KOMİSYON KONUŞMASI

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Teşekkür ederim Başkanım.

Vallahi, biz muhalefet olarak söyledik söyleyeceğimizi, az kaldı, söylediklerimizi iktidar olarak gerçekleştirmek için süre azaldı. Biz yapacağız, merak etmeyin.

Şimdi, Değerli Başkanım, öncelikle, Toprak Mahsulleri Ofisi haşhaş üretimiyle beraber anasonu çok iyi yaptı bugüne kadar. Tercih olarak TMO'nun seçilmesi doğru. Bu konuda sıkıntımız yok ama ben hâlâ aynı şeyi söylüyorum. "Narlı" ve "Vezir" için tescile başvuruldu ama -Hocamız da buradaymış- bakacağız. Yıllardan beri -kaçıncı yıl- hâlâ daha tohumla ilgili sıkıntımız var. Aslında Cumhurbaşkanı açıkladığı zaman, gerek dışarıdan da çeşit getirerek o süreç başlatılabilirdi ama maalesef en büyük problem şurada, ifade ettiğim konu şu: Altyapısı hâlâ oluşturulmadı lif üretiminin, lifleri işleyecek olan tesisler maalesef ortada yok, tohum da yok, tesislerde yok; sadece kararname ortada. Burada, inşallah, aynı kaderi paylaşmaz bu ilaç sektöründe kenevir ekimi, üretimi. İçişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığının da alınması doğruydu, doğru olmuş, o konuda da şeyimiz yok. Ama ben, TMO'dan yetkililer de buradayken bir tespitimi de ifade etmek istiyorum: Geçtiğimiz hafta Tarım Komisyonu olarak biz deprem bölgesindeydik, Malatya'daydık. Malatya'yla -biliyorsunuz- kayısı özdeşleşmiştir. Ama tahminî olarak 5 bin ila 7 bin ton arası bir kayısının enkaz altında olduğu söyleniyor ve bu konuda TMO'nun da hiçbir işlem yapmadığı ve fiyatların 70 lira, 60 liraya kadar düştüğü... Ben buradan, Tarım Komisyonundan, sizin o eleştirdiğiniz Bay Kemal'e teşekkür edeceğim. Bay Kemal'in talimatlarıyla beraber 11 Büyükşehir Belediyesi her enkazın altında kalan vatandaşımızdan 1 tonunu yani 110 bin lira TL/ton fiyatıyla almayı taahhüt etti ve enkazdan çıkarılıp orada işlenip Büyükşehir Belediyelerine şu anda o ürün aktarılıyor. Belediyelerimizin yaptığını bana göre Bakanlığın çoktan yapması gerekiyordu ve TMO'yu her şeye sokarken, enkazın altında kalan o depremzedelerimizin feryadına ses olması gerekirken maalesef tık yok. Cari açık diyoruz ya, işte, tarımda övünüyoruz, zaten kayısının büyük kısmı olduğu gibi ihracat. 400 milyon dolara yakın ihracatı olan bir ürünün şu anda, orada yer altında kalmış, tonajı 7 bin tona yakın bir kayısı var. Ya, 7 bin ton kayısı nedir? Şimdi bazı şeyleri, zararları tanzim edeceğiz diyoruz. Neden bu insanlara el uzatmıyoruz? Bunlar hangi ülkenin insanları? Bu insanlar hangi ülkede yaşıyor? Buradan soruyorum tüm Komisyon üyelerine. Herkes buradan gerekli dersleri alırlar diye düşünüyorum; bir an evvel... Hem zaten çadır yok, evet, çadır yok. Bırakın insanları, hayvanlara da çadır yok, insanlara da çadır yok. Yine, yarın bölgeye gideceğiz ve ilk günden beri bölgedeyiz ama gördüğümüz şu var: Maalesef, tarım sıkıntıda. Enkazın altında tarım alet, ekipmanları kalmış, traktörü kalmış, ilaçlama makinesi kalmış, gübre makinesi kalmış. İşte, Okan Vekilim, Ayhan Vekilim şahitlik edecekler. Gübre serpme makinesi için bir parçasına kaç para demişti?

AYHAN BARUT (Adana) - 15 bin.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Makine 15 bin.

OKAN GAYTANCIOĞLU (Edirne) - Kendi parçası 3 bin lira.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - 3.600 lira hatta şeyle beraber. Ya, vatandaş şu anda tarlaya giremiyor ve burada biz ne yapıyoruz? Oyun oynuyoruz aslında. Bunlara çözüm bulmamız lazım; üretim, üretim, üretim. Yüzde 20'yi karşılıyor bölge. En önemli şey, az önce burada otururken de Adıyaman Kahta'dan Uçar Tarım, dedi ki: "Vekilim, Tekirdağ'dan gübre getirmem lazım, gübre bulamıyoruz." Hakikaten gübre yok. Tekirdağ'da bir gübre bulmuş, oradan araç istiyor benden Tekirdağ'dan Adıyaman Kahta'ya. Ekim dönemi, Sayın Bakan, değerli yetkililer, değerli vekiller; yazlık ekimler yapılacak, artı, kışlık ekilenlere gübre atılacak, ilaç atılacak. İlaç firmaları ve -sizin de mesleğiniz Hocam- veteriner hekimler, onlar da enkaz altında kalmış. Bölgede acaba kaç veteriner hekimin enkaz altında kaldığını biliyorsunuz, tahmin ediyor musunuz? Resmî rakamlarla 400 veteriner hekimin bürosu enkazın altında kalmış.

Şimdi, aynı şekilde hayvanlarımız, ineklerimiz, koyunlarımız hepsi kaldı ama hayatta kalanları yaşatmamız lazım. Biz buradan hem o veteriner hekimlere hem de yine ilaç... Çünkü kimyasallar da yıkanıp toprağa ve yer altı sularıyla bize gelecek, insanların sağlığıyla... Burada tedbir almamız gerekiyor ama tedbir alacağımıza biz yanlış işlerle uğraşıyoruz. Ve burada ben isterdim ki Urfalı vekillerimizin bir an evvel burada bir ek madde ihdas ederek, çiftçilerin desteklemelerine el koyan o Dicle Elektriğe buradan ders vermeleri gerekirken, onlar kalktı bize hakaretvari konuştu, saygı duyuyorum, onun kendi duruşu. Ama bizim, o çiftçilerin desteklerine el konulmasına karşı olan kanun teklifimiz aşağıda duruyor. Hodri meydan, çıkalım...

BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Bitirelim lütfen.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Bitiriyorum Hocam.

Ve burada doğru iş yapmışsınız, inşallah muvaffak oluruz. Lif üretimdeki gibi altyapısı oluşturulmadan, yetki, işte, 19'du 21'e çıktı...

Ha, bir de buradan da şunu da Komisyona ve Bakanlık temsilcilerine söylüyorum: Bir, gümbürtüye gitti. 15/2/2021 tarihli, bitkisel üretimde -sayı numarasını okudum Sayın Bakan oradan alırsınız- Tekirdağ Valiliğinin üretim talebi var, çiftçilerimizin talebi var. Bunun neden elde kaldığını da biliyorum, kimin el freni çektiğini de biliyorum, engellendiğini de biliyorum. Ya, yazıktır günahtır, bırakın çiftçilere münavebeye girsinler, üretilsin. Bakınız, bunu da söylüyorum, belki ağır oldu ama kimin bu yazıyı "okey"lemeyi engellediğini de biliyorum çünkü giden Bakan çaresiz kaldı.

BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Teşekkür ederim.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Ben teşekkür ediyorum.

İnşallah, bu Tekirdağ ili de kenevir üretimine girer.

Saygılar sunuyorum.