| Komisyon Adı | : | (10 / 6996, 7004, 7005, 7006, 7007, 7009, 7010, 7024, 7026, 7034, 7035, 7036, 7037, 7038, 7039, 7040, 7041, 7042, 7043, 7044, 7045, 7046, 7047, 7048, 7049, 7050) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürü Musa Şahin'in, 6 Şubatta yaşanan deprem afetinden sonra Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün çocuk alanında yürüttüğü faaliyetleri hakkında sunumu |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 30 .03.2023 |
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ediyorum sunumunuz için.
Şimdi, deprem bölgesinde toplamda kaç çocuk hayatını kaybetmiş, buna ilişkin veri var mı elinizde? Çocukların kaçı kayıp? Vefat eden kaç çocuk sahipsiz olarak defnedildi ve uzuvlarını kaybeden vekilimiz de sordu ama kaç çocuk var; bunlara ilişkin bilgi var mı elinizde?
Şimdi, Adana bölgesindeki hastanelere civar illerden çok sayıda çocuk geldi ve bunların çoğu ya kendini ifade edemiyor ya bilinci yerinde değil. İlk üç gün hastanenin önünde çok da tekin olmayan insanların yığılmış olduğu ihbarı geldi bize, hani, bunları "Bizim çocuğumuz." diye sahiplenmek isteyen birtakım tekin olmayan insanların varlığı söylendi; gittik, gerçekten, yerinde tespit ettiğimizde bir sürü insanın kapı önünde beklemekte olduğunu gördük ve buna ilişkin bir güvenlik zafiyeti yaşandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü olarak bir afet anında bu çocukların korunmasına dair Emniyetle ortaklaşa bir iş birliği düşünüldü mü? Bence bu çok önemli. Bir afet bölgesi olan, afetlerle karşı karşıya olan bir ülkede bu çocukların ilk üç günlük güvenliği çok önemliydi; buna dair bir zafiyet yaşandı, buna bizzat şahitlik etmiş bir milletvekili olarak soruyorum: O üç günde kaybolan veya sahiplenilen çocuklarla ilgili bir bilgi var mı elinizde? Bunun çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Yine, bazı cemaatlerin -özellikle sosyal medyada da paylaştılar bunu- bu çocukları alıkoyduğuna dönük iddialar oluştu, basına da yansıdı bunlar ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Derya Yanık'a sorulduğu zaman da bu çocukların, ailelerinin izni dâhilinde cemaatlerin kontrolü altında olmasına ses çıkamayacaklarını ifade ettiler. Aslında kendini ifade edemeyen çocuklar da vardır muhakkak onun içerisinde, reşit olmayan, kendini ifade edemeyen, ailesi olmayan çocuklar da vardır muhakkak bunların içerisinde. Devlet olarak bu çocuklara gerekli güvenlik sağlanamaz mıydı? Buna dair böyle bir önlemin alınması gerekmiyor muydu? Çünkü bunların bir tercih hakkı yok, reşit olmamış henüz yani herhangi bir cemaati tercih edebilme gibi bir hakkı ve şansı da yok. Dolayısıyla bu çocukların farklı cemaatlerin inisiyatifine terk edilmesi ne kadar doğru? Ayrıca, "eğitim birliği" dediğimiz "tevhiditedrisat" dediğimiz bir olay var. Yani, bu eğitim birliği çerçevesinde bu çocukların örgün eğitimde olmaları gerekirken böyle cemaatlerin şeyine terk edilmeleri de doğru bir yöntem değil çünkü zaten kendileri henüz reşit olmadıkları için bu tercihi yapacak durumda da değil. Dolayısıyla, devletin şemsiyesi ve koruması altında olması gereken bu çocuklara dair ne yaptınız? Bunu sormak istiyorum. Bununla ilgili takipler yapılıyor mu? Depremzede kaç çocuğu koruyucu aileye verdiniz? Gerçi az önce ifade ettiniz.
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Az önce onu söyledi.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Söylediniz onu ama sayı az yani başvuruya oranla sayı az. Tabii ki güvenliklerinin ve o ailelerin...
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Araştırılıyor o yüzden.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Elbette soruşturulması gerekiyor. Dolayısıyla, ben özellikle de bu çocukların güvenliği açısından sizin görevinizin çok çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Teşekkür ediyorum, bu sorulara cevap verirseniz.