KOMİSYON KONUŞMASI

ELİF ESEN (İstanbul) - Çok teşekkür ediyorum Başkanım.

Ben çok kısa tutacağım çünkü çok iyi değerlendirmeler yaptı kıymetli vekillerim ve keza sizler de öyle. Ben sizlere de sorduğunuz sorular ve görüşleriniz için teşekkür ediyorum. Objektif bir şekilde işletiliyor süreç, bu önemli.

Şimdi, tabii, çok önemli bir konuyu, hayati bir konuyu konuşuyoruz yani burada konuştuklarımızın hepsi çok önemli ama bir hak olarak konuştuğumuzda o hakkın size göre farklı ama emekliliğini bekleyen vatandaşlarımız ve ailelerine göre daha farklı yorumlandığını hissediyorum; üzüntüm bu noktada. Çünkü engelli vergi indirimi emeklilik hakkının geriye dönük iptali noktasında pek çok kişi ve aile bu işlemin vergi indirimi yoluyla erken emeklilik hakkının fiilen kaldırılması ve ardından da bu işlemin geriye dönük uygulanması sonucu mağdur oldu. Şimdi, çok kıymetli sunumlar yaptınız ve çok haklı olduğunuz noktalar da var. Bu matematiksel bir konu ve belki de siz de işletme körlüğü içinde bunu bu şekilde yorumladınız diye düşünüyorum çünkü "bence" diye bir cevap verdiniz, ya, devlet işinin içinde -tırnak içinde söylüyorum- bence kelimesi asla kullanılmamalı. Bu objektif bir kritere dayandırılmalı ve bakın, burada şu sebeplerle diye sizin diğer yaptığınız açıklamalardaki gibi olmalı. Şimdi, burada bu konuyla ilgili çok fazla şikâyet alıyoruz. Bakın, önümde benim mailime gelen kişilerin, farklı kişilerin şikâyetleri var, ben uzatmak istemediğim için çok kısaca değineceğim. Bir kere, bu, yapılan bir hukuksuzluk. Neden hukuksuzluk? Hukuk devleti ilkelerine aykırı yani kazanılmış bir hak. Örnek veriyorum, "2027'de emekli olacaksın." denmiş, bu kişi hastaneden sağlık kurulu raporunu almış, üstüne Gelir İdaresi Başkanlığından resmî vergi indirimi hakkını da kazanmış ve SGK tarafından da kendisine bir süre verilmiş. O kişi ve ailesi hayatını buna göre organize ediyor, dizayn ediyor ve bir umutla da bekliyorlar, belki ona göre bir yatırım yapıyorlar, bir borçlanma içine giriyorlar. O yüzden, hani bunun hak boyutu düşünüldüğünde, karşı tarafla empati yaparak o hak boyutunun düşünülmesinin çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Hukuksuzluk dedim çünkü kazanılmış hakların geriye dönük olarak ortadan kaldırılması hem anayasal güvenceye hem de sosyal devlet ilkesinin sosyal güvenlik hakkına aykırı diye düşünüyorum. Yine, engelli bireylerin istihdam ve çalışma kapasitesindeki sorunların da -daha önce bir vekilimiz de bahsetti- belki daha geniş bir perspektiften... Yani sadece sizin tarafınızdan değil, ilgili olduğunuz kurumlar, bakın, Sağlık Bakanlığı var bir tarafında, bir tarafında Maliye Bakanlığı var, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı var, daha geniş perspektiften tam da bu Komisyonun kuruluş amacına ve bizim buradaki farklı partilerden de olsak ruh birlikteliğimize uygun olarak bir seferberlik hâliyle ve daha geniş perspektiften değerlendirilerek bir kurumun farklı değerlendirdiğini, diğer bir kurumun farklı değerlendirmediği, ortak bir değerlendirme kriterinin olduğu ve kurumların birbirleriyle konuşabildiği bu dijital çağda mümkün, yetki ve sorumluluk alanı belirlenerek bu net bir şekilde uygulanabilir. Daha eşgüdümlü, daha koordine, daha seferberlik hâlinde bir politika ve uygulama yoluna gidilmesi ve bu hak gasplarının, hak mağduriyetlerinin giderilmesi lazım diyerek sözlerimi tamamlıyorum. Bunları iletmek zorundaydım çünkü bizde çok fazla sorun ve ihtiyaca dair görüş alıyoruz, bunlar da biz de vicdani bir yük oluşturuyor.

Teşekkür ediyorum sunumlarınız için tekrar.