KOMİSYON KONUŞMASI

JÜLİDE SARIEROĞLU (Ankara) - Yok, yok, saptama değil sadece Genel Müdürümüzün biraz daha kapsamlı bilgi vermesi gerektiğini düşünüyorum, vermediği için belki de bu şey oldu.

Bu eğitimi alan çocuklarımız ya da ailelerle birlikte, normalde devlette bir eğitim alıyorlar, ek olarak, benim bildiğim kadarıyla, değil mi?

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI GENEL MÜDÜRÜ FETHULLAH GÜNER - Tabii ki.

JÜLİDE SARIEROĞLU (Ankara) - Bu sekiz saat devlette alınan eğitime...

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI GENEL MÜDÜRÜ FETHULLAH GÜNER - On iki saat.

JÜLİDE SARIEROĞLU (Ankara) - Dokuz saat ya da işte, bazı durumlarda on iki saate kadar çıktığını biliyorum, ek olarak verilen, aslında tamamlayıcı bir model olarak, dünyada da örnek alınan bir model olarak biliyoruz biz. Ve bu...

TÜRKİYE OTİZM MECLİSİ YÜRÜTME KURULU ÜYESİ AV. NESLİHAN SEDEF ERKEN - Hayır, öyle değil ama.

JÜLİDE SARIEROĞLU (Ankara) - Hayır, şöyle: Sedef Hanım...

TÜRKİYE OTİZM MECLİSİ YÜRÜTME KURULU ÜYESİ AV. NESLİHAN SEDEF ERKEN - Öyle değil, yanlış biliyorsunuz.

JÜLİDE SARIEROĞLU (Ankara) - Ben anlıyorum sizin sıkıntılarınızı, geliştirilmesi...

TÜRKİYE OTİZM MECLİSİ YÜRÜTME KURULU ÜYESİ AV. NESLİHAN SEDEF ERKEN - Değil ama, söylediğiniz doğru değil.

JÜLİDE SARIEROĞLU (Ankara) - Ama bir sistemi anlatıyoruz şu anda.

TÜRKİYE OTİZM MECLİSİ YÜRÜTME KURULU ÜYESİ AV. NESLİHAN SEDEF ERKEN - Ama sistem olarak söylediğiniz doğru değil.

TÜRKİYE OTİZM MECLİSİ YÜRÜTME KURULU ÜYESİ SERAP DİKMEN AHMETOĞLU - Sistemde sıkıntı var.

TÜRKİYE OTİZM MECLİSİ YÜRÜTME KURULU ÜYESİ AV. NESLİHAN SEDEF ERKEN - Buyurun, Serap Hanım konuşsun yani.

JÜLİDE SARIEROĞLU (Ankara) - Hocamız burada.

TÜRKİYE OTİZM MECLİSİ YÜRÜTME KURULU ÜYESİ AV. NESLİHAN SEDEF ERKEN - Ben söylemeyeyim, her zamanki gibi yine...

ALİ KARAOBA (Uşak) - Zaten problem bu: Pratik ile yazılanlar aynı değil Sayın Bakanım.

TÜRKİYE OTİZM MECLİSİ YÜRÜTME KURULU ÜYESİ AV. NESLİHAN SEDEF ERKEN - Bakın, orada açığı görmemişsiniz, rehabilitasyona giden 700 bin kişi var, örgün eğitime giden sayısıyla arasındaki fark hani, nerede?

BAŞKAN MEHMET MUHARREM KASAPOĞLU - Evet, Fethullah Bey, ne diyorsunuz bu konuyla ilgili?

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI GENEL MÜDÜRÜ FETHULLAH GÜNER - Arz edeyim...

BAŞKAN MEHMET MUHARREM KASAPOĞLU - Evet.

JÜLİDE SARIEROĞLU (Ankara) - Şunu söylüyorum ben: Modeli şu anda tam bir anlatırsanız, burada Komisyon raporlarına da girer. Eksikleri olabilir, tamamlanması gereken, sektör açısından da yapılması gereken... Sektör de zor zamanlardan geçti, özellikle pandemide yaşadıkları süreçler, sonrasında, işte ama 50 bin hocamızın... Dönemsel olabilir, bazıları devlete geçiyor olabilir ama geçmeyenler açısından da 50 bin kişilik bir istihdam alanı. O yüzden, eğer eksikleri varsa, güçlü yanları, zayıf yanları, tamamlanması gereken yanları varsa, bunları Genel Müdürümüz bir anlatırsa ya da ayrı bir başlıkta sektörün temsilcilerini de belki davet ederek bu konuyu ele alırsak...

TÜRKİYE OTİZM MECLİSİ YÜRÜTME KURULU ÜYESİ AV. NESLİHAN SEDEF ERKEN - Belki de, evet.

JÜLİDE SARIEROĞLU (Ankara) - Yoksa ben sizi çok iyi tanıyorum, yaşanmışlıkları biliyorum, amacınızı da biliyorum, geliştirmesi gerektiğini ama burada bir model var.

TÜRKİYE OTİZM MECLİSİ YÜRÜTME KURULU ÜYESİ AV. NESLİHAN SEDEF ERKEN - Teşekkür ederim. Biz de faydalı olmak istiyoruz yani harcanan paranın daha verimli harcanması...

JÜLİDE SARIEROĞLU (Ankara) - Benim söz alma sebebim: Genel Müdürümüz, modeli bir tam anlatırsanız ona göre bir eksiklik olmaz.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI GENEL MÜDÜRÜ FETHULLAH GÜNER - Tabii ki Sayın Bakanım.

Tam o belirttiğiniz hususa yani engellilerin destek eğitimi bağlamına değinecektim. Bu çocukların örgün eğitim çağı dışında kalan ciddi bir kitle var. Bizim destek eğitim programları 0-99 yaş grubunu kapsıyor oysa zorunlu eğitim çağı dışında olan, okul öncesini de dikkate aldığımız zaman, 0-5 yaş grubu ve özel eğitim ihtiyacı olan bireyi de dikkate aldığımız zaman 26 yaş üstü ciddi tanılanmış bir birey kesimi var. Dolayısıyla, örgün eğitim çağı içerisindeki bireyler ile dışındaki bireyler arasındaki fark tamamen bu yaş diliminden kaynaklanıyor.

Bir diğer önemli husus, aslında örgün eğitim çağı içerisinde olan bu çocukların hepsi okullarda normal eğitimlerini alıyorlar. Temel eğitim düzeyindeki çocukların sayıları az önce ekrana yansımıştı. Bizdeki tamamen destek eğitimi ve bunlar her yıl yenilenen sağlık raporlarıyla ve RAM tanılarıyla birlikte bize geliyorlar. Az önce, bunlarla ilgili bir verinin takibinin olmadığı hususu belki iyileştirilme bağlamında değerlendirilebilir ama bence eksik bir değerlendirme. RAM, bu çocuklarla ilgili, bireylerle ilgili yıllık gelişim raporlarını takip ederek aslında Sağlık Bakanlığının, hekim raporunun bilimsel sonuçları doğrultusunda bir tanılama yapıyor. Dolayısıyla, her birey için bu tanılamalar kesinlikle takip ediliyor.

Bir de az önceki noktaya tekrar müsaadenizle dönecek olursam, biyometrik kimlik doğrulamada aslında hani sektör içerisinde... Sayın Vekilimizin, Fatma Vekilimizin dediği "Nasıl?" sorusuna cevap vermek isterim. Bizim yapmış olduğumuz denetimlerde aslında iyi bir denetim mekanizmamız var. Her ödemeyi -tabii, milyonlara varan bir sirkülasyon olduğu için- tek tek kamera görüntüleme sisteminden inceleyemiyorsunuz, valilikler kanalıyla random usulü incelemeler yapıyoruz. Maalesef, bazı kurumlarımızın kamera görüntülerine ekleme yoluyla ödeme tespiti... Yani, ödeme aldıklarını tespit ettik, bu da biyometrik kimlik doğrulama sisteminin hayata geçme zorunluluğunu ortaya çıkardı.

FATMA ÖNCÜ (Erzurum) - Aynı kaydı yeniliyorlar mı?

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI GENEL MÜDÜRÜ FETHULLAH GÜNER - Maalesef, gelmeyeni gelmiş gibi gösteren kurumlar tespit ettik.

Şimdi, biyometrik kimlik doğrulamadaysa engelli bireyi hiçbir şekilde rahatsız etmeyen, doğrudan kuruma girişi üzerinden kameranın... Daha önce özel eğitim RAM'larda kodladığımız kimlik üzerinden bir doğrulama olacak. Yani, birey kuruma girerken kameraya bakmayacak, kart okutmayacak, el okutmayacak, herhangi bir işlem yapmayacak; biyometrik veri doğrudan daha önce verisini RAM'da kaydettiğimiz kimlik bilgisiyle eşleştirme yapmış olacak. Dolayısıyla, burada biz bu yöntemle engellinin hakkını korumuş olacağız yani bazı kurumların yapmış olduğu usulsüz görüntü ekleme sistematiği tamamen devre dışı kalmış olacak çünkü anlık veri bize gelmiş olacak. Yani, birkaç saniye içerisinde biz gireni ve çıkanı kendi MEBBİS sisteminde eşleştirmiş olacağız. Dolayısıyla, buradaki tüm durum engelli bireylerin hakkını korumaya yönelik. Maliyet bağlamında da aslında bizim bazı kurumların yapmış olduğu bu usul sıkıntısının erken yaş eğitimlerine aktarılması noktasında da ciddi bir destek sağlayacağını öngörüyoruz.