KOMİSYON KONUŞMASI

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Evet, değerli arkadaşlar, şimdi hafızamı zorlamaya çalışıyorum; biz ne zaman geldik buraya? Dün gece uyuduk mu? Ne konuştuk? Hiçbir şey kalmadı.

Ya, şimdi, birincisi, bir Zeytin Kanunu vardı. 9 defa gelmiş, 10'uncu defa geliyor ve bununla ilgili inanılmaz tartışmalar yaptık en sonunda baktık -ümit verici bir hareket tabii- bu geri çekildi bir daha tekrar değerlendirilmek üzere. Şimdi hafızayı tekrarlıyorum yani kendi hafızamda da tazeleme yapıyorum.

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Onu da çıkardık.

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Sonra 2'nci maddede de 5'inci defa gelmiş limanlar meselesi vardı. Ya, orada da dedik: "Ya, bu Anayasa'ya aykırı." Daha önce de demiştik. Anayasa'ya aykırı olan bir konuyu doğal olarak Anayasa Mahkemesi iptal etti; tekrar önümüzde bulduk, saatlerce bunu tartıştık, saatlerce tartıştık. daha sonra gelen bütün tekliflerin hepsi Anayasa'ya aykırı, daha önce bozulmuş gelmiş falan. Şimdi, önümüzde böyle bir şey ek maddeyle gündemle geldi ve bunu tartışıyoruz. Sayın Bakanım, siz biraz önce dediniz ki: "Geçen yıl yüzde 15 borçlanma, bu yıl yüzde 11'e indin." Doğru, yüzde 11'e indi.

CEVDET YILMAZ (Bingöl) - Yılbaşında yüzde 15...

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Biliyorum. Ama burada şunları da ifade etmek lazım: Bir, reel sektörün finansmana ulaşımıyla ilgili inanılmaz sorunlar var şu anda, inanılmaz. Bankaya gidiyorsunuz, banka kapı duvar yani devlet bankaları için söylemiyorum, özel bankalar için de aynı şey geçerli. Reel sektör böyleyken, finans sektörüne ne yaptık? Şimdi, bakın, buraya geldik ya, bu 200 milyar isteniyor ya bizden, onun için anlatıyorum bunu. Peki, finans sektörüne ne yaptı? Finans sektörüne dedik ki: "Elinizdeki TL mevduatın yüzde 50'nin altında kalması durumunda ben sizden çok ciddi bir komisyon ücreti alırım." Ve bankalar TL mevduatta yüzde 50'de kalabilmek için büyük tavizler verdiler ama geldiler yine reel sektöre yüklendiler. Ne dediler? "Efendim, siz 1 milyon lira kredi kullanacaksanız, ben bunun 350 bin lirasını vadesiz mevduatta tutarım." Şimdi, bu, reel sektörün yatırım yapmasını ya da borçlarını döndürmesini engelleyecek bir meseleyken bankacılık sektörünü de aynı noktaya götürmek üzereyiz. Şimdi, bir, reel sektörün finansal yapısını bozduk, bankacılık sektörünün de finansal yapısını bozma gibi büyük bir sıkıntıyla karşı karşıya kalabiliriz önümüzdeki dönemde. Şimdi, bu 200 milyar meselesi de... Orta vadeli planda zaten bunu siz koydunuz, orta vadeli planda bu vardı, orta vadeli planda da sizin bunu öngördüğünüzü biz orada gördük, eylül ayında; eylül geçti, ekim geçti, aralığın sonuna geldik, son on beş gün; Sayın Bakanım, dediniz ki "Piyasaları bozmamak için biz son on beş güne bıraktık bu işi." Zaten piyasalar bozulmuş, onun için söyledim bunu. Şimdi, bununla birlikte, 2023 yılında daha da bozuk bir piyasaya doğru gideceğiz ve sizin bu yeni yaptığınız, 2023 yılında önerdiğiniz bütçe -inşallah, yarın akşama doğru ya da bugün diyelim artık karıştı sapla saman- bugün oylanacak ve bitecek; 4,4 trilyon lira, enflasyonu yüzde 40 olarak öngördünüz. Bu şartlarda sadece baz etkisinden belki enflasyon gerileyebilir fakat o hedeflerin de tutmayacağını bugünden görüyoruz. Geçen hedefler tutmamış, haziran ayında revize etmişsiniz, revizeye rağmen yüzde 5 hak da kullanılmış ve bugün geldiğimiz noktada 200 milyarlık ek bütçe teklifiyle de karşı karşıya kaldık. Şimdi, enflasyon bu kadar yüksekken asla devletin borçlanma rakamlarını da tahmin edemezsiniz, bütün dengeleri bozmuş durumdayız. Bu dengeleri bozduktan sonra da tekrar oturup bir planlama yapmanız çok mümkün olmaz. O yüzden, "Piyasaları bozmamak adına son on beş günde getirdik." demeniz de çok aslında piyasaları bozmayacak bir söylem değil, piyasalar bozuldu Sayın Bakanım yani reel sektör de finansal sektör de bunların hepsi bozuldu. Şimdi, bu 200 milyar şeyi, KKM'nin rakamlarına ulaşamıyoruz, daha önce açıklanıyordu, şu anda artık açıklanmıyor, buradan buraya ne kadar kaynak aktarıldığını bilmiyoruz. Eğer biliyorsanız siz o rakamları bize verin. 1,3 trilyon lira kadar anapara var. Bu kur korumalı mevduata ne kadar ödeme yapıldı -ya faiz diyelim onun adına- bilmiyoruz. Eğer, buradaki bu açık...

CEVDET YILMAZ (Bingöl) - Bütçe kısmı belli ama Merkez Bankası kısmında belirsizlik var.

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Evet, Merkez Bankası kısmında belli değil, açıklanmıyor çünkü. Sorduk hatta burada, biliyorsunuz burada sorduk, söylenmedi yani bu bilgi saklanıyor.

CAVİT ARI (Antalya) - Açıklamıyorlar, saklıyorlar.

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Yani şirketlerin kur korumalı mevduata yatırdıkları rakamlarda onlara ödenen miktar belli değil. O yüzden buradaki bu 200 milyarlık sizin getirdiğiniz ek kaynak oraya mı gidiyor bilmiyoruz, nereye gidiyor bilmiyoruz ama bu kaynak, halkımızdan toplanan vergilerle bir şekilde servet transferi hâlinde bir yere gidiyor, bunu biliyoruz yani kur korumalı mevduatın daha sonra başımıza ne işler açabileceğini de biliyoruz -çok uzatmayayım, sabah artık yani saat üç- ama yani burada, bu geliş şeklini de biraz önce eleştirdiler. Ben son olarak şunu söyleyeyim: Bu, Plan ve Bütçe Komisyonunun işi; bu, bu şekilde olmaz. Eğer mümkünse... Biz de yorulduk -yani aynı tempoyu- belki sizin kadar Plan ve Bütçe Komisyonu kadar yorulmadık ama sanıyorum 2'nci komisyon da bizim Komisyon. Ne varsa bize geliyor, dün ve bugün gelenlerin de biz artık ne olduğunu bilmiyoruz yani nasıl toparlayacağımızı da bilmiyoruz ve bizimle hiç alakası olmayan şeyleri biz burada görüştük.

O yüzden, bunu değerlendirin, bir gün daha çalışır arkadaşlarımız, ben eminim -çok çalışkan bizim Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerimiz,- bizimkiler de öyle- bir gün daha çalışır değerlendirirsiniz ve noktayı koyarsınız.

Teşekkür ederim.