| Komisyon Adı | : | (10/434,2104,2716,2717,2718,2719) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 09 .12.2025 |
SEMRA ÇAĞLAR GÖKALP (Bitlis) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Ben öncelikle kendimi tanıtayım, DEM PARTİ Bitlis Milletvekili Semra Çağlar Gökalp.
Bilgilendirme yapan kurumların değerli yetkililerini de öncelikle selamlıyorum.
Engelli yurttaşların esasında ben sorudan ziyade biraz hem bu tartışmalara katkı sunmak, yer yer bizden doğru da bazı eleştirilerimiz var, ayrıca önerilerimiz de var. Komisyonun çalışmalarını da beslemesi açısından bazı katkılarımız olacak bu tartışma sürecine dair. Yani engelli yurttaşların en başta gelen sorunlarından bir tanesi SGK'nin görev alanına giren emeklilik hakkıdır. Bizlere, yurttaşlardan bu yönde çok fazla, çok sayıda sorun ve başvuru geliyor. 15 Ocak 2025 itibarıyla engelli yurttaşlarımızın yaşadığı vergi indirimi emekliliği konusundaki ciddi mağduriyetleri ve toplumsal etkileri konuşmak ve buna yönelik çözüm üretmek bu Komisyonun asli görevlerinden biri olmalıdır, bizler için yani diğer arkadaşlarımız da bu anlamda bu hassasiyete sahipler zaten. Bu mesele yalnızca idari bir uygulama ya da mevzuat yorumu değildir. Toplumsal etkisi geniş, insani boyutu derin, hukuki sonuçları daha önemli olan bir konuyla karşı karşıyayız. Engelli yurttaşlar yıllardır yürürlükte olan mevzuata güvenerek çalışma hayatına katılmış, vergi indirimiyle emeklilik prosedürlerini tamamlamış, raporları aldıkları dönem geçerli kurallara uygun olarak değerlendirilmiştir. Ancak son dönemde yapılan uygulama değişiklikleri sonucunda daha önce uygun bulunmuş raporlar geçersiz kılınmakta, emekliliğe günler kala insanlar sürecin başına döndürülmekte, geriye dönük hak iptalleri yapılmakta, engelli bireylerde ciddi bir güvensizlik ve psikolojik baskı oluşmaktadır. Burada karşımızda bir uygulama sorunu değil, esasen hak güvencesi sorunu bulunmaktadır. Partimizin engellilik politikaları çok açık bir ilkeye dayanır, engellilik bir lütuf alanı değil, bir hak alanıdır. Biz, bu meseleye bu çerçeveden bakıyoruz. Bu çerçevede, hakların geriye dönük iptali, yurttaşın kendini tekrar, tekrar ispatlamaya zorlanması, yıllarca verilen emek ve primin yok sayılması, sosyal devlet ilkesine aykırıdır ve Anayasa’nın sosyal güvenlik hakkını koruyan 60'ıncı maddesiyle çelişmektedir. Engelli yurttaşların devlete olan güveni bu süreçte ciddi biçimde zarar görmüştür. Bu durum sadece bireysel bir mağduriyet değil, kurumsal güven kaybını da beraberinde üretmektedir .
Hukuki ve idari sorun alanlarının da biraz altını çizmek isterim esasında. Kazanılmış hakların korunması idarenin temel sorumluluk alanlarından bir tanesidir. Raporların topluca yeniden değerlendirilmesi, nesnellik, standartlaşma ve şeffaflık açısından soru işaretleri yaratmaktadır. Değerlendirme yöntemi sadece SGK Sağlık Kuruluna verilerek tek elde toplanması da adil ve nesnellikten uzaktır. Bu uygulama binlerce engelli yurttaşın ekonomik ve psikolojik istikrarını derinden sarsmaktadır. Engelli yurttaşları istihdam alanlarından uzaklaştırmaktadır aynı zamanda. Dolayısıyla hem hukuki hem idari bakımdan gözden geçirilmesi gereken zorunlu bir süreçle karşı karşıyayız. Esasen bu toplantıdan beklediğimiz somut adımlar şu yöndedir, amacımız bir tartışma yürütme değil, onu belirtmek istiyorum, çözüm üretmeye dair somut bir irade ortaya koymaktır. Bu kapsamda, talep ettiğimiz temel somut adımlardan bazıları şunlardır: Geriye dönük hak iptallerinin durdurulması yani bu başlıkta mevzuatın geçmiş dönem uygulanışına uygun değerlendirme yapılmasıdır. Sürecin tek merkezli, nesnel ve denetlenebilir bir standarda bağlanması, farklı illerde ve farklı heyetlerde ortaya çıkan çelişkiler giderilmelidir. Daha önce emekliliğe hak kazanmış veya hak kazanma aşamasına gelmiş dosyaların korunması, burada da bu dosyalar için kazanılmış hak yaklaşımının esas alınması gerektiğini düşünüyoruz. Engelli bireylerde iletişimde şeffaflık ve bilgilendirme yükümlülüğünün güçlendirilmesi, ki az önce zaten en büyük yaşanılan sorunların başında bunun da geldiğini görmüş olduk. Süreçler açık, takip edilebilir ve anlaşılır olmalıdır çünkü bilgi karmaşası ciddi anlamda bu süreçlerin doğru zeminde anlaşılmasının da önünü açmış olmaktadır. Ve ortak bir çalışma grubunun kurulması, bu aynı zamanda sizlere ve Komisyon açısından da bir öneri olabilir. SGK, TBMM yani Meclis, sivil toplum ve engelli örgütlerin yer aldığı bir mekanizmayla açıkçası kalıcı bir çözüm geliştirilebilinir. Bu anlamda öneriler ve geliştirilecek somut öneriler de bir yol haritası çıkarabilir belki bu kriz alanlarının yönetimine dair. Ve en son olarak da çözüm için bizler iş birliği içerisinde olduğumuzu belirtmek istiyorum. Bizler bu sorunun siyasi bir tartışma konusu yapılmadan, engelli yurttaşların haklarını koruyacak bir çözüme kavuşturulmasını istiyoruz. Ki bu Komisyon başladığından beri esasen diğer bütün partilerin de, bütün Komisyon üyelerimizin de zaten yaklaşımı her daim bu yönde oldu. Bu anlamda Mecliste bunun da takipçisi olacağımızı ancak aynı zamanda bu Komisyonda da çözüm üretmeye dair çalışmalarımızı da sürdüreceğimizi ifade etmek istiyorum. Çünkü toplumun en kırılgan kesimlerinden birinin hak kaybı yaşadığı bu süreç hem sosyal adalet hem de kamu yönetimi açısından mutlaka düzeltilmelidir diyorum.
Son söz olarak bizim temel hedefimiz şu: Engelli yurttaşlara güven verecek, haklarını koruyacak, öngörülebilir ve adil bir sosyal güvenlik ortamı oluşturulması çok önemlidir. Bu doğrultuda, SGK'nin atacağı her adımı desteklemeye hazır olduğumuzu bildirmek istiyorum. Ancak mağduriyet üreten herhangi bir uygulamanın da karşısında olacağımızı buradan da tekrardan ifade etmek istiyorum.
Sunumlarınız için tekrardan teşekkür ediyorum ve tekrardan hoş geldiniz diyorum.
Teşekkürler.