KOMİSYON KONUŞMASI

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Saygıdeğer Komisyon üyeleri, kıymetli katılımcılar, değerli hocalarım, kıymetli akademisyenler; Çocukların Suça Sürüklenmesine Yol Açan Nedenlerin Tüm Boyutlarıyla İncelenerek Koruyucu ve Önleyici Mekanizmalar Geliştirilmesi ile Çocukların Toplumsal Yaşama Etkin Katılımlarının Sağlanması Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonumuzun dördüncü toplantısı vesilesiyle sizleri saygıyla selamlıyorum.

Dünkü toplantımızda 4 grubumuzu dinledik ve konuyla ilgili veriler ışığında mevcut durum hakkında daha geniş bir bilgiye kavuştuk. Bugünkü toplantımızda ise suça sürüklenen çocuklar meselesini risk faktörleri odağında ele alacağız. Komisyon çalışmalarımızın bu aşamasında yalnızca sonuçlara değil, çocukları suça sürükleyen bireysel, ailesel, çevresel, yapısal risk alanlarına daha yakından bakmayı, bu risklerin nasıl oluştuğunu ve hangi noktalarda önleyici müdahalelerin mümkün olduğunu tartışmayı hedefliyoruz.

Bugün, bu çerçevede, Profesör Doktor Muhammed Tayyib Kadak Hocamızdan, suça sürüklenmede ruh sağlığı, davranış bozuklukları ve bireysel risk faktörlerini; Profesör Doktor Oğuz Polat Hocamızdan, çocuklar açısından son derece yıkıcı sonuçlar doğuran şiddet ve çocuk istismarını bir risk faktörü olarak; Polis Akademisinden Doktor Öğretim Üyesi Esra Çetin Özden ise saha deneyimleri ışığında risk faktörleriyle birlikte koruyucu faktörleri dinleyeceğiz. Akademik bilgi ile saha deneyimini bir araya getiren bu sunumların Komisyonumuzun riskleri doğru tanımlamasına, önleyici ve koruyucu mekanizmaları daha gerçekçi bir zeminde tartışmasına önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Özellikle çocukların adli süreçlere hiç dâhil olmadan önce desteklenmesini sağlayacak erken müdahale, koruyucu hizmetler ve kurumlar arası iş birliği başlıklarının bugün yapılacak akademik değerlendirmelerle daha netleşeceğini düşünüyorum.

Komisyonumuz çalışmalarını yürütürken çocukların üstün yararını esas alan, faillerin de mağdurların da haklarını gözeten önleyici ve güçlendirici bir yaklaşımı merkeze almaktadır. Bugünkü toplantımızda elde edeceğimiz görüş ve değerlendirmelerin rapor sürecimize ve politika önerilerimize güçlü bir zemin oluşturacağına inanıyorum. Bu vesileyle, davetimizi kabul ederek bilgi ve deneyimlerini Komisyonumuzla paylaşan kıymetli akademisyenlerimize teşekkür ediyor; toplantımızın verimli, yapıcı ve hayırlı sonuçlara vesile olmasını diliyorum.

Hepinize katılımınız için teşekkür ediyorum.

Bugün kıymetli akademisyenlerimizden Profesör Doktor Oğuz Polat'tan ilk sunumu almayı planladık. Kendisini kısaca tanıtmaya çalışacağım çünkü çok uzun ve çok başarılı bir öz geçmişe sahip. Profesör Doktor Oğuz Polat, adli tıp, adli bilimler, şiddet, çocuk hakları ve çocuk istismarı alanlarında tanınan bir akademisyen ve uygulayıcıdır. Hâlen Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ve Adli Bilimler Ana Bilim Dalı Başkanı olarak görev yapan Polat uzun yıllar Marmara Üniversitesinde öğretim üyeliği yapmış, Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Kurucu Başkanlığını yürütmüş, ayrıca Adli Tıp Kurumu Başkanlığı görevinde bulunmuştur. İngiltere, İsviçre ve Amerika Birleşik Devletlerinde çeşitli üniversite ve merkezlerde misafir öğretim üyesi olarak çalışmış, şiddetin önlenmesi ve mağduriyetle mücadele alanında uluslararası çalışmalar gerçekleştirmiştir. Çocuk hakları, çocuk istismarı, sokakta yaşayan çocuklar ve dezavantajlı gruplar üzerinde hem akademik hem de saha temelli çalışmalarıyla öne çıkan Polat, UNICEF, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler gibi kurumlarda uzun yıllar danışmanlık ve proje yürütücülüğü yapmıştır. ÇİKODER ve İMDAT başta olmak üzere birçok sivil toplum kuruluşunun kuruculuğunu ve başkanlığını üstlenmiş, Türkiye'yi Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi oturumlarında temsil etmiştir. Şiddet, viktimoloji, kriminoloji ve adli bilimler alanlarında yayınlanmış çok sayıda kitabı ve 100'ü aşkın bilimsel çalışması bulunan Polat, çocukların korunması ve şiddetin önlenmesine yönelik politika ve uygulamalara önemli katkılar sunmaya devam etmektedir.

Sayın Hocam, buyurun.