| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/280) ve 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/279) ile Sayıştay tezkereleri |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 19 .11.2025 |
İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Sayın Başkanım, çok değerli milletvekillerimiz, çok Değerli Bakanımız, Bakan Yardımcılarımız, değerli bürokratlar ve basın mensupları; ben de hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Tabii, 2002 yılında iktidara geldiğimizde "Yol medeniyettir." dedik ve son yirmi üç yılda ulaştırmaya 300 milyar dolarlık yatırım yaptık. "Hava yolu halkın yolu." olsun dedik ve 2003'te 26 olan havaalanını bugün 58'e, hava aracı sayımızı 449'dan 2.180'e ve 50 ülkeye ve 60 noktaya olan uçuş sayımızı da bugün 132 ülkeye ve 355 noktaya uçuş yapar hâle getirdik. Hava yollarıyla 2024 yılında 231 milyon yolcu taşınarak Avrupa'da 3'üncü, dünyada 7'inci sırada yer alır hâle geldik.
Bu yolcu taşıma kapasitesinde muhakkak ki 90 milyon yolcu kapasitesiyle İstanbul Havaalanı'nın çok önemli yeri vardır. İstanbul Havaalanı yapılacağı zaman muhalefetten arkadaşlarımız şunu söylemişlerdi: "Proje gereksiz, bu devasa yatırım gereksiz. Uçaklar buraya inmez; rüzgâr var, yolcu gelmez." demişlerdi.
Peki, ne oldu arkadaşlar? İstanbul Havaalanı 17 Nisan 2025 tarihi itibarıyla 3'lü bağımsız pisti hayata geçirerek aynı anda 3 uçak iniş ve kalkış yapılabilmektedir. Bu özelliğiyle Avrupa'da 1'inci, dünyada da ABD'den sonra 2'nci olmuştur. İstanbul Havaalanı tam kapasiteye ulaştığı zaman yıllık 200 milyon yolcu taşıyabilme kapasitesine sahiptir. İstanbul Havaalanı'nı biz yapmış olsaydık arkadaşlar, yaklaşık 10 milyar 247 milyon euroluk bir yatırım yapacaktık; biz 1 TL'lik bir yatırım yapmadık arkadaşlar. Peki, 2024 yılında İstanbul Havaalanı'ndan biz ne kadar gelir elde ettik? 780 milyon 817 bin euro gelir elde ettik.
Diğer taraftan, yine, Antalya Havaalanı'nın kapasitesini artırdık; buradaki yatırım bedeli 765 milyon euro, bunu da yine özel şirket yaptı. 2024 yılında devletimize kaç para verdi? 100 milyon euro arkadaşlar.
Şimdi, tabii ki Zafer Havaalanı üzerinde çok duruyorsunuz. Zafer Havaalanı'nın yapımı, işletimi ve devredilmesi tamamen 78 milyon TL yani Antalya Havaalanı'nın bir yıllık gelirine bile bedel değil.
Diğer taraftan, AK PARTİ iktidarlarında yüz akımızdan biri de duble yollardır arkadaşlar. 2003 yılında "Duble yol yapımına başlayacağız." dediğimiz zaman o zaman da bize inanmamıştınız, yapamayacağımızı düşünmüştünüz. Allah'a şükür yirmi üç yılda yaklaşık 24 bin kilometre bölünmüş yol yaparak bölünmüş yol ağımızı yaklaşık 30 bin kilometreye ulaştırdık. Tünel uzunluğumuzu 833 kilometre ve köprü ve viyadük uzunluğumuzu da 811 kilometreye ulaştırdık. Tüm bu çalışmalar sonucunda tüm illerimizi bölünmüş yollarla birbirine bağladık.
Tabii, yolların bir kısmına yap-işlet-devret modeliyle yaptık. Tabii ki siz hizmete erken erişmek istiyorsanız bir kısmını yap-işlet-devret modeliyle yapabilirsiniz. Eğer, biz bugün Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü yapmasaydık, Avrasya Tüneli'ni yapmasaydık, Marmaray'ı yapmasaydık arkadaşlar, İstanbul'da trafik ne hâlde olurdu düşünebiliyor musunuz?
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Hayır, yol yapınca trafik artıyor!
İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Sizin Belediye Başkanınız diyor ki -ben bunu ilk defa duydum- "Yol yaparsan trafik artar." Dolayısıyla, hani, önceden siz şu Anadolu Bulvarı'na karşıydınız ya...
CEVDET AKAY (Karabük) - Onu öyle söylemiyor İsmail Ağabey...
ÜMİT ÖZLALE (İzmir) - Ya, İsmail Ağabey...
İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Hocam, siz oraya yeni geldiniz!
Anadolu Bulvarı'na karşıydınız ya, hani, ağaçların kesilmesine karşıydınız ya, hadi gidin bakalım, Anadolu Bulvarı'nı kapatın da görelim, hadi kapatın Anadolu Bulvarı'nı. Ya, Anadolu Bulvarını bırakın kapatmayı bir tane Anadolu Bulvarı dahi açamazsınız.
Bakın, arkadaşlar, Osmangazi Köprüsü ve İstanbul-İzmir Otoyolu 2035 yılına kadar sürecek ve biz burada 40 bin geçiş garanti etmişiz. Buradaki geçiş sayıları ne biliyor musunuz arkadaşlar? Bunlar zamana göre değişmekle beraber vadettiğimiz rakamın aşağı yukarı yüzde 30'la yüzde 60 üzerinde yani bunlardan biz herhangi bir geçiş bedeli ödemiyoruz.
Diğer taraftan, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Marmaray yolunda, yine köprüdeki oranımız yüzde 46, otoyoldaki oranımız yüzde 60.
Yine, "Ankara-Niğde Otoyolu'ndaki oranımız ne?" diye derseniz, buradaki oranımız da yüzde 79 arkadaşlar.
Arkadaşlar, bu yollar 2035 yılına kadar tedrici olarak, mesela Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Kuzey Marmara Yolu 2028, 2029, 2030 yıllarında ve 2035 yıllarında bu yollar bizim olacak arkadaşlar dolayısıyla da bundan hiç endişe etmeyin.
Diğer taraftan, tabii ki Devlet Demiryolları gerçekten de çok önemli. 1856 ila 1908 yılları arasında, Osmanlı İmparatorluğu Dönemi'nde toplam 4.136 kilometre yol yapılmış arkadaşlar, Cumhuriyet Dönemi'nde de -yine teşekkür ederiz- 3.764 kilometre yol yapılmış. 1950'den 2002'ye kadar arkadaşlar, 945 kilometre, yıllık yaklaşık 18 kilometre gibi bir yol yapımı olmuş ve demir yollarına hak ettiği değer verilmemiş ve AK PARTİ'nin iktidara gelmesiyle beraber arkadaşlar, demir yollarına 45 milyar dolarlık yatırım yapmışız ve 10 bin 940 kilometre olan demir yolu ağımızı 14 bin kilometreye çıkarmışız, bunun da 2.251 kilometresi hızlı tren hattıdır. Sadece şehirler arası yolları değil, aynı zamanda büyükşehirlerimizdeki raylı sistemlerdeki 1.036 kilometre yolun 430 kilometresi de yine Bakanlığımız tarafından yapılmıştır.
Yine, aynı zamanda, sadece yeni yol yapmakla kalmamışız, eskiden yapılmış olan, yaklaşık 8 bin kilometre olan demir yolu ağımızı da yenilemişiz.
Yine, arkadaşlar, sinyalizasyonda da yaklaşık yüzde 80'lere çıkmışız. Hükûmetlerimiz döneminde ilk defa ülkemiz hızlı trenle tanıştı ve dolayısıyla da dünyada 8'inci hızlı trenleri uygulayan ülke oldu ve ilk defa 13 Mart 2009 tarihinde Ankara-Eskişehir hızlı tren seferleriyle bunu başlattık. Ankara-Konya, Eskişehir-Konya, Ankara-İstanbul, Konya-Karaman, Ankara-Sivas hatlarını en son olarak 26 Nisan 2023 tarihinde devreye aldık ve 2009 yılından beri hızlı trenle yaklaşık 94 milyon vatandaşımızı bu hizmetten faydalandırdık.
Şimdi, tabii ki bizim önümüzde Sayın Bakanımız, umutla beklediğimiz Ankara-Uşak-İzmir Hızlı Tren Hattı var, tabii ki bu hattın, 2026 sonunda Ankara- Afyon'un, 2027 sonunda Uşak-Ankara'nın ve 2028 yılında da yolun tamamının biteceğini ifade ettiniz, bizi tabii ki bu sevindirdi, inşallah diyoruz. Diğer taraftan da Uşak Hızlı Tren Garı'nın da bizim eski tren garı olmasını daha önce de sizlere iletmiştik, bu konudaki çalışmalarının hızlandırılmasını istiyoruz.
Tabii ki diğer taraftan, kara yollarıyla ilgili de Uşak ilimizde önemli yatırımlarımız var. Çevre yolunda çok az bir yolumuz kaldı; 2,5 kilometre gibi, bunun 2027 yılında bitirilmesini talep ediyoruz.
Diğer taraftan, Eşme-Ulubey Yolu'muz bitti, Ulubey-Uşak arasında yaklaşık 3 kilometrelik bir kısmı kaldı, bunu da inşallah 2026'da bitireceğiz.
Diğer taraftan, Eşme-Güney Yolu'muzda hızla çalışmalar devam ediyor. Burada, tabii ki Sayın Bakanım, Ulubey-Güney Yolu'nda 20 kilometrelik bir kesim var, bunu da inşallah 2026 yılında ihale edersek Uşak ilimizin ulaştırmayla, kara yollarıyla ilgili problemlerinin çok önemli bir kısmını çözeceğimizi ben düşünüyorum.
Bakanım, pek çok hizmetleriniz var, gerçekten de Ulaştırma Bakanlığının hizmetlerini AK PARTİ iktidarının ak yüzü olarak görmekteyiz biz ve dolayısıyla da sizlerin ve ekibinizin başarılı çalışmalarından dolayı ben teşekkür ederim.
2026 bütçemizin hayırlı uğurlu olmasını diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Teşekkür ederim.
Sayın Ümit Özlale, süreniz on dakika.
Buyurun.
ÜMİT ÖZLALE (İzmir) - Sayın Başkan, Komisyonumuzun değerli üyeleri, Sayın Bakan, değerli bürokratlar, basınımızın emekçileri, Meclisimizin çalışanları; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Çok fazla kara yolları, deniz yolları, hava yolları konuşuldu. Ben, üzerinde çok fazla konuşulmamış iki alana değinmek istiyorum; bunlardan bir tanesi lojistik, bir tanesi de dijital, dijital dönüşüm.
Şimdi, bu kadar fazla yatırım yapıldıktan sonra şunu beklersiniz, İsmail Bey, meyvenizi yerken anlatayım size: Türkiye'nin Lojistik Performans Endeksi'nin yükselmesini beklersiniz değil mi bu kadar fazla yatırım yapıldığı için? Bakın, Dünya Bankası verileri, kaynağı da söylüyorum, Türkiye'de sadece uluslararası gönderileri at, geri kalan bütün alanlarda biz diğer ülkelerden gerilemişiz. Dünya Bankası verilerine bakarsanız lojistik alanında o kadar fazla yatırım bizi daha iyi bir yere getirmemiş; uluslararası kaynakları sonra veririm.
Bizim ticaret yollarına daha iyi entegre olmamız için bağlantı performansını yani limanların bağlantı performansını iyileştirmemiz lazım. İsmail Bey, size söylüyorum, hani bana laf attınız ya "Yeni geldin!" diye, ben yine geldim. Şimdi, şuraya bak; Suudi Arabistan, Fas, Yunanistan, İtalya, Mısır, İsrail'den daha kötü durumdayız.
ORHAN YEGİN (Ankara) - Ne konuda?
ÜMİT ÖZLALE (İzmir) - Bağlantı konusunda, yani limanların bağlantısı çünkü bizim esas olarak ihracatımızın önemli bir kısmı deniz yolları üzerindendir.
İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Bağlayacağız, Samsun'u da bağlayacağız, İzmir'i de bağlayacağız.
ÜMİT ÖZLALE (İzmir) - İnşallah, bundan daha fazla mutlu olamam.
Lojistik çok kritik bir sektör ve Sayın Bakan da demir yolları yatırımlarına burada kıymet verdiklerini söyledi, bence de çok mantıklı. Neden? Çünkü demir yolu yoğunluğuna baktığımız zaman bizler dünya ortalamasının çok altındayız. Bakınız, lojistikte bunlar UNECE ve TÜİK verileridir, TÜİK'in bizzat verileridir. Dolayısıyla bizim daha fazla demir yolu yatırımına ihtiyacımız var, mevcut durumda sadece 3-4 ülkeden daha iyi durumdayız.
İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Anlattım ya ben.
ÜMİT ÖZLALE (İzmir) - Tamam, anlattın.
Şimdi, hem demir ağlara hem de fiber ağları ihtiyacımız var. Şimdi, biraz da buradan ben BTK'nin alanına girmek istiyorum, fiber ağ ve TELEKOM altyapısı.
Şimdi, bakınız, mobil internet hızında dünya ortalamasının altındayız, sabit geniş bant internet indirme hızında dünya ortalamasının altındayız. Bizim burada TÜRK TELEKOM'u anmadan geçemeyiz, TÜRK TELEKOM'un bugün yüzde 85'i devlete aitti. Bakın, 2006'da bunu biz özelleştirdiğimiz zaman, yani sizin zamanınızda özelleştirdiğiniz zaman sadece bakır kabloların çalınmasından dolayı, özelleştiren şirket sadece bakır kabloların çalınmasından dolayı bu ülkeye 8 milyar dolar zarar ettirdi. Peki, daha sonra ne yaptı? Bu parayı getirdi mi yurt dışından? Getirmedi. Ne yaptı? Türk bankalarından kredi verdik. Türk bankalarına bu şirket krediyi vermeyince ne oldu? Türk bankaları TÜRK TELEKOM'un sahibi oldu. Dolayısıyla burada milyarlarca dolarlık bir kamu zararı oluştu, Türk bankaları da daha fazla zarar etmesin diye yeniden şimdi bunun sahipliği devletimize geçti. Yani 2006 yılında özelleştirdiniz, milyarlarca dolar zarar ettik, Türk bankaları zarar etti, şimdi, tekrar devlet almak zorunda kaldı.
Turkcell... Ben, o sırada depremdeydim, orada, deprem bölgesinde hiçbir yerde Turkcell çekmiyordu, hiçbir yerde.
Şimdi, ben Sayın Bakana ve değerli yetkililere sormak istiyorum: Turkcell'le konuştunuz mu? Çünkü bunun reklamını her yerde yaptılar, her yerde "Dronecell'le bir afet zamanında Turkcell devreye girecek." dediler, hiçbir yerde çekmedi. Peki, ben burada ilgili yetkililere soruyorum: Binlerce insan mağdur oldu, belki biz canlarımızı kaybettik Turkcell çekmediği için, Turkcell'e herhangi bir yaptırım uyguladınız mı? Turkcell'le bu konuda herhangi bir konuşmanız oldu mu? Neden? Çünkü Turkcell yani sonuçta AK PARTİ iktidarı elinde, orada da bir şey olmadı.
Şimdi, bakın, Türkiye'de gelir ve fırsat eşitsizliği her yerde. İlginç bir slayt göstereyim size. Bakın, şimdi, havalimanlarına geldiğiniz zaman bizim havalimanlarındaki internet hızını görüyorsunuz, hâlâ bizim yarıştığımız havalimanlarındaki internet hızının gerisinde ama nerede bir de bir problem var biliyor musunuz? "Lounge"a gittiğiniz zaman internet hızlı, normal, halkın kullandığı internet yavaş.
VELİ AĞBABA (Malatya) - VIP'de?
ÜMİT ÖZLALE (İzmir) - VIP'de en hızlı, sebebi de yani şöyle: Aslında, bu ülkeye bir turist indiği zaman dışarıdan ilk olarak eşitsizliği burada görüyor. Normal bir yolcuysa internetin hızı ile "lounge"daysa ya da VIP'de bir yolcuysa internetin indirme hızında, arada devasa fark var, Türkiye bu konuda dünya lideri.
Şimdi "dijital dönüşüm" demişken ben Sayın Bakana katılıyorum, işletmelerimizi dijital dönüşüme hazırlamak lazım. Hazırlamış mıyız bakalım, hiç de öyle gözükmüyor yani büyük ölçekli, küçük ölçekli, toplam neye bakarsanız bakın, bizim internet bağlantısı bulunan işletmelerin toplam içerisindeki payı OECD'nin de Avrupa Birliği ülkelerinin de gerisinde. O bakımdan da bizim bu işletmelerin dijital dönüşüme hazır olduğunu söylemek neredeyse mümkün değil. O yüzden de bakın, yine bir referans vereyim size, IMD, bunların Dijital Rekabetçilik Endeksi'nde devamlı geriliyoruz. Sayın Sayan, Dijital Dönüşüm Endeksi'ne baktığımız zaman, rekabetçilik endeksine baktığımız zaman devamlı geriliyoruz.
Bakın, burada ben, sunumda Sayın Bakandan şunu görmek isterdim: Bizim bir veri politikamız var mı? Sanayi ve Teknoloji Bakanı geldi ve dedi ki: "Ben 'hyperscale' yatırımlara karşıyım, veri güvenliği açısından bunlar sakıncalı." Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Şimşek geldi "Bizim daha fazla bu konuda yatırım çekmemiz gerek." dedi ama esas bununla ilgili Bakanlık sizsiniz ve esas kurum da BTK. Ben bizim veri altyapımız, veri güvenliğimiz, veri protokolümüz, veri merkezleri için ne kadarlık bir yatırım, onlar için ne kadarlık bir yatırım düşünüldüğünü sizin sunumunuzda bulamadım; bizim için çok ama çok hayati bir konudur bu.
Daha sonra fiber penetrasyona bakalım, eşitsizlik her yerde. Bakın şimdi, biraz önce Sayın Güneş dedi ki: "İstanbul'a çok fazla tünel yaptık, Marmaray yaptık." Allah sizden razı olsun, tamam ama bakın, kalkınma programlarına baktığınız zaman, Sayın Güneş, İstanbul ve çevresine 25-30 milyonluk bir nüfusu koymak, orayı sıkıştırmak doğru bir kalkınma programı değil. Siz oraya yeni bir mega proje daha yaparsanız İstanbul biraz daha şişer, şişiyor. Trafik yoğunluğu şu anda şehrin içerisinde yüzde 90'ın üzerinde; yani orada denilmek istenen şey şu: "Daha fazla yol yaparak trafik problemini çözemezsiniz." çok doğru bir uygulama. Şehir, bölge planlamasıyla bizim Marmara, Doğu Marmara'nın nüfusunu azaltmamız gerekiyor, deprem riskinden dolayı azaltmamız gerekiyor, başka sebeplerden dolayı.
Bakın, İstanbul, hele şimdi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı geldiği zaman Kanal İstanbul Projesi'nden de orada bahsedeceğiz. Bütün burayı, İstanbul'un nüfusunu 20, 22, 23 milyon yaptığınız zaman ve bütün projeleri oraya getirdiğiniz zaman bölgesel anlamda bir kalkınmadan bahsedemezsiniz. Bizim, İstanbul ve Marmara'nın yoğunluğunu, iktisadi faaliyetleri başka yerlere yaymamız lazım, bütün politikalarımızın bu çerçevede olması lazım ama bakıyorsunuz, fiber aboneliğine bakın, diğer yerlere bakın, korkunç bir eşitsizlik var. Bu eşitsizliği gidermeden, diğer illerdeki altyapı problemlerini çözmeden, İstanbul'a sadece yatırımların önemli bir kısmını, 500 bin sosyal konutun 250 binini yapmak gibi önemli bir kısmını İstanbul'a aktarırsanız İstanbul'un problemlerini sadece kısa vadede çözerseniz, orta, uzun vadede şehir yaşanmaz hâle gelir.
Şimdi, biliyorum, ben İzmir Milletvekiliyim, İstanbul'da da eşim var; Osmangazi Köprüsü'nü kullanarak gittiğim zaman benim cebimden 2 bin lira çıkıyor.
İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Normal yoldan gidersen?
ÜMİT ÖZLALE (İzmir) - Normal yoldan gidersen de 8 saatte gidiyorsun, tamam mı? Dolayısıyla, burada şunun olması gerekiyor: Bu otoyollara, paralı yollara 2 bin lira çok büyük bir rakam. Yani, Sayın Usta da söyledi Osmangazi Köprüsü'ne biz belki devasa bir para veriyoruz ama bizim verdiğimizden daha fazla da benim vergilerimden oraya gidiyor. Yani burada bize alternatif bir yol da göstermeniz lazım; yani ben paralı yol kullanılmayacaksam bunun bana maliyeti 3 saat olmamalı. Diğer yollarda da modernizasyon çalışmalarını sizden bekliyoruz.
Hepimizin içini yakan Çorlu tren katliamının sorumlusu. Şimdi, burada, bildiğiniz gibi, bir TCDD Genel Müdürü vardı, görevden alındı. Peki, görevden alındıktan sonra kendisine bir şey oldu mu? Oldu; milyarlarca lira para kazandı! Bakın, burada da ihaleleri var. Karayolları Genel Müdürlüğü Gülnar-Aydıncık, Silifke Mut Ayrımı-Gülnar yolu yapımı için ihaleye çıktı ve onu da Deha Altyapı Anonim Şirketi aldı ve şirketin yöneticileri arasında Çorlu tren katliamının sorumlusu olarak kabul edilen ama başına hiçbir şey gelmeyen beyefendi var. Bu şirket de şu ana kadar sizden 38 tane kamu ihalesi altında tam 16 milyar lira para aldı.
Şimdi, Sayın Bakan, değerli bürokratlar; bizler eğer hepimizi üzen ve hepimizin, sizin de Bakanlığınızın da itibarını zedeleyen bir katliamda, sorumluluğu olan birine âdeta maddi açıdan ödüllendirir gibi böyle bir şeyi verirsek o zaman burada biz bir adaletten bahsedemeyiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Buyurun.
ÜMİT ÖZLALE (İzmir) - Şimdi, son bir dakikamda da Sayın AK PARTİ'li mevkidaşım on beş dakika Yozgat'tan konuştu, ben de bir dakika İzmir'den konuşmak istiyorum.
Sayın Bakan, İzmir'in talepleri var: İkinci bir çevre yolu gerçekten şart, biliyorsunuz. İzmir'e yurt içi ve yurt dışı uçak seferleri yok denecek kadar az. Hızlı tren projesi bizim için hayati önem taşıyor, o yolun modernize edilmesi lazım; burada da sizden daha fazla bir yatırım bekliyoruz. Buca metrosu, Büyükşehir Belediyesi yapıyor ama sizinle daha önceden de konuştuk burada Konak'ı Bostanlı'ya bağlayacak Marmaray'a benzer bir proje oranın trafiğini rahatlatacaktır. Alsancak Limanı için, Çandarlı ve Aliağa varken Alsancak Limanı için başka bir çözüm mutlaka şart. Burada biz size daha önceden iletmiştik bunu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Toparlayın lütfen.
ÜMİT ÖZLALE (İzmir) - Bitiriyorum.
Daha farklı bir çözüm getirilebilir; Aliağa'da tam randımanla çalışan limanlar mevcut, oraya daha büyük bir ağırlık verilmesi bizim için daha doğru olacaktır diyorum.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum, teşekkür ederim.