| Komisyon Adı | : | (10/434,2104,2716,2717,2718,2719) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü Engelli Politikaları Daire Başkanı Habip Aydın, YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Profesör Doktor Arif Bilgin ve ÖSYM Engelli Adaylar Daire Başkanı Belma Atak tarafından yapılan sunumlara ilişkin görüşme |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 26 .11.2025 |
SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Bu Türkiye'de engelliler konusu bir daire başkanlığıyla başladı, Sayın Erbakan döneminde başladı. Sonra ne oldu? Adalet ve Kalkınma Partisi geldikten sonra bununla ilgili olarak daha farklı çalışmalar yaptılar, hem mevzuat konusunda hem de kurumlar konusunda yaptılar. Peki, onlar bugüne kadar bunlarla ilgili çözümleri halledebilmiş mi ki? Halledememiş ki, bakınız "Yeni sorunlar çıkıyor ortaya." diyorsunuz. Ben iddiamda ısrarlıyım, teklifimde ısrarlıyım. Bir engelliler bakanlığının kurulması bürokrasiyi azaltacağı gibi, aynı zamanda engelli oluşları azaltacak, engelli oluşlar azaldıktan sonra bunların rehabilite edilmesi, engelli olanların da topluma kazandırılması noktasında, gerek eğitim noktasında gerek iş hayatı noktasında çok ciddi çalışmalar yapacak, aynı zamanda da bu insanları üretime katma değer sağlayan insanlar hâline dönüştürecek. Bakın, göreceksiniz, iddia ediyorum, mutlaka ki bir bakanlık kurulsun diyorum. Bununla ilgili sözlerimi Genel Kurulda da bütçe konuşmalarında da dile getireceğim. Eğer kurulursa... Mutlaka ki bütün bakanlıklar hizmet ettiler, etmediler değil ama nasıl ki -beni bağışlayın- körün fili tarif ettiği gibi -engelli arkadaşlarım, görme engelliler beni bağışlasınlar- şöyle derler amiyane tabirle: "Fil bu, fil bu, fil bu, fil bu..." Ama filin tamamını görebilecek yer engelliler bakanlığıdır efendim.
Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım. Hizmetlerinize teşekkür ediyorum. Kanun teklifinizi bekliyoruz efendim.
BAŞKAN MEHMET MUHARREM KASAPOĞLU - İnşallah.
SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Müsaade istiyorum.
BAŞKAN MEHMET MUHARREM KASAPOĞLU - Ali Hocamı da bir dinleyin isterseniz.
SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Benim bir randevum var efendim.
JÜLİDE SARIEROĞLU (Ankara) - Bir kızımız var aslında, Zülal burada. Otizmle ilgili bahsettiğiniz konular... Ben biraz etkilendim kusura bakmayın ama bir tartışma da çıksın istemiyorum, Komisyonumuza daha sık gelirseniz. Bazı literatürle ilgili...
SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Gelmeye çalışırım ama Grup Başkanlığı olunca gelemiyorum ki.
JÜLİDE SARIEROĞLU (Ankara) - "Allah kimseye engelli evlat vermesin." dediniz, otizmle ilgili bazı ifadelerde bulundunuz. Bu konuda ailelerimiz tutanakları okursa birazcık incinebilirler diye düşünüyorum.
SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Hayır, bununla ilgili olarak...
JÜLİDE SARIEROĞLU (Ankara) - Bir tartışma için değil ama bence, bir otizmli kızımız hem de bu konuda çok başarılı, kendisini tanıtırsa sizin de tanımanızı isteriz. Belki bu alandaki düşüncelerinizin değişmesine katkısı sağlar.
SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Tabii, tabii.
"Olmasın." demek, işte engelliler olmasın demek yani o noktada olmasın, hiç kimse engelli olarak doğmasın, engelli olmasın, kaza olmasın, spor kazaları olmasın manasında. Olmuşsa da onları mutlaka topluma kazandırmak hepimizin görevi manasında kullandım.
BAŞKAN MEHMET MUHARREM KASAPOĞLU - Zülal Hanım'la sizi tanıştıralım.
ZÜLAL TANNUR - Çok memnun oldum tekrar öncelikle.
Bakanım, belki sonrasında daha detaylı sizin de aracılığınızla görüşmeyi çok isteriz gerçekten. Ben, Silikon Vadisi'nden gelen otizmli ve görme engelli, şu anda Komisyonda da yer alan biriyim. O bağlamda, fikirler eminim çok önemli. Bir de şunu da belki söylemekte fayda var: Aslında, engelli olarak doğunca toplumdan kopuk doğmuyorsunuz yani onun içine doğuyorsunuz, toplum sonra sizi hayat içinde kaybediyor. Yani aslında kazanılması gereken biri olarak da doğmuyorsunuz yani toplum kaybettiği için sonra tekrar buldurmaya çalışıyoruz biz yani böyle de bir tarafı var ama sonrasında görüşmek için biz çok isteriz zamanınız olursa.
Çok teşekkürler tekrar, ben çok zaman almayayım.
SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Her zaman kapımız açık.
ZÜLAL TANNUR - Teşekkürler.