KOMİSYON KONUŞMASI

AYHAN BİLGEN (Kars) - Öncelikle, Kamu Denetçiliği Kurumunda emeği geçen, bu kısa sürede bu kurumun ciddi çalışmalar yapmasını sağlayanlara teşekkür ediyorum. Ama galiba yani kuruluş sürecindeki yapılan çok önemli tartışmalara rağmen yani Meclis İnsan Hakları Komisyonunun düzenlediği uluslararası toplantılar, dünyadaki ombudsman uygulamalarının yani deneyimlerinin Türkiye'ye aktarılmasıyla ilgili çok önemli bir hazırlık sürecine rağmen, kuruluş mevzuatındaki sorunlar aslında bu kısa süre pratikte kendini gösteriyor yani bu rapor da bunu çok net ortaya koyuyor. Ben çok uzun ayrıntıya girmeyeceğim ama bir iki nokta... Birisi, biraz önce tartışılan konu, yani yargı ile yetki ve görev çatışması konusu dünyada daha çok şöyle tartışılıyor yani görev alanını daraltarak çözmek değil, aksine yargı süreçleri uzun sürebilir ve hak ihlali devam ettiği için telafisi imkânsız durumlar ortaya çıkabilir. Bu kurumlar doğrudan sürece müdahil olur ve çatışmayı çözerek, krizi, ihlali gidererek, uzlaşmayı sağlayarak, o yargının uzun sürede ortaya çıkardığı yani kendisi uzun olan durumun ortaya çıkardığı haksızlığı giderir. Dolayısıyla burada yargının yetki alanına girmek değil aslında tam tersine yargıda daha sonuç alması zor olan süreci hızlandırmaktır yani bu bir görev kapsama alanıyla ilgili değil işleyişle ilgili bir tartışmadır daha çok dünyada. Raporda benim en çok önemsediğim yani muhtemelen tabii kurulun görevi değil, Parlamentonun yani bir yasal düzenleme ihtiyacı açısından söylüyorum, tavsiye niteliğinde kararlarla böyle kritik kurumların beklentiyi karşılaması imkânsız. Tavsiyeyi aşacak bir yaptırım gücünün kamu kurumları üzerinde olması kaçınılmaz. Dolayısıyla yani galiba asıl sorun, asıl başvuruların niteliğini de etkileyen yani birazcık hani arzın talebi etkilemesi gibi bir durum. Yani siz yaptırım dışında bir inisiyatif, tavsiye dışında bir inisiyatif vermediğinizde insanlar ciddi sorunlarının, çok can yakıcı, çok temel sorunlarının bu mekanizmada çözülemeyeceğini düşünerek başvurmuyorlar. Başvuruların niteliğini elbette ki, ihlaller içerisinde bir hiyerarşi kurmak için söylemiyorum ama niteliğine baktığınızda zaten kurulun tasnif ediş biçimine de baktığınızda bunu çok net biçimde görmek mümkün.

Son olarak da şunu söylemek isterim: Özellikle bilgi, belge isteme süreçlerinin işleyişiyle ilgili yani ağırdan alışlar galiba bu kurulun arkasında bir siyasi iradenin olduğu, kamu gücünün olduğu, devlet erkinin arkasında olduğunun yeterince hissedilmemesiyle ilgili bir sorun. Yani bu konuda kurulun yapacağından çok galiba siyasi aktörlerin yapması gerekenler var. Bu psikolojik bir zihinsel durum. Bunun da en azından mevcut mevzuatla daha iyi çalışılabilmesi açısından önemli olduğunu düşünüyorum.

Teşekkür ediyorum.