| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Devlet Memurları Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4849) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 16 .01.2023 |
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, teklifin 3'üncü maddesinde aynı fıkranın (b) bendi kapsamında "Memur kadrolarına atananların il özel idaresi, belediyeye bağlı kuruluşları ile mahalli idare birlikleri dışındaki kamu kurum ve kuruluşlarına nakli yapılamaz." şeklinde bir hüküm var. Bunun anlamı, belediyelerde çalışıp da bu kapsamda devlet memurluğuna geçecek sözleşmeli personelin sadece yerel yönetimlerde çalışabileceği, merkezî devlet yönetimindeki birimlere, örneğin mal müdürlüğüne, SGK'ye, üniversitelere, valiliklere, kaymakamlıklara geçemeyeceği şeklinde. Buna karşın, örneğin Diyanette, Sağlık ve Millî Eğitim gibi merkezî idare birimlerinde çalışan ve kadroya alınan sözleşmelilerde ise böyle bir sınırlama yok yani bu kişiler ileride hem merkezî devlet kuruluşlarında nakil isteyebilecekler hem de isterlerse yerel yönetimlere, belediyelere geçebilecekler, daha sonra yine isterlerse merkezî idareye geri dönebilecekler. Bu durumda, teklifin bu hâliyle yasalaşması sonucunda iki çeşit devlet memuru oluşacak. Bir, sadece yerel yönetimler arasında nakil isteyebilecek olanlar. İki, ister merkezî idare ister yerel yönetimler olsun her yere nakil isteyebilecek olanlar. 657 içinde iki farklı memur türü yaratacak bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğu açıkça ortadadır. Eklenen geçici madde 48'in 1'inci fıkrasının (a) bendinde süre sınırlaması yok iken (b), (c) ve (ç) bentlerinde "28/11/2022 tarihinde çalışmakta olan" ibaresi konulmuştur. Anlaşılan, burada Sayın Cumhurbaşkanı tarafından sözleşmelilere kadro verileceği açıklamasının yapıldığı gün baz olarak alınmıştır. Bu tarihten sonra memur olabilmeleri için bazılarının sözleşmeli yapılmış olabileceği endişesiyle hareket edildiği anlaşılıyor. Oysa böyle bir endişeye mahal yok sözleşmelilerin memuriyete geçirilmesi zaten yıllardır gündemde, sözleşmeli yapılanlar zaten yapılmıştır. Kaldı ki sözleşmeli yapılacaklar ilk defa kamu görevine atanacakları için haklarında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması gerekir. 28/11/2022 tarihinden günümüze kadar bunun yetişmesi mümkün görülmemektedir. Bu düzenleme Anayasa'nın kanun önünde eşitlik ilkesine de aykırıdır. Diğer bentlerin de (a) bendi gibi düzenlenmesi veya en azından tarihin 31/12/2022 olarak değiştirilmesi uygun olacaktır. Ayrıca, (a) ve (c) bendi kapsamında memurluğa atananlar yer değiştirme suretiyle atanma ve başka bir kuruma nakil konusunda sözleşmeli geçirdikleri süre de dâhil olmak üzere dört yıl sonra faydalanabilecekken yerel yönetimlerde ve yerel yönetim birliklerinde memuriyete atananlara başka kamu kurumlara nakil hakkı verilmemiş, sadece yerel yönetimlere nakil hakkı verilmiştir. Bu düzenleme Anayasa'nın kanun önünde eşitlik ilkesine de aykırıdır. Yerel yönetimlerde memuriyete geçirilenler liyakatsiz mi denmek isteniyor, bunun gerekçesi nedir? Bu ayrım kamu vicdanını yaralayacaktır. 6'ncı madde düzenlemesinden yerel yönetimlerdeki sözleşmeliler sınavsız alındığından böyle bir ayrım yapıldığı anlaşılıyor; böyle bir ayrım dayanaksızdır. Zaten liyakatli olmayan birinin sözleşmeli yapılması mümkün değildir. Hangi idareci verim alamayacağı kişiyi sözleşmeli yapar? Ancak yapılmak istenen bu düzenlemeyle bazı sözleşmeli personellerin fiilî olarak bir yıl çalıştıktan sonra mazeret tayini yapabildiği 3+1'e tabi olan sözleşmelilerinin de üçüncü yılı doldurduğunda mazeret tayini yapabilmesine rağmen, bu düzenlemeyle dört yıl fiilî olarak çalışmaya mecbur bırakılıyor ve dört yılın sonunda mazeret tayini hakkı verildiği görülmektedir. Sayın Erdoğan 3 Ocak tarihinde sözleşmeden kadroya geçen personellerin kadrolu personellerle aynı haklara sahip olacağını dile getirmiştir ancak sunulan bu kanun teklifiyle 72'nci maddedeki mazeret tayin hakkı dört yıl süreyle engellenmektedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda kadrolu memurlar bir yıl fiilî olarak görev yaptıktan sonra mazeret tayin hakkını kullanabilmekte iken bu hâliyle kanun teklifi yasalaşırsa memurlarımız dört yıl mazeret tayin haklarını kullanamayacaktır.
Geçmiş çalışma süreleri göz önünde bulundurularak bir yılını fiilî çalışmayla doldurmuş personellerin mazeret ve aile birliği tayin hakları açılmalıdır, bu maddeye "mazeret tayinleri hariç" şartı eklenmelidir. Sonuç olarak, kadroya geçişi gerçekleştirilmek istenilen memurların bir yıllık çalışma süresi dolduktan sonra mazeret ile aile birliği tayin hakları verilmeli, mutlaka ve mutlaka kanun teklifine "mazeret tayinleri hariç" ibaresi eklenmelidir.
Teşekkürler.