| Komisyon Adı | : | (10 / 6818, 6819, 6821, 6822, 6823, 6824, 6825) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | Komisyonun çalışma takvimi ile çalışma usullerine, Komisyona davet edileceklerin tespit edilmesine ve Komisyonda görevlendirilecek uzmanların belirlenmesine ilişkin görüşmeler |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 17 .01.2023 |
CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Çünkü şimdi biz burada konuşuyoruz, istatistikler veriliyor ama burada bahsedilen bir istatistik değil, gerçekten kapanmayacak yaralar ve burada en mühimi, belki bizi bu Komisyonu kurmaya iten ve o sorumluluğu hissetmemize sebep olan... Sadece siyasiler olarak bizler değil, eminim ki Türkiye'de -kadına yönelik olsun, çocuklara yönelik olsun- böyle canavarca yaşanmış her türlü olayda hepimiz sorumluluk duyuyoruz, hepimiz vicdan azabı duyuyoruz, gerçekten hepimiz isyan ediyoruz, hepimiz öfkeleniyoruz ama işte bizlere burada, bu Komisyon en azından bu isyanı, bu öfkeyi acaba nasıl önleyebiliriz, neyi yanlış yapıyoruz, neyi eksik bırakıyoruz noktasında tartışma fırsatı veriyor. O yüzden, bu Komisyon bence çok kıymetli ama şunu benden önceki çok değerli konuşmacılar da ifade etti: Bu bizim ilk tecrübemiz değil, umarım son tecrübemiz olur, umarım son komisyonumuz olur ama ilk değil; 2016'da kurduk biz, hepimizin hafızasında, onun öncesinde alt komisyonlar kurduk erken yaşta çocukların zorla evliliğiyle ilgili, diğer alanlarla ilgili o kadar çok emek verdik ki... Bakın, dört ay çalıştı 2016'da kurulan, iki ay da raporlaması sürdü; altı ay, yoğun emek. Bakın, burada hepimiz teşrikimesaiye kalacağız yani oraya gideceğiz, buraya gideceğiz, belki kendi görevlerimizden, sorumluluklarımızdan büyük bir kısmını buraya aktaracağız. Dolayısıyla öncelikle emeğimize sahip çıkmak bence birinci tercihimiz olsun Komisyon olarak. Buradan çıkacak her karar somut, peşine düşelim çünkü bizim kararlarımız olacak, hepimiz sahiplenelim bunu; bunu çok kıymetli buluyorum. 2016'da, biliyorsunuz, yapılması gerekenlere, alınması gereken önlemlere dair 88 maddelik... Ve şu an, aradan geçen yıllara rağmen alınmış bir önlem, atılmış bir adım yok Sayın Başkan. Yani biz gerçekten şu an kaygılıyız, öncelikle onu söyleyeyim. Bu kaygıyı gidermek deiktidar vekilleri olarak Komisyonun çoğunluğunu, Divanın hepsini, tamamını oluşturmuş bireyler olarak sizlere düşüyor. Öncelikle, lütfen, bizim içimizdeki bu belki endişeyi, hassasiyeti giderecek bir Komisyon çalışması ve sonrasında da takibi olur inşallah.
Şimdi, Komisyonumuzun şöyle bir dezavantajı da var, bunu 2018'de yaşamıştık biliyorsunuz: Bir yasa teklifi gelmişti o zaman cezaların artırılmasıyla ilgili filan, kadük kaldı mesela. Çalıştık, konuştuk, komisyonlarda görüştük, sonra araya seçim girdi -2018 erken seçimi- kaldı. 2016, dediğim gibi oldu. Dolayısıyla zamanımız az. O yüzden, Komisyonun çalışma zaman dilimini bir kere belirlemek lazım şimdiden; kaç ay çalışacağız biz, kaç gün çalışacağız? Herkes ifade edecek galiba ama burada olduğumuz zaman diliminde çalışmayı tabii ki bizler de Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak tercih ediyoruz.
BAŞKAN CENGİZ AYDOĞDU - Biz üç ay çalışacağız.
CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Üç aylık zaman dilimi varsa... Seçimlere var mı o kadar, üç aylık zaman?
BAŞKAN CENGİZ AYDOĞDU - Seçimler haziranda olacak yani yeni bir karar alınmazsa.
CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Öyle mi diyorsunuz? Peki. Yolda kalmayalım da o yüzden diyorum. Biz bence her türlü öngörümüzü de yapıp bunu belirleyelim, sonra vay seçim oldu, biz de çalışamadık demeyelim, mahcup olmayalım. Türkiye'nin, bakın, bütün herkesin hassasiyeti şu Komisyonda, emin olun öyle, herkesin gözü kulağı burada, buradan çıkacak şeylerde. Dolayısıyla yolda kalmayalım bence.
BAŞKAN CENGİZ AYDOĞDU - Bu Komisyon üç ay çalışacak Candan Hanım.
CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - İnşallah.
BAŞKAN CENGİZ AYDOĞDU - Haftada kaç gün çalışmayı öngörüyorsunuz?
CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Yani, haftada en az iki gün çalışmak gerekir diye düşünüyorum, tabii ki üç güne de çıkabiliriz bu noktada, üç gün çalışabiliriz bizler.
SUZAN ŞAHİN (Hatay) - Bir seçim öngörüsü varsa sıkıştırmakta fayda var bitirmek açısından, yoksa...
BAŞKAN CENGİZ AYDOĞDU - Hayır, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunun bize verdiği süre kadar süremiz var, rahat rahat yani üç aylık süremiz var, hatta belki uzatabiliriz de yani...
CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Sizin o konuda bir şeyiniz varsa, güvence veriyorsanız tamam yani o konuda bir sıkıntımız yok.
BAŞKAN CENGİZ AYDOĞDU - Hayır, güvence falan vermiyorum, henüz alınmış bir karar yok, seçim haziranda.
CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Yo, ben öngörüyle gidelim, yolda kalmayalım, eksik bırakmayalım anlamında söylüyorum yoksa...
SUZAN ŞAHİN (Hatay) - İyi niyetle söylüyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN CENGİZ AYDOĞDU - Hayır, ben de iyi niyetle söylüyorum.
CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) -...elbette farklı farklı zaman dilimlerine yayılabilir. Ona göre plan yapmak lazım.
Şimdi -sizin önerilerinize bakıyorum- biz önerilerimizde işin açıkçası kamu kurumlarını yazmadık sizlerin nasıl olsa yazacağınızı düşündüğümüz için yani "Eksik bırakıldı." olarak algılanmasın, altını çizeyim onun.
BAŞKAN CENGİZ AYDOĞDU - Estağfurullah.
CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Ama baktığımda gene böyle çoğu yerin... Mesela KADEM var ama bununla ilgili çok ciddi çalışmalar yapmış, alan çalışması yapmış, erken yaşta evlilikler raporu düzenlemiş Uçan Süpürge Vakfı yok.
BAŞKAN CENGİZ AYDOĞDU - Onları yazın hemen.
CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Halime Hanım var aynı şekilde, biz onları yazdık. Çok ciddi anlamda çalışıp kanun teklifleri hazırlamış olan Avukat Şahin Antakyalıoğlu var; avukatlar grubu var, biliyorsunuz, çok defa da komisyonlara sundu bunu, çocuk alanında çalışan avukatlar ağı bu. Çok ciddi çalışmalar yapan, çok önderlik yapan, Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneği İMDAT var, gerçekten çok anlamlı çalışmalar yapıyor. Tabii ki Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, işte, FİSA var gördüğüm kadarıyla. Lanzarote Sözleşmesi var, bizim için çok kıymetli, çok anlamlı. Çocuk istismarını, ihmalini önleme noktasında çalışan çok değerli uzman doktorlarımız var; Profesör Doktor Gülten Sönmez Seber -klinik psikolog- Doçent Doktor Özge Yücel, Ufuk Üniversitesi Hukuk Fakültesinden keza. Dediğim gibi, özellikle tarikatlarla ilgili olsun, yurtlarla ilgili olsun, diğer alanlarda olsun bunların ortaya çıkarılmasında yer alan gazeteciler var -Timur Soykan mesela- kitap yazmışlar bunlar, ciddi emek var burada, sadece bir haber üzerine değil yaptıkları, İsmail Saymaz'ın gene bu alanda çalışmaları var ve Burcu Karakaş'ın gerçekten herkesin başucunda tutması gereken çok değerli çalışmaları var. Onun dışında, tabii ki dernekler var, çok değerli uzmanlarımız var, bunların da dinlenmesinin Komisyonumuzun çalışması açısından çok katkı sunacağına inanıyorum. Katılıyorum ben de sayın vekilime, tarikatları da -bu yönde mağdur olan, bu anlamda çalışan- dinlemek lazım. Yani ne oluyor, ne eksik bırakılıyor, ne eksik kalıyor? Biz bunu Karaman'da yaşadık, bakın, Karaman'da ben duruşmalara da gittim, duruşmalarına da katıldım, Ensar Vakfı ve KAİMDER'in yurtlarında gerçekleşen... Dolayısıyla, aynı yanlışları, aynı eksiklikleri eğer biz bu Komisyon çalışmalarında da sürdüreceksek emin olun, hani bu Komisyonun çalışmasının o zaman gerçekten kıymetini, anlamını, önemini, şevkini azaltmış oluruz. O yüzden düştüğümüz yanlışlara düşmeden, çok samimiyetle, şeffaf bir şekilde konuşarak -konuşmadan olmaz- tartışarak... Tam tersi, çocuk istismarında bugüne kadar yapılan en büyük yanlış, üstünün örtülmesi, yok sayılması, konuşulmaması. Bakın, biraz önce çok değerli meslektaşım, Vekilim söyledi; bu, buz dağının sadece ucu, ucu yani yüzde 10'u yansıyor. Dolayısıyla, bu anlamda buradaki konuşmalarımızın, tartışmalarımızın kamuoyunun yararına olacağına, Türkiye'nin, çocuklarımızın geleceğine faydalı olacağına inanıyorum. İnşallah, bir tek çocuğumuzun başına... Asla tasvip etmeyeceğimiz böyle olaylar yaşanmasın diye buradaki çalışmanın en azından hepimizin başucunda uygulanabilir noktada tabii, erişilebilir noktada da kalmasını diliyorum.
Şimdilik benim bu kadar.
Teşekkür ediyorum.