| Komisyon Adı | : | (10/1912,3375,3376,3377,3378,3379) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 08 .01.2026 |
FATMA SERAP EKMEKCİ (Kastamonu) - Başkanım, teşekkür ediyorum.
Şimdi, çok kısa bir hususa değinmek istiyorum aslında. Bu konu ele alınırken birkaç gündür dikkat ediyoruz ki konunun sadece yoksulluk üzerinden siyasi bir noktaya çekilerek bu noktaya indirgendiğini görüyoruz. Tam da bu noktada, az önce vekilim söyledi, şimdi burada değil ama "Siyasi olmasın." dedi, ben de bu konuda ona katılıyorum, kendisine. Sadece siyasi konulara indirgemek meseleyi görmezden gelmek, tabii ki bu bir faktördür ama sadece buna indirgemek yanlış. Az önce hocam çok güzel izah etti, Türkiye'nin ilk beş okullarından bir tanesi diyebileceğiniz, duyduğunuz zaman "Bu okul mu?" diyeceğiniz okullardan bir tanesinde, eğitim seviyesinin çok yüksek olduğu, ekonomik şartların çok yüksek olduğu okullarda bile bu olayların yaşanabildiğini izah etti ve bunu zaten toplumda da görüyoruz çünkü bu yaklaşım gerek sahadaki verilerle gerek dünya ölçeğindeki verilerle gerekse normal bilimsel sahadaki bizim gerçeklerimizle örtüşmüyor. Yani sadece bu yönden yapılamaz, bu eleştiriyle, kesinlikle katılmıyorum. Ayrıca, bütçe noktasında...
MÜHİP KANKO (Kocaeli) - Hepsi demedim, birisi dedim.
FATMA SERAP EKMEKCİ (Kastamonu) - Ama hep aynı şey yapıyorsunuz Vekilim, sürekli hep bu oluyor yani hep diyorsunuz, bunu açık da söylüyorsunuz.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Ki biz bunu risk faktörü olarak tanımladığımız hâlde yani sosyoekonomik kırılganlığı.
MÜHİP KANKO (Kocaeli) - Birisi olabilir dedim.
FATMA SERAP EKMEKCİ (Kastamonu) - Sadece sizin için demiyorum yani sadece diyordunuz ki: "Sorum siyasi olabilir: Ana sebep yoksulluk mu?" Gelen hocalarımıza da bürokratlarımıza da hep onu söylüyorsunuz. Hep "Yoksulluk mu?" Hayır, değil, birisi de o, o da var.
MÜHİP KANKO (Kocaeli) - Birisi olabilir mi?
FATMA SERAP EKMEKCİ (Kastamonu) - Ha bunu kabul ederiz. Tamam, bunu konuşalım, ben de şuraya geliyorum: Yani işte, madem burası oy birliğiyle kurulan bir Komisyon, amacımız, çocuklar sizin ya da bizim çocuklarımız değil, hepimizin çocukları bu çocuklar yani bu çocuklar, failler olsun, mağdurlar olsun, hepsi bizim çocuklarımız, bağrımıza basmamız gereken çocuklar. Bunun için, bu amaçla hepimiz buradayız. O nedenle eksik yönlerimizi tespit edelim ve daha iyisini yapmak üzerine tuğla üstüne tuğla koymaya gayret edelim. Burada birbirimizi yıpratarak hiçbir sonuca varamayız. Ayrıca şunu da söylemek istiyorum: En büyük bütçe AK PARTİ iktidarları döneminde millî eğitime yapılıyor, bu açık yani hepimizin bildiği bir gerçek.
DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Yusuf Tekin olduğu sürece bir şey çıkmaz oradan vallahi.
FATMA SERAP EKMEKCİ (Kastamonu) - Vekilim, lütfen yani hiç hoş değil şu an bu.
DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Size muhalefet etmek için söylemedim ama bu ülkenin başına gelmiş geçmiş en kara Bakan.
FATMA SERAP EKMEKCİ (Kastamonu) - Neyse, ben sözümü bitireyim, sizin de söyleyecek bir şeyiniz varsa söylersiniz. Bu hiç doğru bir yaklaşım değil yani.
Başkanım, ben bitirebilir miyim?
DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Bütçe için belki öyle ama Sayın Bakan için aynı şeyi söyleyemiyoruz.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Sayın Vekilim, bakın, kuliste konuşacağınız konuları araştırma komisyonunda konuşmayın.
DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Bunu size muhalefet etmek için söylemiyorum bu arada ama önemli bir şey bu.
FATMA SERAP EKMEKCİ (Kastamonu) - Değerli Vekilim, o başka bir konumuz olsun.
DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Yok, size cevap anlamında söylemiyorum.
FATMA SERAP EKMEKCİ (Kastamonu) - Hayır, bir dakika, o zaman söz alıp söyleyin. Niye beni burada...
DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Cevap olsun diye söylemiyorum, siz dediniz ya...
FATMA SERAP EKMEKCİ (Kastamonu) - Bana cevap vermeyin, siz söz alıp cevap verin.
DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Bence önemli biraz önce söylediğiniz şey, en büyük bütçenin Millî Eğitim Bakanlığına ayrıldığını söylediniz. Ama boca ediyor Yusuf Tekin...
FATMA SERAP EKMEKCİ (Kastamonu) - Ya, Sayın Vekilim olur mu öyle şey.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Serap Vekilim, bir müdahale edeyim Başkan olarak lütfen.
DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Yani ben kayıtlara geçsin diye söylemek zorundayım.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Bakın, Dilan Hanım, ne dedik biraz evvel? Siyaset, politik akıl bu işin bir düzlemidir ve oraya politika önerilerinde bulunmak bu Komisyonun bilimsel görevidir ama burada gereksiz, hem Komisyonun vaktini alacak...
DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Ama böyle bir bütçe ayrılıp bunu boca eden bir Bakan var.
MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - Bakın, bir şey söyleyeceğim: Bu sizin kişisel görüşünüz.
DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Kişisel görüşümüz değil vallahi.
FATMA SERAP EKMEKCİ (Kastamonu) - Ama konuşturmuyorsunuz ki ya.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Ya, benim vaktim çok değerli, buradaki hocalarımızın vakti çok değerli, katılımcıların vakti çok değerli. Ya, Allah rızası için şu disiplinden çıkmayalım, ne olurb Gidin, kuliste birbirinizi yiyin yani burada yapmayın, ne olur. Benim böyle bir vaktim yok. Şunu da yapmayın: Bakın, herhâlde anlatamadım -metodoloji toplantısını tekrar mı yapsak- ilk iki haftada bunları konuşacağız dedik, risk faktörleri, mevcut durum analizi, sorularınızı bu odakta sorun yani muhatabına sorun. Politik sorunuzu politika yapıcı gelecek, ona sorun; akademik sorunuzu akademisyene sorun ki bir dakikada, iki dakikada soru için yirmi, yirmi beş dakika harcanmasın çünkü sonsuz bir vaktimiz yok, zaman da önemli bir kaynak. Ne olur bu disipline hep beraber, ben de dâhil uyalım lütfen.
Çok teşekkür ediyorum.