KOMİSYON KONUŞMASI

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Maalesef, bir dönemde 2'nci Deprem Komisyonunda görev almak nasip oldu. Allah bir daha nasip etmesin diye tekrar başlamak istiyorum.

Benim şu anda söyleyeceğim şeylerin AFAD emekçilerine yönelik olmadığını burada ifade etmek isterim. Depremde emek ve katkı sunmuş bütün AFAD görevlilerine buradan teşekkürlerimizi iletmek istiyorum. Ama şunu muhakkak dile getirmek durumundayız: AFAD, deprem öncesi, deprem sırası ve deprem sonrasına ya da afet öncesi, afet sırası ve afet sonrasına dönük hazırlıkları olması gereken bir kurumken maalesef birkaç ay önce, bu depremden belki bir iki ay önce, tam zamanını hatırlamıyorum ama "çök, kapan, tutun" gibi müsamere niteliğinde bir tatbikatın yapıldığı...

Bizim 2021 yılında tamamlamış olduğumuz, burada birçok milletvekilinin de görev almış olduğu Deprem Komisyonu Raporu'nda öne sürmüş olduğumuz önermelerden özellikle bir ikisini okumak isterim.

16'ncı maddemizde "Merkezî ve yerel tüm kamu kurum ve kuruluşları, akademik kuruluşlar, özel sektör, sivil toplum kuruluşları, medya, aile ve bireye kadar uzanan toplumun tüm kesimleriyle başta deprem olmak üzere mevcut ve yeni tüm afet risklerini, her türlü afet ve acil durumu ve afet yönetiminin tüm süreçlerini kapsayan Türkiye Afet Yönetimi Strateji Belgesi ve Eylem Planı hazırlanmalı ve uygulamaya geçirilmelidir."

Evet, siz illere dair İRAP raporları hazırlamışsınız. Maraş'tan tutun, işte, özellikle bu 11 ili kapsayan İl Afet Risk Azaltma Planı raporu hazırlamışsınız ve bu, neredeyse oradaki depremin büyüklüğünü hatta Urfa'da sel olabileceğini de öngören bir rapor. Ama ne yazık ki gördüğümüz şu: Deprem öncesi alınması gereken önlemlere dair çok güzel raporlar, fotoğraflar ve emek verilmiş. Maraş raporu yanımda, birçok ile ait raporlar da yanımda ama şu anda Maraş'ı göstermek istiyorum. Son derece değerli bir çalışma yapılmış. Peki, buna dair ne tür önlemler alındı? AFAD, tamam, çok önemli, gerçekten de değerli çalışmaların yer aldığı ve neredeyse depremin merkez üssünü verecek kadar ciddi bir çalışmanın yapıldığı İRAP raporları... İl afet risk azaltmaya dönük ne tür bir çalışma yapıldı? Mesela, değerli meslektaşım ifade etti, fay zonu üzerinde doğrudan yer alan bu 11 ilimizde niye bir dönüşüm sağlanmadı? Neden fay zonuna dönük çalışmalar...

Bakın, burada yine, 22'nci maddede diyoruz ki: "Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen mekânsal planlama sürecinde aktif fay zonlarının 1/1.000 ölçekli haritalanması ve fay sakınım zonu oluşturma kriterlerinin belirlenmesi ve bu projenin hızlandırılarak ülkenin tamamını kapsayacak şekilde geliştirilmesi ve tamamlanması sağlanmalıdır." diye önermemiz var ve bir türlü bu fay yasası hayata geçmedi. Ben 2020'de buna ilişkin bir kanun teklifi sundum, 2021'de geldi ve maalesef, ne yazık ki reddedildi. Yani şunu hep beraber yaşadık, ne yazık ki deneyimledik, 50 bin insanımızı enkaz altında bırakarak deneyimledik ki afetler politika dışı bir şeydir. Yani kimden gelirse gelsin teknik olan önerilerin hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. İçişleri Bakanlığınca fay yasasına ilişkin çalışmanın yaptırıldığından bilgimiz var; neden hayata geçmedi, soru bu, niye bugüne kadar hayata geçmedi? 50 bin insanımızı enkaz altında bırakmak durumunda mıydık bunun için? İl afet raporlarındaki önermeler niye hayata geçmedi?

Yine, tabii, Sayın İçişleri Bakanı ikinci gün çıktı, bize dedi ki: "GSM operatörleri çökmüştü, yollar kapanmıştı." Evet, doğru, yollar kapanmıştı, GSM operatörleri çökmüştü. Peki, sizin de ifade ettiğiniz gibi, burada kesintisiz iletişime -yani 21'inci yüzyıldayız ve kesintisiz iletişim araçlarının sağlanabileceği bir mekanizma yine bizim bu raporumuzda, önermelerimizde var- dair niçin bir alternatif iletişim mekanizması oluşturulamadı? Yolların ve havalimanlarının kapatılması bizim milyonlarca kez ifade ettiğimiz, jeoloji mühendislerinin her zaman, her alanda söylediği jeoteknik etütlerin yapılması, fay zonları üzerine bu önemli teknik yapıların yapılmaması gerektiği, özellikle mesela Amik Ovası'nda hem 1'inci derece deprem bölgesi hem Amik Gölü'nün kurutularak 1. sınıf tarım toprağı ve alüvyonel toprak üzerindeki Amik Ovası üzerine yapılan havalimanının oraya yapılmış olması, Adıyaman'da da benzer şekilde yapılmış olması bilimin ve tekniğin öncelenmemesinden kaynaklanıyor. Yani hani bu bir mazeret midir? AFAD'ın bağlı olduğu bir İçişleri Bakanlığının "Yollar kapalıydı, GSM operatörü çalışmıyordu." söylemi bir mazeret değil arkadaşlar. Yani, AFAD'ın zaten yapması gereken böyle bir afet anında, olası bir deprem, olası herhangi bir afet anında hazırlıklı olup bunların envanterinin çıkarılmış olup bunun yerine ikame edebileceği havalimanlarından tutun iş makinelerine, kurtarma ekiplerine, askerî elemanlara... Mesela 7269 sayılı Afet Yasası'nın 7'nci maddesi der ki "Valiler emir verir ve ordu harekete geçer." Ordunun gecikmeli harekete geçmesi, AFAD'ın gecikmeli harekete geçmesi insanların orada diri diri ölmesine neden oldu. Dolayısıyla, bunun mazereti nedir, çok merak ediyorum doğrusu?

AFAD'ın tek başına bu organizasyonu yapamadığı ortada. Buna ilişkin yani Kandilli Rasathanesi'nin ayrı bir büyüklük verdiği yaşadığımız bu son depremde dahi sabahleyin 7,6 büyüklüğünde deprem açıklanırken Amerika'dan 7,8 ifade edilince bizim düzeltme yaptığımız bir süreci yaşadığımız ve bu kadar koordinasyonsuzluğun, plansızlığın yaşandığı bir süreçte bir afet bakanlığı koordinasyonunun varlığına inanıyor musunuz, bu afet bakanlığı olmalı mıdır yani tüm bu koordinasyonu yürütecek? Afet öncesi, afet sırası ve sonrasına dönük bir afet bakanlığı olmalı mı?

Bir diğer sorum: 7269 sayılı Afet Yasası tam altmış dört yıllık bir yasa. Bunun günümüz teknik koşullarına ve teknolojik yapılanmalarına uygun hâle getirilmesine ilişkin görüşleriniz nedir, onu sormak isterim? Tabii, sırasıyla bütün bu 11 ilimizde ayrı ayrı gerçekten kaç insan yaşamını yitirmiştir? Yani şimdi resmî rakamlara göre 50 bin deniliyor ama biz biliyoruz ki o enkazları gören ve yaşayanlar olarak buradayız, o afet bölgesinden gelen insanlar olarak, yıkılan binalar ortaya konulduğunda bu insan sayısının sadece bununla sınırlı olmadığı ortada. Yine, bu illerden kayıp ihbarları geliyor sürekli. Bu kayıp insan sayısı kaçtır? AFAD'ın buna ilişkin bilgisi var mı?

Ben soruyorum, lütfen notlarınızı alırsanız daha sonra şey yapayım. Depremden sonra 300 bin GSM abonesinin cep telefonunu hiç kullanmadığı ve 183 bin kredi kartının da hiç kullanılmadığına yönelik iddialar ölüm sayısının açıklanandan fazla olduğuna yönelik bir işaret olarak yorumlanmaktadır. Bu konuyla ilgili bir çalışmanız var mı, önünüzde duran bir veri var mı? Bunu öğrenmek isteriz doğrusu. Yine, deprem bölgesinde 11 ilde kayıp çocuklardan bahsediliyor arkadaşlar. Toplam kaç çocuk hayatını kaybetmiştir ve kaç çocuk kayıptır?

Sayın Cumhurbaşkanı evi ve iş yeri çok, orta ve az hasarlı vatandaşlara AFAD aracılığıyla 10 bin lira destek verileceğini belirtmişti. Adana'da evi az hasarlı birçok depremzede bu destekten hâlâ yararlanamadı. Apartman altındaki iş yeri zarar gören birçok vatandaş 10 bin lirayı alamadı. AFAD'ın Adana'da ödeme yapmadığı depremzede var mıdır, varsa kaçtır? Ben kendi ilimden soruyorum, diğer iller için de tabii, bu soru tekrarlanabilir. Bu ödemeler ne zaman tamamlanacaktır, buna bağlı olarak sormuş olayım.

Evet, hâlâ bugün dahi bize çadır alamadığını ileten depremzedeler vardır. Buna ilişkin elinizde veri var mı?

Yine, Adıyaman ve Şanlıurfa'da sellerden zarar gören insanlar için ne tür yardımlar yapılmaktadır ve bu sel... Yani, ben de yıllarca imar planına esas jeolojik etütlerde yer almış bir mühendis olarak bu mühendislik yapıları yapılırken normalde beş yüz yıllık akış ve yağış rejimine bakıp bu debi göz önünde bulundurularak... Çünkü bu mühendislik yapısı bir yıl, iki yıl değil ki, otuz yıl, kırk yıl, yüz yıl hizmet edecektir. O yıl gelmez ama elli yıl sonra bir sel geldiğinde buna göre o kesit alanının ve mühendislik projesinin yapılması gerekmiyor mu yani buna dair bir çalışma olması gerekmiyor mu? Buna dair görüşlerinizi... Ve bu selin geleceği bağıra bağıra tüm meteoroloji istasyonlarınca ifade edilmiş olmasına rağmen, neden afetin yaşanabileceği, bir sel afetinin yaşanabileceği alanlara konteynerler kuruldu, çadırlar kuruldu diye bunu da buradan sormak isterim.

BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Evet, teşekkür ederiz.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Hemen 2 soruyla bitireceğim.

BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Toparlayalım.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Toparlıyorum.

Fayların deformasyon "zone"u üzerine bina yapılmaya devam edilecek mi yani hâlâ buraya bina yapmaya devam edecek misiniz? Evet, TOKİ gerçekten o fay "zone"u üzerine yapmaya devam edecek mi ve kaç adet özel ve kamu yapısı burada var diye tamamlamış olayım.

Teşekkür ediyorum.