Hatay) - Normalde.
EDNAN ARSLAN (İzmir) - Dökemezsiniz.
Peki, şimdi burada bu şantiye şefi kim? Burada da var "Şantiye şefi şunu yapmazsa böyle yaparız, bunu yapmazsa..." Bu şantiye şefi kim ya? Ya, bu şantiye şefi bir metrekareye kadar olursa tek ama metrekareyi doldurmazsa 5 şantiyeye kadar görev yapan, çoğu da hatır imzası atan insanlar. Yani, şantiye şefi şantiye şefliğinin dışında başka iş yapmamalı eğer yapı güvenliğinden bahsediyorsak. Ya, biz bu deprem işinden, bu beladan kurtulmak istiyorsak şantiye şefi tam zamanlı, ücretli çalışan mühendis olmak zorundadır. E, Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddesine göre şantiye şefi bir sorun ya da problem yarattığında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılıyor ama inanın, o şantiye şeflerinin hiçbiri şantiyesinin başında değil. Semih Vekilim inşaat mühendisidir, belki kendi şantiye şefliği için imzasını kendi atıyordur çünkü insanlar artık şantiye şefliği yapmak istemiyor.
SEMİH IŞIKVER (Elazığ) - Sayın Vekilim...
EDNAN ARSLAN (İzmir) - Hayır, hayır doğru ya, benim birçok meslektaşım şantiye şefliğini kendi şantiyesinde kendi yapıyor, kendi yapıyor, gerçekten söylüyorum kendi yapıyor çünkü adama sen bir yıldan üç yıla hapis cezası demişsin, adama statik projeyi çizdirdiğin için, mimarı projeyi çizdirdiğin için "Kardeşim, sen bu projeyi çizeceksin ama, bu işi sana vereceğim ama şantiye şefi de sensin." dediği için, para almadan, herhangi bir ücret almadan hatır işi yaptığı için o şantiye şefi aslında baktığınız zaman zorda kalıyor, problem yaşıyor. Bir de bu şantiye şefi kim olmalı? Proje müelliflerinden hiçbiri olmamalı, müteahhit kendisi olmamalı; bu şantiye şefi müstakil bir adam olmalı, müstakil bir şey. Nasıl yapı denetimde denetçi başka yerde iş yapamaz diyoruz, nasıl yapı denetçisi sadece yapı denetim işi için oradaki projeyi inceleyip denetimi yapan adamsa yardımcı kontrol elemanıyla beraber, şantiye şefini biz bu şekilde bu ülkede tanımlamak zorundayız, eğer tanımlamazsak sıkıntı yaşarız ama şantiye şefini de tanımlarken yanlış tanımlıyoruz. Yahu, teknikerlere kadar düşürdük o işi, teknisyenlere kadar düştü o iş; olmaz. Bakın, elektrik projelerini belli metrekarelere, belli güçlere kadar teknikerler, teknisyenler ya da elektrik öğretmenleri çiziyor artık; olmaz; bu, bir disiplindir, bir mühendislik disiplinidir ve bu konuda eğitim almış mühendislerin bu işi yapıyor olmaları lazım.
Şimdi, bu beton dökme işlemi... İşte "Geldi adam, gitti, betonu döktü; yakaladık; ruhsat yok, izin yok; 500 bin lira ceza kestik." diyorsunuz ya, vallahi, ben size öyle bir inşaat gösteririm ki öyle bir yapı gösteririm ki kaçak yapılıyordu; 500 bin değil, 5 milyon da ceza kesseniz o adam o betonu oraya döker, o işi göze alır. Peki, siz köy yerleşik alanında beton döken, ahırının altına beton döken ya da tarım aletlerini daha düz zemine koymak için beton döken adama ne yapacaksınız? Onunla ilgili bir tedbirimiz var mı ya?
ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKAN YARDIMCISI ÖMER BULUT - Ruhsata tabi değildir o.
EDNAN ARSLAN (İzmir) - Ya, ruhsata tabi de...
ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKAN YARDIMCISI ÖMER BULUT - Ruhsata tabi olmayan işler var.
EDNAN ARSLAN (İzmir) - "İzin almadan" diyorsun ama bir de.
ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKAN YARDIMCISI ÖMER BULUT - Hayır, şöyle...
EDNAN ARSLAN (İzmir) - Bak "ruhsat ya da izin almadan" diyorsun Sayın Bakanım, o zaman "izin almadan"ı kaldır.
ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKAN YARDIMCISI ÖMER BULUT - Neyse, ben...
EDNAN ARSLAN (İzmir) - Hayır, o zaman "izin almadan"ı kaldır.
Peki, şöyle söyleyeyim: Siz bu beton dökme işlemini İmar Kanunu'nun 32'nci ve 42'nci maddelerine nasıl ilişkilendirdiniz?
BAŞKAN ADİL KARAİSMAİLOĞLU - Maddeye gelince konuşacağız.
EDNAN ARSLAN (İzmir) - Zaten 32, 42 kaçak beton dökmeyi İmar Kanunu'na göre şey yapmıyor mu Sayın Bakanım? Eğer bir adam kaçak yapı yapıyorsa İmar Kanunu'nun 32'nci, 42'nci maddesine göre para cezası ve müteakibinde eğer aykırılığı kaldırmazsa bir ay içinde encümen kararıyla yıkım kararı alınır, yıkım kararı alınan yerlerle ilgili de kişi Türk Ceza Kanunu'nun 184'üncü maddesi gereği savcılığa suç duyurusunda bulunur ve hakkında dava açılır; doğru mudur efendim? Peki, beton döken; yasak, kaçak beton dökümünü yakaladığımız yapıya ya da kişiye bir suç duyurusunda bulunacak mıyız bu dökümle ilgili ya da nereye bulunacağız bu suç duyurusunu? Geldi, döktü yani herhangi bir ruhsat izni olmayan bir yere adam geldi, betonu döktü; yakaladık bunu; bununla ilgili bir suç duyurusunda bulunacak mıyız, onu merak ettim ben.
Mesela yangınla ilgili, güzel... Ya, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı daha bu konuda yönetmelik çıkarmadı. Biz burada, Kartalkaya Komisyonunda dört ay boyunca bu işleri konuştuk. Ya, Elektrik Mühendisleri Odası Danıştaya bir başvuru yaparak demiş ki: "Senin elektronik algılamayla tespit edebileceğin birtakım yangın güvenlikleriyle ilgili şartlar doğru değil." Mesela demişler ki: "Ek-7; bu ülkede, işte, 21,50'nin üzerindeki hiçbir okulda, 50'ye kadar hiçbir okulda elektronik algılama sistemi kullanılamaz." Ya, bunu yapan arkadaş, bürokrat kimse tebrik etmek lazım(!) Bizim ülkemizde 4 katın üstünde okul yok ya; izin verilmiyor 4 katın üstünde hiçbir yere, okula. 21,50 7 kat ya! Bunu Danıştay iptal ediyor; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bu Ek-7'de hâlâ bunu düzenlememiş. Bir de savunma ne, biliyor musunuz? "En iyi dedektör insandır." Ee? "Gündüz okulda öğrenciler var; onlar hisseder, görür. Gece de kimse yok, önemli değil." Yahu, yani, beynelmilel bir işin içindeyiz. Bu Komisyonun yani bizim bunları, bu işleri yapıyor olmamızdan önce Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yönetmeliği çıkarması lazım; yönetmeliği bir an önce çıkarsın ki bu işleri hep beraber çözelim.
Şimdi, betonu döktük; betonu dökene 500 bin lira ceza, döktürene?Geldi, kaçak yapı yapıyor adam, ne yapacağız onu? İşte, döktürene bir ceza yani bunu karşılıklı yapmamız lazım.
BAŞKAN ADİL KARAİSMAİLOĞLU - Şimdi, dur, karşılıklı şey yapmayın. Maddeye gelince hepsini konuşacağız.
EDNAN ARSLAN (İzmir) - Ya, maddede yok Sayın Bakanım.
BAŞKAN ADİL KARAİSMAİLOĞLU - Var, var.
EDNAN ARSLAN (İzmir) - Yönetmeliğe bıraktıysak işimiz var.
BAŞKAN ADİL KARAİSMAİLOĞLU - Hayır, var.
EDNAN ARSLAN (İzmir) - Yani, öyle söyleyeyim size, eğer maddeye bıraktıysak işimiz var.
Ben başka ne söyleyeyim burada, durun bakayım Başkanım.
BAŞKAN ADİL KARAİSMAİLOĞLU - Teşekkür ederim.
EDNAN ARSLAN (İzmir) - Bir de enerji kimlik belgesi uzmanları var Başkanım. "Enerji kimlik belgesi uzmanı" dediğiniz adam aslında mühendis adam; gidiyor, bir eğitim alıyor; Elektrik Mühendisleri Odasından, İnşaat Mühendisleri Odasından, Mimarlar Odasından bir yetki belgesi alıyor; enerji kimlik belgesi uzmanı oluyor. Enerji kimlik belgesi ne zaman verilir, verilmelidir? Biz enerji kimlik belgesini ruhsat aşamasında aramıyoruz, oturma raporu aşamasında arıyoruz. Oturma raporu aşamasında adam veriyi giriyor, giriyor, giriyor; sınıfı uygun değil; c'den yukarıya çıkıyor; d çıkıyor, e çıkıyor, f çıkıyor, g çıkıyor; e, uygun değil? E, ne yapıyor enerji kimlik uzmanı? Mecburen uyduruyor. Biz enerji kimlik belgesini ruhsata tabi bir ek olarak istemeliyiz ama biz onu öyle istemiyoruz; ruhsata tabi bir ek olarak istemediğimiz için buradaki bu işi yapan arkadaşlara da büyük bir sıkıntı çıkacaktır, bunu da burada düzenlemek lazım.
Mesela, inşaat ruhsatı, değil mi? Yapı güvenliğinden bahsediyoruz. Mesela, bizim ülkemizde en çok tartıştığımız konulardan bir neydi bu depremlerde? Kesilen kolonlar. Kesilen kolonları ne zaman, nasıl, ne şekilde tespit edeceğiz? İş yerleri... Bir, her ruhsat aldığında; iki, eğer bir iş yeri ruhsat aldıysa ömrü uzunsa arada bir yerde almamız lazım; ruhsatı iptal etmeden arada bir çağırıp bu kolonların kesilip kesilmediğini tespit etmemiz lazım. Şimdi, biz bir inşaat ruhsatı nasıl alıyoruz? Gidiyoruz belediyeye, ruhsat ekleriyle başvuru yapıyoruz, ruhsatı alıyoruz değil mi? Ondan sonra ne oluyor? Temel vizesi alıyoruz, temel üstü vizesi alıyoruz. Ondan sonra, temel üstü vizesinden sonra aldığımız herhangi bir bize var mı bizim? Oturma raporu alıyoruz. Peki, biz bu arada elektrik ve su tesisatı yaptığımız dönemlerde kolonu, kirişi kırıyor muyuz, kesiyor muyuz? Kesiyoruz. O zaman araya bir kaba yalıtım vizesi koyalım yani yasalarımıza bunu koyalım, bunu bu Komisyon yapar. Biz sıva yapılmadan elektrik tesisatının nereden geçtiğini, sıhhi tesisatın nereden geçtiğini düzgün bir şekilde görelim, onu resimleyelim ve orada kaba yalıtım vizesini verelim, ısı yalıtım vizesini verelim, ondan sonra adam sıvasını yapsın ve bu şekilde de bu tür yıpranmaların önüne geçelim diyorum.
Komisyona teşekkür ediyorum.