| Komisyon Adı | : | (10/1912,3375,3376,3377,3378,3379) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 07 .01.2026 |
SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Teşekkür ediyorum.
Sunumlarınız için de teşekkür ediyorum.
Benzer bir soruyu Adalet Bakanlığı yetkililerine de sordum, cevap gelmedi, cevap gelmeyeceğini de bilerek sordum aslında, size de soracağım ama öncesinde tabii, Türkiye'de bir konjonktür var, bazı şeyleri konuşmak maalesef yasak. Yani şimdi, elimde benim veriler var, bunlar benim duygusal tepkilerim, hezeyanlarım, vesaire değil. Şimdi, cumhuriyet başsavcılıklarında suça sürüklenen çocukların suçlarına ilişkin soruşturma evresinde gelen dosya ve suç sayılarına ait 2024 istatistikleri, bizzat Adalet Bakanlığının kendi istatistikleri, Terörle Mücadele Kanunu kapsamında suça sürüklenen çocuk sayısı 2.588, 866'sı 2023'ten devretmiş. Şimdi, böyle bir gerçeğimiz olduğu hâlde bu çocukların -hepimiz çok iyi bildiğimiz hâlde- zaman zaman intihar bombacısı olarak kullanıldığını, işte, torbacı olarak büyük şehirlerde kullanıldığını -Avrupa'nın her yerinde de böyle- çok iyi biliyor olmamıza rağmen böyle bir şey hiç yokmuş gibi, tek satır şu saate kadar konuşmadık ve bunları yaptıran terör örgütlerine dair tek satır konuşmadığımız gibi sizin... Balçova'da yaşadık işte yani sonuç itibarıyla sahadaki gerçeklerden bu kadar kopuk davranmak, uygulamadaki bütün ihmallere karşı çocuklara dönük hep birlikte mücadele edelim, bütün ihmallere karşı. İhmalde bulunan, kasıtla davranan bütün devlet görevlileriyle ilgili caydırıcı cezaları gündeme getirelim tamam ama bir de sahada bir gerçeklik var yani Balçova olayında yaşadığımız gibi. Şimdi, polise yönelmiş otomatik bir silah varken ve polis taranırken polisin o çocuğa -çocuktu saldırgan- nasıl müdahale etmesini bekliyoruz mesala. Yani hangi ilkeye, hangi mekanizmaya, işte, hangi çocuk adalet sistemi bilmem nesine göre. Şimdi, bu gerçeklerden İzlanda'da yaşıyormuşuz gibi davranmayı... Çok da risk alarak konuşuyorum, dediğim gibi bir konjonktür var çünkü Türkiye'de ve en olayı o ezber üzerinden konuşmak ve en kolay da burada size vurmak yani çok kolay bir şey bu artık maalesef. Bunları sırf kayda geçsin, tutanağa geçsin diye söylüyorum. Yani dünyada tahminen 300-500 bin çocuk çatışma bölgelerinde terör örgütleri tarafından kullanılıyor. Bunların tamamı resmî veri, benim hezeyanım değil dediğim gibi. Terörle Mücadele Daire Başkanlığının raporu, PKK kurulduğu günden bugüne sadece PKK da değil, DEAŞ da El Nusra da dünyanın farklı bölgelerindeki farklı terör örgütleri de çok sayıda çocuğu bünyesine katıyor, katmaya devam ediyor. Katılım yaşı 8'e kadar düşmüş. Şimdi, suç değil mi, terör suç değil mi? Bir terör örgütünün çocukları başka başka suçlar da kullanması suç değil mi ve bu, bizim Komisyonumuzun çalışma alanına girmiyor mu? Şimdi, zaman zaman işte, artan militan ihtiyacı daha çok çocuk üzerinden karşılanmış, 8-12 yaş arasındaki çocuklardan oluşan taburları olmuş. Yani çocuğun eline silah vermek, bilinç altına silahı bilmem neyi kazımak, bunun pedagojik boyutları var. Bizzat çocuk taburları kurmuş ve bunları çatıştırmış bir terör örgütü gerçeğimiz var bizim ve bununla ilgili akademik tezler var, doktora tezleri var, yükseklisans tezleri var. Bizzat İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan PKK/KCK Terör Örgütünün Çocuk ve Kadın İstismarı Raporu 2001-2011 yılları arasında yüzde 20,6 çocuk katılımı olduğunu söylüyor, korkunç bir oran. Şimdi yokmuş gibi davranmak, mesela bu meselenin bir ayağını topal bırakmak bizi nereye götürecek? Ben gerçekten merak ediyorum. Yani sizin sunumunuzda da bulamadım, Adalet Bakanlığında da bulamadım ama bulamamayı anlıyorum bu noktada yani çünkü konjonktür buna maalesef izin vermiyor. Yani böyle suç listesi, işte, o suç adlandırmalarını yaparken böyle bir suç anılmıyor, bir tek işte öneriler bölümünde terör suçları kapsamında işte çocukların sorumlu sayılması gibi bir şey geçiyor. Şimdi, dolayısıyla yani bununla biz nasıl mücadele edeceğiz, ne yapacağız? Örgüt bağlantısı ve terör suçlarına karışan çocuklarla ilgili ne yapıyorsunuz, yapmaya devam edebiliyor musunuz? Çok merak ediyorum gerçekten. Yani Diyarbakır Anneleriyle bizzat Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünde yapılan görüşmelerde mesela yani burada suça nasıl özendirildiğini o çocukların aileleri bizzat anlatıyordu uzun uzun. Yani ciltler dolusu raporlar var bu konuda ve biz hani böyle bir ayak yokmuş gibi davranarak çocukların suça sürüklenmesinin önüne nasıl geçeceğiz? Çünkü büyük oranda bu örgütler üzerinden yani o işte "motosikletli çocuk çeteleri" dediğimizde günün sonunda bir yapıya bağlanıyor, uyuşturucu da dediğim gibi bağlanıyor, cinsel köle olarak fuhuş da bir yerde bağlanıyor. Şimdi, dolayısıyla dediğim gibi yani soru olarak da yöneltemiyorum çünkü ne kadar cevap verebilirsiniz bilmiyorum ama tutanağa geçmesi için biz bunları ifade etmek istedim.
Bir de bu dijital alanda cinsel istismarla, çocuğun cinsel istismarıyla mücadele vesaire bunlarla ilgili çalışmalarınızı anlattınız. Şimdi, çok biraz magazinel değil de güncel bir hadise yaşandı, biliyorsunuz, bir gazeteci meslektaşımız Murat Ağırel'in kendi kızının fotoğrafları internet üzerinden yayıldı ve cinsel saldırı tehdidine maruz kaldı. Dolayısıyla, bununla ilgili, mesela bu da sonuçta internette, dijital alanda alenen işlenen bir suç, bir takipte bulunuldu mu? Çünkü gerçekten sonrasında çok sistemkâr mesajları var. Onu da merak ediyorum aynı şekilde. Yani söyleyecek çok şey var ama dediğim gibi cevabını alamayacağım şeyler sormanın anlamı yok.
Teşekkürler.