KOMİSYON KONUŞMASI

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.

Evet, çok teşekkür ediyorum Sayın Vekilimize.

Şimdi, ben de birkaç yorum ve kısa birkaç soru sormaya çalışacağım. Öncelikle, dün burada bulunan çok kıymetli hem Emniyet Genel Müdürlüğümüzden hem Jandarma Genel Komutanlığımızdan burada bana da söylendiği için söylüyorum, işte "Sizin yaşınız kadar benim avukatlık tecrübem var." denilmişti, belki bizim yaşımızın yarısı kadar muhtemelen Doğu'da, Güney Doğu'da bu ülke için kelle koltukta savaşmış ve belli rütbelere gelmiş İçişleri Bakanlığımızı temsilen gelen yetkililer vardı, koruma odaklı, önleme odaklı bir sunum yaptılar ve neticesinde şöyle bir şey dediler -fakat bazı durumlarda, istisna, siyah ile beyaz yoktur- yani bazen çocuğun kendine zarar verme durumu olabiliyor. Mesela, uyuşturucu krizi geçiriyor olabilir değil mi? Hocam dedi ki: "Yani her şeyi pembe yapmayın, bazı psikopatolojilerde o çocuklarla aynı odada olmaya korkarsınız. Böyle durumlar varsa kelepçe bir çözüm olarak düşünülebilir." mesela ve kaçma riski varsa bazen de çocukların 16-17 yaşında olmasına rağmen aslında nüfusa geç kayıt edildiklerinden dolayı daha büyük olduklarını da söyledi, bunları fakat bir öneri olarak sundu, burada kıyamet koptu ve şunu da söyledi, bazı suçlarda suçun işte arttırılması, bazı cezaların arttırılması yönünde bazı önerileri oldu, emniyet boyutuyla baktılar. Ben hani onları niye yetiştirmediniz falan tarzı şeylere biraz açıkçası rahatsız oldum, rahatsızlığımı belirtmek isterim.

İkinci olarak, bu işin bir de mağdur boyutu var yani hayatını kaybeden çocuklarımız var, travmatize olan çocuklarımız var, bir ömür boyu travma yaşayacak, bazen bu cinsel istismar da olabiliyor, bazen bir akranı tarafından tecavüze uğrayan yine bir çocuk olabiliyor. Yani bu pencereden baktığımız zaman önceliğimiz ne olacak, bu felsefi bir tartışma değil elbette ki yani bunun da bilimsel bir şeyinin olması lazım. Yani elbette ki hak çok önemli bir kavram, çocuk hakları benim için kutsal bir kavram. Yani ben hayatım boyunca çocuk haklarını savunmuş ve çocukları çok seven... Çocuklar benim nazarımda kutsaldır. Buradan da böyle çarpıtmalar çıkmasını istemem ama çocuğun üstün yararı derken bazen mezardaki çocuğun üstün yararını unutuyoruz, mezara düşmüş çocuğun. Bakın, benim birçok mağdur aileyle temasım devam ediyor. Mesela, Duha diye bir evladımız bir akranı tarafından kalbine bir darbe aldı. Dünya güzeli, 15 yaşında bir çocuk ve o çocuğun şu anda hiçbir fonksiyonu yok, yaşayan ölü gibi. İşte, kırk dakika kalp masajı yapıldı ona, yaşayan ölü gibi hayatına devam ediyor. Ya da Ahmet Çakır diye bir evladımız, kız kardeşine bir sarkıntılık olduğu için ona müdahale ederken karşı taraf tarafından korkunç bir şekilde öldürüldü. Abisi ve babası da çok uzun süre komada kaldı, hayata döndüler fakat bir evlat kaybı var. Ya da Kıvanç Uman diye bir evlattan bahsedeceğim size. O da işte yine kendi akranı tarafından, sanırım 14 yaşında ama boks geçmişi olan bir akranı tarafından bir kavga esnasında öldürülüyor. Yani annesiyle görüşüyorum, üç sene olmuş, hâlâ ağlıyor. Ya da şöyle bir mesele var: Mesela, Amerika'da 140 bıçak darbesiyle planlayarak sınıf arkadaşını öldüren bir çocuk meselesi, 140; akranı, 14 yaşında bir çocuk öldüren kişi de. Öldürüyor, sonra gidiyor, ormana gömüyor yani planlıyor, 140, çok korkunç bir şekilde öldürüyor. Bir de onu gömecek kadar, böyle bir yetişkinin bile aslında beceremeyeceği bir şeyi bir şekilde beceriyor. Şimdi, burada bazı şeyleri böyle pamuklara sararken meselenin diğer yönünü görmemek, bir de bu işin psikopatolojik yönünü görmemek de bizi böyle çok teorik bir alana mahkûm ediyor. Bazı şeyleri biraz daha realist ve veriye dayandırarak yani kendi romantizmimizle değil de veriye dayandırarak çalışmamızı ve ona göre gerçekçi çözümler önermemizi önemsiyorum.

Şimdi, benim Oğuz Hocaya sormak istediğim bir modelden bahsettiniz. Bu model nasıl bir model, bunu çok merak ediyorum çünkü sizden güzel bir model önerisi, bilimsel bir model önerisi geleceğine inancım tam.

Bir de Hocam, benim şöyle bir gözlemim var; bilimsel değil tamamen kendi kişisel gözlemim: Ben şiddetin Amerikanlaşması gibi bir şey gözlemliyorum. Yani eskiden böyle Amerikan belgesellerinde -"crime investigation" falan filan, ben onları çok takip ederim- oralarda gördüğümüz suç türleri globalleşmeye başladı ve bizim ülkemizde de olmaya başladı. Yani eskiden, bizim zamanımızda -gerçekten, benim de öyle çok uslu bir lise hayatım ya da ortaokul hayatım olmadı ama- bizim disiplinsizliklerimiz çok çocukcaydı ama şimdi, işte bir öğretmeni dövecek kadar -biz de öğretmenlerimize çok çektirdik, Allah affetsin ama- ileriye gidebiliyor. Yani bir erdemsizlik, bir ahlaksızlık, bir vicdansızlık kültürü de sanki globalleşiyor ve sanki Türkiye de buradan nasibini alıyor. Bu konuda ne dersiniz?

Şimdi de Esra Hocama ve Tayyib Hocama sorular sormak istiyorum. Burada okulun çok önemine işaret ettiniz. Ben de uluslararası pek çok projede çalışmış, yönetmiş, fon almış biriyim. Mesela, tütünle mücadele ederken "school based" programlara, okul bazlı programlara pek fon vermezlerdi çünkü etkin olmadığını söylerlerdi ama bu şu anlamda, yanlış anlaşılmasın: Sadece eğitimin verildiği, PowerPoint sunumların yapıldığı bir programın bir davranış değişimine, bir sosyal değişime sebep olmadığının bilimsel veriyle... Çünkü akla ilk gelen nedir? Okul bazlı program yapalım, gidelim, çocukları eğitelim, şöyle böyle; öyle bir dünya yok. Fakat sanırım, okulun o atmosferinin biraz değişmesi, okulda... Bir de Betül Ulukol Hocamız çok kıymetli bir sunum yaptı ve vicdanın öğretilebilen bir şey olduğunu söyledi ve sanıyorum, bunun için de en kritik devre 0-6 yaş devresi; anaokul ve ilkokul bence bu anlamda çok kıymetli. Okul bazlı programlarda -matematik, Türkçe de gerçekten süper önemli, onlar olmadan bilim olmaz ve başka şeyler olmaz ama- erdemli olmak, vicdanlı olmak, merhametli olmak, ahlaklı olmak gibi kavramları öğretmek üzere uygulanmış ne tür küresel projeler vardır? Benim aklıma mesela şey geliyor; sanırım, bunun dünyada örnekleri var, kendim de bir hayvansever olduğum için: Mesela yaralı bir kuşun okulda tedavi edilip bakılması, mesela yaralı bir kedinin sahiplenilip okullarda bakılması ya da işte, bir köpeğin, bir engelli hayvanın vesaire böyle projeler var mı? Bunun dışında okul bazlı başka neler olması gerekir? PDR boyutuyla, erken uyarı sistemi boyutuyla okul bazlı programlardan biz neleri anlamalıyız? Bunları sormak istiyorum.

Notlarıma bakıyorum, başka bir şey unuttuğum var mı? Sanıyorum yok.

Çok teşekkür ederek cevaplarınızı bütünsel olarak almak için mikrofonu size uzatıyorum.

Buyurun lütfen.