KOMİSYON KONUŞMASI

FATMA SERAP EKMEKCİ (Kastamonu) - Teşekkür ediyorum Başkanım. Kıymetli hocalarıma da kıymetli sunumları için teşekkür ediyorum. Gerçekten çok faydalı ve bilimsel tespitlerdi.

Aslında son cümlelerde Esra Hocam zamana kurban gitti galiba, o konuyu daha bir açıklayacaktınız herhâlde. Çocuk psikiyatrisi perspektifinden bakıldığında suça sürüklenen çocuklarda tedavi, rehabilitasyon ile cezai süreç arasındaki dengenin nasıl olması gerektiğini aslında biraz anlatacak gibiydiniz. Cezalandıralım mı, çocukları rehabilite mi edelim; o noktayı birazcık daha ben açmanızı rica edeceğim aslında.

Merak ettiğim ikinci husus da önemli, mağdur çocuklar bakımından da onların ruh sağlığı bu süreçlerden nasıl etkileniyor? Onların bu süreç içinde aldıkları destekler ve sonrasında alması gereken destekler nelerdir sizce? Bir de şu husus kafama takıldı: Acaba suç mağduru olan çocuklarda daha sonraki aşamalarda suça yönelme bakımından bir artış olabiliyor mu, böyle bir izlenim, böyle bir rapor var mı, böyle bir araştırma var mı; bu da benim merak ettiğim bir konu.

Yine az önce vekilim de söyledi, sosyal medya üzerinden gerçekleşen dijital zorbalık gerçekten artık günümüzün en büyük problemlerinden bir tanesi. Zaman ve mekân sınırı olmadığı için çocuklar daha fazla etkiye açık ve onların ruh sağlığını da eğitim hayatlarını da çok ciddi anlamda etkilemekte. Bu noktada alınması gereken sizce acil önlemler neler?

Bir de Oğuz Hocamın sunumunda bazı oranlar vardı, o da benim dikkatimi çekti. Adalet Bakanlığının verilerine göre çocukların cinsel istismarı suçlarından 14.919 yani 15 bin davanın yargı merciilerinde sonuçlandırıldığı belirtilmiş ve bunlardan 6.656 tanesi mahkûmiyet, 6.211 tanesi de beraat kararıyla sonuçlanmış ve diğer kısımda hâlen yargısal süreç devam etmekte ama şunu net olarak görebiliyoruz ki bu tabloya baktığımızda: Çocukların cinsel istismarı suçlarında mahkûmiyet ile beraat oranları hemen hemen eşit miktarda gidiyor; bu da çok ciddi, aslında düşündürücü bir rakam. Ben acaba bir sebebin de -hukukçu arkadaşlarım da bu konuda değerlendirmelerini yaparlar ama- çocukların akranlar arasında yaşanan cinsel suçlar nedeniyle de bazen bakıyoruz, öyle dosyalar geliyor ki çocuk olayda hem mağdur hem de fail-sanık konumunda; iki türlü de birbirlerine karşı hem mağdur hem fail olarak ceza alabiliyorlar, beraat edebiliyorlar ya da bazen rızaen başlayan bu ilişki, daha sonra bir ayrılık ya da bir kızgınlık ya da aile baskısı nedeniyle, aileden korkma nedeniyle şikâyete döndüğü zaman mahkemelik olabiliyorlar. Tabii, fail de çocuk aslında, mağdur da çocuk; bu beraat kararlarında bu oranın artmasında bu hususun da etkili olduğunu düşünüyorum. Bu konuda acaba yapılacak bir yasal düzenleme mi gerekir sizce? Yani toplumsal olarak baktığınız zaman bir psikiyatrist gözüyle nasıl görüyorsunuz bu konuyu? Çok önemli olduğunu düşünüyorum çünkü masumiyet karinesi de önemli. Tabii ki mağdurun beyanı da önemli, cezalandırılması da önemli bu konuda ama bu da hassas bir konu bence.

Daha çok var ama yine daha sonra devam ederiz. Çok teşekkür ediyorum, sağ olun.