| Komisyon Adı | : | (10 / 6996, 7004, 7005, 7006, 7007, 7009, 7010, 7024, 7026, 7034, 7035, 7036, 7037, 7038, 7039, 7040, 7041, 7042, 7043, 7044, 7045, 7046, 7047, 7048, 7049, 7050) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürü Banu Aslan'ın, Yapı İşleri Genel Müdürlüğü olarak Kahramanmaraş merkezli deprem afetinde ve önceki afetlerde yaptıkları çalışmalar hakkında sunumu |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 21 .03.2023 |
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, değerli bürokratlar, değerli uzman arkadaşlarım, milletvekillerim; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle, sunumunuz için teşekkür ediyorum.
Tabii, hasar tespitinde hızlı reflekse geçti; bu, önemli bir şeydi ama ben de hem sahadan... Biz de Adana'da 530 vatandaşımızı kaybettiğimiz, 11 binanın tamamen yıkıldığı, şu anda da 900'ün üzerinde ağır hasarlı binanın bulunduğu bir süreci yaşadık. Bu orta ve ağır hasarlılarla ilgili nasıl bir yaptırım uygulanıyor? Buna ilişkin çok sayıda soru geliyor. Ağır hasarlılar tabii ki tamamen kaldırılacak ama orta hasarlılarla ilgili Sayın Çevre, Şehircilik Bakanı bunların da yıkılması gerektiğine ilişkin bir şeyler söyledi ama insanların zaten konut almayla ilgili çok büyük sorunları var; bu orta hasarlılar da yıkıldığı zaman çok büyük bir meblağ oluşturacak, bunların tamamı karşılanabilecek mi, nasıl bir yöntem izlenecek? Öncelikle onu sormak istiyorum.
Yine, tabii, bu denetlemeler sırasında, bu son deprem bölgesinde özellikle hem denetim hem kontrol aşamasında çıkılan ihalelerde bölgedeki mühendislerden çok yararlanılmadığına, özellikle İstanbul ve Ankara'dan mühendislerin tercih edildiğine ilişkin 11 bölgeden bize şikâyetler geliyor. Hani bunun tam tersinin olması gerekmiyor mu? Bu 11 bölgedeki mühendislerin değerlendirilmesi, hem buradaki insanların istihdam sorunlarının çözülmesi hem de destek anlamında daha olumlu olacaktır. Buna ilişkin şartnamelerinizde, sözleşmenizde bir hüküm var mı yoksa yine Ankara ve İstanbul'daki veya işte büyük kentlerdeki mühendislerden mi yararlanılacak? Onu sormak istiyorum.
Yine, tabii, bu yapıların denetlenmesi sırasında hasar tespitleriyle ilgili bazılarının gelip karot aldığını, bazılarının sismik şeylerle tespitlerini... Yani birtakım fırsatçılar çıktı açıkçası; hepiniz, siz de biliyorsunuz bunu. Bir takım fırsatçıların çıkıp insanlardan büyük paralar alarak "Sismik olarak ben senin yapının sağlam olup olmadığını biliyorum." ya da "Karot alarak yapalım..." Bu da biliyorsunuz donatıyı kesmesi durumunda binayı daha da riske sokacak bir durum. Bence buna ilişkin kamuoyu tam anlamıyla bilgilendirilmedi; bu çok önemliydi ve buna ilişkin bir cezai müeyyide var mı? Yani bu tür böyle "Ben sismikle saptarım." diyenlere ya da fahiş fiyatlarla insanların bu can korkusundan faydalanan fırsatçılara dair bir cezai müeyyide var mı? Öncelikle bunları sormak istiyorum.
Daha sonra şu var: 2004 yılında Bakanlığınızca düzenlenen Deprem Şûrası'nda yapı üretim mevzuatının depremlere daha duyarlı hâle getirilmesi amacıyla bir karar alındı. Yapı sisteminin risk yönetimini içerecek biçimde yenilenmesi; yapılaşmayla ilgili ayrı bir yapı kanunun hazırlanması; oluşturulacak yeni yapı kanununda yapının teknik konuları, yapı malzemesi, yapı denetimi, şartnameler, mesleki konular ve yapıyı ilgilendiren diğer hususların bütüncül bir yaklaşımla ele alınması; bina türü, mevcut yapı stokunun deprem tehlikesine karşı envanterinin incelenmesi ve değerlendirilmesi; mevcut durum, sorunlar ve bunları aşabilmek için izlenmesi gereken yolların belirlenmesi; bu amaçla aynı tehlikeyi yaşayan diğer gelişmiş ülkelerin yaptığı gibi kademeli değerlendirme yöntemlerinin uygulanması; yapılacak kademeli değerlendirme sonrası binaların tehlike sıralamasının yapılarak iyileştirme programlarının ve projelerinin hazırlanması kararlarına yönelik gerçekleştirilen faaliyetleriniz nelerdir ve neden yukarıda çizilen çerçevede bir yapı kanununa sahip değiliz ülke olarak? Bu konuda Genel Müdürlüğünüzce bir çalışma yapılmakta mıdır? Yine, bizden önce -yani biz 2021 yılında bir deprem raporu sunduk Deprem Komisyonu olarak ama- 2010 yılında da TBMM'de bir Deprem Komisyonu kurulmuştu ve deprem riskinin araştırılarak deprem yönetiminde alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan o Komisyonun raporunda diyordu ki: "Deprem etkilerini azaltacak yapım sistemleri ve yapı türlerinin desteklenmesi ve uygulanması sağlanmalıdır." Bu öneri doğrultusunda herhangi bir çaba olmuş mudur -tabii, kurumunuz adına soruyorum, şahsınız değil- olmadıysa neden olmamıştır?
Bahse konu raporda yer verilmiş olan hasar tespit çalışması metodolojileri için merkezî yönetim birimlerinizde önemli bir tecrübe ve bilgi birikimi bulunmaktadır. Bu çalışmaların daha verimli hâle getirilmesi hususu ülkemiz yapı envanterinin oluşturulmasına bağlıdır. "Envantere göre yapılacak tespitler hasar ve zarar standartlarının belirlenmesi için önemli katkı sağlayacaktır." önerisi doğrultusunda bir çabanız olmuş mudur, olmadıysa neden olmamıştır? Yani yapı envanteri çıkarılmış mıdır, son durum nedir? Biliyorsunuz, her yıl, kolonların kesilmesi, kirişlerin içerisinden tesisat geçirilmesi ve benzeri gibi maalesef binaya bir dizi müdahaleler var. Siz az önce ifade ettiniz ama ben yine de sorayım. Bir otomobil bile her yıl kontrol edilirken bu binalara ilişkin beş yılda bir, söylediniz, ifade ettiniz. Ben yine de bu sorumu tekrarlamış olayım: Ne tür cezai yaptırımlar uygulanacak, onu sormak istiyorum.
Yine "Denetim konusu sadece yapı denetimiyle sınırlı kalmamalıdır, denetimin bir inşaatın arsa seçiminden yapının kullanımına kadar geçen safhaları dikkate alan yer bilim raporlarının denetimi, proje denetimi, planlama denetimi, inşaat denetimi ve kullanım denetimi şeklinde bir süreç denetimi olarak tasarlanması gerekmektedir." önerisi var. Bu doğrultuda bir çabanız olmuş mudur, olmadıysa neden olmadı? Yapı denetim mevzuatında yapı denetim kuruluşlarının zemin ve temel etüt raporlarının yerinde denetimi konusunda bir boşluk mevcut mudur? Zemin araştırmaları neden denetim sisteminin bir parçası hâline getirilmemektedir? Genel Müdürlüğünüz bu kanuni görevini yerine getirmiyor; neden getirmediğini buradan sormak istiyorum.
Ülkemizde yapı denetiminin son durumu nedir? Yani tamam, bilgisayardan seçiliyor, mesafeyi koruyorsunuz falan ama bunun da çok sağlıklı yürümediğine, birtakım şirketlerin başka kanallardan devreye girdiğine ilişkin maalesef bilgiler de geliyor bize.
ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI YAPI İŞLERİ GENEL MÜDÜRÜ BANU ASLAN - Mümkün değil.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Yani ben söyleyeyim de burada... Yeterli olduğunu düşünüyor musunuz? Yapı denetimi ülkemizde yeterli midir yani yeterli bir konumda mıdır?
Peki, son yaşanan depremlerde en büyük yıkımın fay zonları üzerine oturan, sıvılaşmaya yatkın, mühendislik açısından zayıf mühendislik özelliklerine sahip, gevşek alüvyon zeminlere sahip ovalarda meydana geldiği görülmektedir. Gerek 99 Marmara depreminde Sakarya'da gerek 2011 Van Erciş'te gerek 2020 Elâzığ ve İzmir Bayraklı ile en son Maraş depremlerinde yıkımların büyük kısmının gevşek alüvyon zemin birim üzerine oturan yapılarda meydana gelmesine rağmen zemin etütleri neden yapı denetim sistemine alınıp gerekli denetimler yapılmıyor? Yıllardır Yapı İşleri Genel Müdürü olarak görev yapmanıza rağmen bu konuda düzenleyici bir işlemle ilgili çabanız oldu mu, bunu sormak isterim.
Yine, Yapı Denetim Dairesi, Genel Müdürlüğünüze bağlı... Son, Maraş depremlerinde 2000 yılından bu yana yapı denetimi sistemi içinde inşa edilmiş kaç bina yıkık? Acil yıkılacak, ağır ve orta hasar almış... Belki şu anda veremezsiniz ama listesini il il, yazılı olarak Komisyona verebilir misiniz? Yıkılan bu yapılarda yapı denetim sorumluluğunu üstlenmiş kaç yapı denetim kuruluşu var, bunları tespit ettiniz mi? Bu yapı denetim kuruluşlarının bu binaların yıkılmasından ya da ağır hasar almasından dolayı bir sorumluğu yok mudur, hiç mi sorumlulukları yok bu yapı denetim firmalarının? Varsa soruşturma açtınız mı? Açmadıysanız neden açmadınız? Yani bunu sadece üç beş müteahhide yıkarak... Bu bir sistem, bu sistemde vatandaştan tutun müteahhidine kadar bu işin içerisinde sorumlu kimse -yapı denetim, her kimse- buna ilişkin neden soruşturma açılmıyor?
Yine, henüz inşa edilmekte olan çok sayıda yapı da yıkıldı -siz az önce natamam binalardan bahsettiniz- bu bizlere hem yapı denetim kuruluşlarının hem de bunları denetlemekle görevli il yapı denetim komisyonu ile merkez komisyonunun görevlerini iyi yapmadığını göstermekte. Örneğin, Samandağ'da yapılmakta olan bir hastane yıkıldı, öyle değil mi Değerli Vekilim? Samandağ'da yapım aşamasındaki bir hastane yıkıldı ve kullanılamaz hâlde.
SUZAN ŞAHİN (Hatay) - Evet Samandağ'da. Bir de İskenderun'da riskli olmasına rağmen faaliyetine devam eden bir hastane.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Yani her şeyin en iyi şekilde yapılmadığı buradan da maalesef gözler önüne serilmekte bu deprem sonrası.
2000 yılından sonra yapı denetim kuruluşları tarafından denetlenen kaç bina yıkılmıştır? Buna ilişkin bir çalışma yapıldı mı? Bu binalarda kaç yurttaşımız yaşamını yitirdi?
SUZAN ŞAHİN (Hatay) - Okullar da var.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Tabii okullar, hastaneler, resmî binalar; AFAD binası bile yıkıldı maalesef.
Bizim etüt ve proje yapım süreçlerimiz sizce uluslararası bina yapım kodlarıyla uyumlu mu; uyumlu değilse, neden uyumlu değil?
Binalarımız sadece depreme karşı yetersiz değil, aynı zamanda, diğer afet türlerinin etkilerine, risklerine karşı da eleştiriler var. Özellikle kıyı kentlerimiz deniz içi depremden kaynaklı tsunami etkilerine açık ancak tsunami riskine açık alanlarda inşa edilen yapıların bu etkiler baz alınarak inşa edildiklerini söylemek imkânsız yani çok göz önünde bulundurulmuyor tsunami etkisi ne yazık ki. Bu konudaki etüt ve proje süreçleri geliştirilmiyor. Buna ilişkin yaşanan sıkıntılar nedir?
Yine, fay zonlarının sakınım bandına inşa edilen 191 okul, hastane gibi çok sayıda resmî kurum ve kuruluşun binası maalesef hasar görmüş durumda. Bunları tekrar bu fay zonlarının üzerine oturtmamakla ilgili bir önlem alıyor musunuz? Buna ilişkin bilgi verir misiniz lütfen.
Yine, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 28'inci maddesinde "Yapıda inşaat ve tesisat işleri ile kullanılan malzemelerin kamu adına denetimine ilişkin fenni mesuliyet, ruhsat eki etüt ve projelerin gerektirdiği uzmanlığı haiz meslek mensupları tarafından ayrı ayrı üstlenilmek zorundadır." hükmü bulunmasına rağmen, yapı üretim ve denetim sistemi neden sadece 4 meslek disipliniyle sınırlandırılmıştır ve zemin araştırmalarını gerçekleştiren jeoloji mühendisleri neden denetim sistemi içinde yer almıyor? Merkez Yapı Denetim Komisyonu kaç üyeden oluşuyor? Bunların hangi meslek grubundan olduğu hakkında bilgi verir misiniz. Komisyonda bütün farklı meslek disiplinlerinin temsil edilmesini engelleyen nedir diye bunları sormak istiyorum.
Tabii, yine, bizim 2021'deki Komisyon raporumuzun yapı inşası ve proje denetlenmesine ilişkin 408'inci sayfasında zeminden tutun parmak iziyle yapı denetiminde yer alacak mühendise, şantiye şefine kadar her konuda önermelerimiz var; bunların kaçını dikkate aldınız diye sormak istiyorum.
Çok teşekkür ediyorum.