| Komisyon Adı | : | MİLLİ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU |
| Konu | : | Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Vakfı Kanunu Teklifi (2/4811) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 11 .01.2023 |
SUAT ÖZCAN (Muğla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
4'üncü maddede vakfın organlarıyla -mütevelli heyeti, yönetim kurulu ve denetim kurulu ile danışma organı olan bilim kurulu- ilgili görüş ve önerilerimizi sunmadan önce... Türkiye'de en fazla antik kazı çalışmasının yürütüldüğü il Muğla. Güldünüz ama...
KAMİL AYDIN (Erzurum) - Ben Serkan'a güldüm; Hatay'dan sonra Muğla çıktı, ona...
SUAT ÖZCAN (Muğla) - Yok, benim başka talebim yok.
2010 yılında da son yılların en büyük tarihî eser soygunu yapılmıştı Hekatomnos Anıt Mezarı'nda, bunu da dipnot olarak söyleyelim.
KAMİL AYDIN (Erzurum) - Merkezde mi?
SUAT ÖZCAN (Muğla) - Milas ilçesinde.
Bir gecekondudan 8 metre aşağıya karotla 120 santimlik bir genişlikte inilerek çalındı, çalınanlar İrlanda'ya, Amerika'ya kadar gitti; bir kısmı geldi, bir kısmı da hâlâ gelecek, değil mi Sayın Bakanım?
KÜLTÜR VE TURİZM BAKAN YARDIMCISI NADİR ALPASLAN - Gelecek.
SUAT ÖZCAN (Muğla) - Evet, bir kısmını bekliyoruz.
Tabii, bütün bunları -vakıf, enstitü- konuşurken ülkemizdeki arkeolojik sorunların da konuşulması gerekir aslında. İşte, yılda on iki aya yayıldı kazı çalışmaları ama on iki aya yayılması ne kadar verimli oldu, bunun da konuşulması lazım.
Yine, bu kazı projelerinde tarihî eserler ortaya çıkarıldıktan sonra ya da mevcut olanların ne kadar korunabildiği... Örneğin, yine Milas'ta, Bafa Gölü kenarında "Yediler Manastırı" denilen yörede tarihî değerler korunamıyor, bunu da ifade edeyim.
Daha çok söyleyebiliriz ancak vakıf deyince biraz endişeleniyoruz yani tabiri caizse, hop oturup hop kalkıyoruz çünkü Muğla'da bunun örneği somut olarak yaşanmakta, yaşanıyor ve sadece Muğla değil, artık tüm Türkiye'ye, Trakya'ya kadar da uzanmış bir vakıf örneği var; bu da MUÇEV. Muğla Valiliği kontrolündeki Muğla'ya Hizmet Vakfı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kontrolündeki Türkiye Çevre Koruma Vakfı tarafından kurulan, vakıf görüntüsü verilmeye çalışılan "MUÇEV Turizm, Ticaret Limited Şirketi" isimli şirket tarafından uygulamalar yapılıyor. Bu uygulamalar neler? Muğla genelinde doğal sit alanlarının koruma dereceleri değiştiriliyor, büyük oranda düşürülüyor yani yapılaşmanın önü açılıyor. Örneğin, birinci derecede doğal sit alanı olan Gökova Körfezi'nin koruma statüsü "nitelikli doğal koruma alanı" olarak değiştirildi. Koruma statüsünde yapılan bu değişiklikle birlikte daha da artan insan faaliyetleri nedeniyle bölgenin ekosisteminin korunması imkânsız hâle geldi. Sit alanı tanımını daraltmak için "özel koruma statüsü" diye bir statü icat edildi. Muğla -yüzde 68'i orman- tarımı ve tarihî değerleriyle de çok önemli bir coğrafyanın merkezi olması sebebiyle MUÇEV'in uygulamaları şirket eliyle... 14 plaj, iskele, koy ve tesisin işletme ve ihale hakkı MUÇEV Limited Şirketinde; bunları ihalesiz bir şekilde bazı firmalara, kişilere vermekte.
Şimdi, böyle olunca da acaba bu vakıf ile enstitü arasında, birinde şirket... Şirketi kurarken ya da oradaki yöneticileri belirlerken, Muğla'nın sivil toplum örgütlerinden ya da yerel yöneticilerinden ne kadar değerlendirme yapılmıştır, değerlendirmeye tabi tutulmuştur; bunu göremiyoruz. Ama bu enstitüde, bu vakıfta Gaziantep Belediye Başkanımızın da yer aldığını görüyoruz, bu ikili, farklı uygulamaya da dikkatlerinizi çekmek istiyorum.
Maddeye gelince, öngörülen mütevelli heyeti, yönetim kurulu, denetim kurulu ve bilim kurulu üyelikleri yeniden düzenlenmiştir. Teklifimizde, mütevelli heyetinin sayısı ve üye yapısı değiştirilmiştir. Tamamen siyasal atama olan bakan yardımcılıkları doğal mütevelli üyesi olmaktan çıkartılmıştır, çıkartılması gerekir. Gaziantep Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı kurulunun mütevelli heyeti için doğal üye olması ve üye önermesi kabul edilemez. Bunların yerine ilgili bakanlıkların genel müdürlükleri doğal üye olarak tanımlanmıştır, 11 olan mütevelli heyeti üye sayısı 9'a indirilmiştir önerimizde. Yönetim kuruluna atanacak kişilerde aranan koşullar arasında ilgili kişilerin hangi bölümlerden mezun olması gerektiği koşul olarak eklenmiştir. Denetim kurulu "Sen beni ata, ben seni denetleyeyim." mantığının dışına çıkarılmış ve mütevelli heyetinin karşısında güçlendirilmiştir. Mütevelli heyetinin atayacağı kişilerin yanına ilgili bakanlık ve sivil toplum kuruluşlarını temsilen üyelerin yer almasını sağlamış ve denetim organı üye sayısı 3 kişiden 5 kişiye çıkarılması önerilmiştir. Denetim raporlarının yayınlanması zorunlu kılınarak vakfın faaliyetleri herkesin denetimine açık hâle getirilmiştir. Yasa teklifinin kapalı devre bir kuruluş öngörüsü yerine açık, şeffaf, hesap verebilir bir kuruluş olması sağlanması gözetilmiştir. Bilim kurulu üyelerinin sayısının 50'den 15'e indirilmesini önermekteyiz. Bu kadar kalabalık bir bilim kurulunun danışma organı olarak çalışmasının yaşamın olağan akışına aykırı olduğunu düşünüyoruz. Ayrıca bilim kurulu üyelerinin ülkemiz üniversitelerinde görev yapan bilim insanlarından olmasını düşünmekteyiz, yabancı bilim insanlarının böyle bir vakıf için bilim kuruluna üye yapılması kabul edilemez bir durumdur. Vakıf organlarında yer alan kişilerin vakfı gelir kapısı yapmamaları için huzur hakkı ödemelerine de sınırlama getirilmiştir diyorum.
Teşekkür ediyorum.