KOMİSYON KONUŞMASI

MURAT EMİR (Ankara) - Teşekkür ederim.

Öncelikle Sayın Başkan, değerli Komisyon üyesi arkadaşlar, çok değerli konuklar; herkesi saygıyla selamlıyorum

Gerçekten çok ağır bir afetin içinden geçiyoruz. Bütün kaybettiklerimize Allah'tan rahmet diliyorum; yaralılarımıza, hastanede şifa bekleyenlere şifa diliyorum. Sizin kadar iyimser değilim, maalesef olması gereken, zor koşullar içerisinde ve ağır koşullar içerisinde bunları bilmekle birlikte, iyi bir sınav verdiğimiz kanaatinde değilim ama umuyorum ki bundan sonra, hiç olmazsa bundan sonra bütün kamu kaynaklarını ve bütün sivil toplum kaynaklarını ve her birimizin her bir olanağını yan yana getirip yaraları sarmak üzere elimizden geleni yapabiliriz, yapmalıyız, yapmak zorundayız.

Sayın Hocam, önemli bir sunum yaptınız, çok teşekkürler. Hoş geldiniz.

Şöyle bir sıkıntımız var bizim: Bizim Komisyonumuzun kuruluş amacı her türlü çocuk istismarının önlenmesi için alınması gereken tedbirler. Dolayısıyla, benim ısrarla odaklanılmasını beklediğim yer, bu istismarların oluşumunu hazırlayan, oluştuktan sonra ortaya çıkmasını önleyen, karartan, geciktiren ve özellikle de -biraz önce sunumunuzda bahsettiniz- çeşitli nedenlerle mağdurları cesaretlendirmeyen faktörleri ortaya çıkarmak; bunlardan en önemlisi olarak da kapalılık durumu karşımıza çıkıyor. Daha önce de başka konuklarımız da bahsetmişlerdi ama siz buna önemli bir vurgu yaptınız. Değerli arkadaşlar, şurada anlaşmalıyız bence bir defa: Bu Komisyon aslında Meclisin daha uzlaşabileceği bir komisyon. Dolayısıyla, kendi aramızdaki tartışmaları kendi aramızdayken yapabilsek daha iyi olur. Hiçbirimizin birbirimizi tam onaylaması zaten beklenmiyor, gerekmiyor da. Dolayısıyla, burada bu tartışmaları kendi... Yani konuklarımıza en azından tepki verirken biraz daha sınırlı olmakta yarar görüyorum.

İkinci bir konu; istatistikle, rakamla konuşmak her zaman olanaklı değil, hele böylesine kara rakamların gerçekten yoğun olduğu, cinsel istismar gibi, küçüğün istismarı gibi konularda rakamlara ulaşmak kolay değil; kaldı ki rakam olmasa bile konukların değerlendirmeleri, deneyimleri son derece değerli ama zaten biz kendi Komisyonumuzda onları ayrıca değerlendireceğiz. Dolayısıyla, burada her bir veriyi kendi içimizde bir tartışmaya açmamızın çok gerektiği kanısında değilim.

Sayın Hocam, "kapalılık" dediniz. Bunu, sizin deneyiminizden -yani rakam beklemiyorum ben sizden- bunun arkasında yatan faktörleri biraz daha açabilir misiniz; bunlar nelerdir? Mesela, şu duygu da somut olayda, örnekte de karşımıza çıkıyor: "Çok güçlüler, ben altında kalırım." duygusu çok, bence çok belirgin burada. Yani biz toplum olarak, kamu olarak, devlet olarak tabii başta, çocuklarımıza, cinsel istismar mağdurlarına veya diğer mağdurlara "Ben bunu duyurursam bir şekilde arkamda dururlar, ezilmem." duygusunu veremiyoruz. Bu da daha çok benim düşüncem, sizi açmak için söylüyorum; Türkiye'de özellikle yargı mekanizmasının çok sorunlu olması da geliyor bunda, belki onlar da hazırlıyor olabilir. Mesela, erken yaşta evlilikle ilgili ülkemizde yasal düzenlemeler aslında var, mevcut yeterli ama bir yönüyle de toplumun en azından bir kesiminde erken yaşta evliliğe bizim duyduğumuz kadar reaksiyonel bakılmadığını, tepki gösterilmediğini, bir yerde olumlandığını elbette biliyoruz. Buna siz rastlıyor musunuz pratiğinizde? Veya bununla ilgili nasıl bir önlem, nasıl bir öneride bulunursunuz? Bu konuları açabilirseniz çok mutlu olurum. Yani özetle, siz "mağdur potansiyeli" dediniz, bu mağdur potansiyeli taşıyanlar nerelerde oluyorlar, kimler bunlar, belirgin özellikleri var mı?

Teşekkür ederim Hocam.