KOMİSYON KONUŞMASI

CAVİT ARI (Antalya) - Sayın Genel Müdürüm, değerli bürokratlarımız; öncelikle tekrar Komisyonumuza hoş geldiniz, çalışmalarınızda da başarılar diliyorum. Varlık Fonuyla ilgili kuruluş amacı ve diğer konularla ilgili geçtiğimiz süreçlerde çok fazlasıyla bu Komisyonumuzda değerlendirmeler yaptık. Özellikle denetim konusunda yasa düzenlemeleri yapılırken burada ifade ettiğimiz bazı hassasiyetler, Anayasa Mahkemesinin de vermiş olduğu kararla bizim değerlendirmelerimizin bir anlamda doğru olduğunu ortaya koydu ve yarınki kanun teklifi içerisinde sizi ilgilendiren, Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği konularla ilgili düzenlemeler var. Şimdi, bu denetleme konusu çok öne çıktı. Çok büyük rakamlı şirketler, ülkemizin en önemli şirketleri... Şimdi, bu denetlemenin neden önemli olduğuna dair şu cümleyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Sizin vermiş olduğunuz sunum kitapçığının 74 ve 75'inci sayfasında şöyle bir cümle var: "Yukarıda yer verilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, şirketin 1/1/2024-31/12/2024 dönemine ait bağımsız denetim, geçmiş finansal tablo durum tablosunda yer alan yükümlülüklerin ve öz kaynaklarının mevcut bilgi ve belgeler üzerinden bağımsız denetim standartları çerçevesinde incelenmesi neticesinde mevzuata aykırı herhangi bir hususun bulunmadığı kanaatine varılmıştır." Şimdi, bu kadar büyük bir şirket tablosuyla ilgili inceleme yapılacak, sonuçta burası bir kurum ve çalışanlar da insan. İllaki art niyet şart değildir, bazen ihmalle de gözden kaçan şeyler olabilir ama bu kadar büyük bir yapı içerisinde bu denetimde bir tane yanlışlık dahi yok. "Şurada gözden kaçan konular var, gerekli uyarılar yapılmıştır ve bundan sonra da yapmayın denilmiştir." dense hani böyle biraz daha teselli içerebilir. Yani, bir tane yanlış yok cümlesi, buradaki denetim mekanizmasının aslında ne kadar yetersiz olduğunun açık bir göstergesidir çünkü eğer bir şeyi bulmuyorsanız veya bulamıyorsanız yeterli inceleme yapılmıyor demektir.

Şimdi, Sayın Genel Müdürüm, arkadaşlarımızın da değerlendirmeleri oldu. Şimdi, bazı kurumlarımız var, özellikle Ziraat Bankası, işte, PTT. Ziraat Bankasıyla ilgili, gündemi bir ara çok fazlasıyla meşgul eden bir konu vardı. Bu da iktidarın yayın kuruluşu hâline döndürülen ve işte Millî Piyangonun bir anlamda devri aşamasında devlet bir taraftan kendi kurumunu verdi, verirken de bir taraftan bir başka kurumundan kredi açtı. Ziraat Bankası tarafından verilen 800 milyon dolarlık krediyle ilgili gerek sizin buradaki geçtiğimiz sunum süreçlerinizde gerekse Maliye Bakanlığıyla ilgili yapılan görüşmelerde zaman zaman biz hep bu konuyu sorduk. "Ya, bu kredi ne oldu? Bu kredi geri ödendi mi, ödenmesiyle ilgili bugüne kadar hangi adımlar atıldı? diye sorduk. Bunu niye soruyoruz? Şimdi, bakın, siz bir taraftan önemli bir yayın organını alacaksınız ve özellikle de bunu muhalefete karşı kullanacaksınız ve bunu yaparken de devletin, hepimizin, bir anlamda vergileriyle kurulmuş ve işleyen bir kamu bankasından alınan krediyi de sonrasında ödemeyecek. Şimdi size vicdanen soruyorum: Gariban bir köylü, çiftçi kullanmış olduğu krediyi ödeyemediğinde Ziraat Bankasının veya diğer kamu bankalarının o köylünün ineğini, traktörünü neyi varsa haczeden sistem bu kuruluşla ilgili bugüne kadar ne yaptı, soruyorum yani ne yaptı? Bugün 800 milyon dolara yani 34 milyara tekabül eden bir rakamın hâlâ geriye ödenmediğine dair haberler var, bilgiler var bu doğru mu? Şimdi, bakın, 34 milyar yaklaşık neye tekabül ediyor dersek. Ziraat Bankasının tarımsal kredi ihtiyacının yüzde 71'ini karşıladığı ifade edilmekte yani yaklaşık 706 milyardan bahsedilmekte yani 706 milyarlık bir kredi varsa bu para yani çiftçimize ödenen paranın yaklaşık karşılıksız verilen kısmını dikkate alırsak neredeyse yüzde 50 ama genel kredi boyutuyla bakarsak da yüzde 5'ine tekabül eden bir kredi. Ülkede 1 milyon çiftçimize bir tarafta kredi sağlamakta zorluk çekilirken ve o çiftçiye verilen kredi yüzde 21 ve yüzde 23 gibi bir oranla verilmişken -sonradan yeni gelişen ekonomik koşullar nedeniyle yüzde 32'ye çıkarıldığı bir dönemde- şimdi siz bu kadar büyük krediyi tekrar söylüyorum muhalefete karşı kullanılsın diye bir yayın kuruluşunu birilerine devreden bu iktidar kamu bankasından ödettiği krediyi tahsil etmiyor. Bunun neresi hukuki, bunun neresi ahlaki, bunun neresi vicdani? Ben size soruyorum. Şimdi, sizin bünyenizde olan bu Ziraat Bankasının kredisinin tahsil edilmeyişinin eğer bir sorumlusu varsa önce kendi genel müdürüdür, verendir, alamayandır sonrasında da sizsiniz. Bunun sorumluluğu sonuçta sizi de bulacaktır. Dolayısıyla, bu konularla ilgili bugüne kadar ne yaptığınızı burada topluma açıklamanız gerekir. Bu sadece bir örnektir, diğer kurumlarda da benzer çok sayıda yanlışlarla dolu işlerin olduğunu biraz önce burada konuşmacı arkadaşlar anlattılar. Bu yanlışların, bu kamu kurumlarının ve özellikle de yine sizin sistem yönüyle de söylüyorum. Bu kamu kurumları siyasallaştırılmış kamu kurumları hâlinde yürüyor ülkede en büyük sorun da bu.

Şimdi, Halkbankasının yönetim kurulunu biraz önce Sayın Veli Ağbaba burada tek tek saydı. Şimdi, bakıyoruz, eski bir belediye başkanı, ilçe belediye başkanı olan şahıs Halkbankası yönetim kurulu üyesi, RTÜK Başkanıydı RTÜK Başkanlığı zamanında görev süresinde sadece muhalif duruşu olan yayın kuruluşlarını cezalandırmakla süresi geçen, yandaş kanallara her türlü imtiyazı sağlayan TRT Genel Müdürü Halkbankası yönetim kurulu üyesi. Ticaret Bakan Yardımcısı görevi tamamlanmış, yine aynı şekilde buraya gelmiş. Ziraat Bankasının eski AKP milletvekili Ziraat Bankası yönetim kurulu üyesi, eski AKP Belediye Başkanı Ziraat Bankası Yönetim Kurulu üyesi, yine eski AKP milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili yönetim kurulu üyesi. Ya, bunlar kamu kurumu ya, kamu kurumu siyasi partinin il temsilciliği hâline dönüştürülmüş durumda bu ülkede. Yani tabii ki bunda kusurlu siz değilsiniz, şahsınız hiç değil biliyorum ama bu atamaları yapan kişi sanki AKP il başkanlığına, ilçe başkanlığına atama yapıyor. Bunlar kamu kurumları.

Vakıfbanka bakıyoruz, eski AKP Genel Başkan yardımcısı -isimlerini saymıyorum cevap hakkı doğmasın diye- 4, 5 isim var eski milletvekili, eski milletvekili, eski bilmem ne. Sonuçta bunların hepsi sizin denetiminizde olan kamu kurumları bir anlamda. Vakıfbank, Halkbankası, Ziraat Bankası bunların bu kötü yönetimlerin faturası buradaki heyete yazılacaktır diyorum. Bu yanlışların önüne geçilmesi noktasında sizlerin de gerekli hassasiyeti göstermenizi ifade ediyorum.