KOMİSYON KONUŞMASI

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli arkadaşlar, hülasa söylemek istediğim şu: Şimdi "Genelleme yapmayın." diye bir öneri getiriyorsunuz. Hanginiz karşı çıktı buna? Ya, aynı bu salonda, bakın, sayın teklif sahibi arkadaşımın oturduğu yerde bu ülkenin İçişleri Bakanı oturuyordu, hem FETÖ'cülükle hem PKK'cılıkla falan suçladı, bağırdı, ortalık karıştı. Hanginiz karşı çıktınız? Bunun üstüne yattınız ya. Sakin ha sakin konuşalım. Söylemek isteğim şudur: Hainler mezarlığı yaptınız mı? Sakin soruyorum.

MEHMET CİHAT SEZAL (Kahramanmaraş) - Sakin değil beyefendi, yapmayın şunu ya.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Yaptınız mı?

MEHMET CİHAT SEZAL (Kahramanmaraş) - Yapmayın gözünüzü seveyim.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Ya, 15 Temmuzdan sonra...

MEHMET CİHAT SEZAL (Kahramanmaraş) - Kardeşim, bu ne demektir ya? Hainler mezarlığı ne demektir ya?

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Yapıldı mı?

(CHP sıralarından "Yapıldı." sesleri)

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Arkadaşlar, bakın...

MEHMET CİHAT SEZAL (Kahramanmaraş) - 15 Temmuzda...

(Gürültüler)

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Bir dakika, bir saniye arkadaşlar...

MEHMET CİHAT SEZAL (Kahramanmaraş) - Yapmayın ya!

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Yapacağım.

MEHMET CİHAT SEZAL (Kahramanmaraş) - Böyle bir şey yapmayın ya!

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Yahu yapacağım, yapacağım arkadaşım, yapacağım. Gerçeklikle yüzleş...

MEHMET CİHAT SEZAL (Kahramanmaraş) - 15 Temmuzda...

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Bu gerçek...

MEHMET CİHAT SEZAL (Kahramanmaraş) - ...bağlanacağı yerler de hazırdı. Ne yapacaksınız? Ne yapacaksınız?

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Yahu senin yanındaydım ben 15 Temmuz gecesi ya!

MEHMET CİHAT SEZAL (Kahramanmaraş) - O zaman ona göre konuş.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Ben 15 Temmuz gecesi...

MEHMET CİHAT SEZAL (Kahramanmaraş) - Neyin hesabını kime soruyorsun?

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Sayın Başkan, susturacak mısınız? Ya da onun mikrofonunu açın.

(Gürültüler)

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Cihat Bey...

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Ama bakın...

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Cihat Bey...

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Sayın Başkan, neden müdahale etmiyorsunuz?

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Cihat Bey, bir müsaade et.

(Gürültüler)

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Arkadaşlar, bağrışmayın.

MEHMET CİHAT SEZAL (Kahramanmaraş) - Bu Komisyonun üyesiyim.

SÜLEYMAN BÜLBÜL (Aydın) - Komisyonun üyesi bağıracak, biz de susacağız.

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Sayın İslam... Sayın Bülbül... Sayın Bülbül, şu an gerginliğe gerek yok, lütfen...

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Yok ya, gelin bakın, çok sakin konuşuyoruz.

MEHMET CİHAT SEZAL (Kahramanmaraş) - Ya, sakinlik değil, üslup, üslup... Komple herkesi zan altında bırakmayın diyoruz.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Bakın, değerli kardeşim, ben hayatımda Erdoğan'ın siyasetlerini desteklemedim, geçmişte Saadet Partisinin de kurucularındandım...

MEHMET CİHAT SEZAL (Kahramanmaraş) - Ben sizin kim olduğunuzu çok iyi biliyorum, siz de benim kim olduğumu biraz araştırırsanız öğrenirsiniz.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Söylemek istediğim şu: 15 Temmuzda yine de bir darbe sonucu Sayın Erdoğan'ın ve bu Hükûmetin indirilmemesi için sokaktaydım, Üsküdar sokaklarında.

MEHMET CİHAT SEZAL (Kahramanmaraş) - Eyvallah, baş tacı, baş tacı...

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Şimdi, bu söylediğim bir lütuf değil, mecbur bıraktığınız için söylüyorum. Ben bunu bir vazife... Hayatı darbelere karşı mücadeleyle, en azından zihinsel mücadeleyle geçmiş bir adam olarak söylüyorum.

MEHMET CİHAT SEZAL (Kahramanmaraş) - Biz de öyle mücadeleler verdik Sayın İslam.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Ama böyle diyaloğa girersek yapamayız ki, ne olur siz de söz alın.

MEHMET CİHAT SEZAL (Kahramanmaraş) - Ama siz oradan, lütfen...

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - Sayın Başkan, uyarır mısınız.

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Cihat Bey, bir müsaade et ağabey.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Benim söylediğim şu...

(Gürültüler)

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Dostum, bakın, kahveleri yapın, ben sabaha kadar konuşurum.

AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Ya, bir konuşmasını bitirsin Sayın Vekilim, cevap verin.

MEHMET CİHAT SEZAL (Kahramanmaraş) - Konuşma tarzında ve üslubunda problem var.

Bakın, iki gündür hiçbirinize tek bir kelime etmedim, ben de konuşmasını bilen bir adamım.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Konuşun.

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - E, tamam da konuşmayı niye kesiyorsun?

MEHMET CİHAT SEZAL (Kahramanmaraş) - Komisyonun usulüne göre suhuletle gitmesini istiyorum fakat arkaya gelerek, Sayın İslam, lütfen, yaptığınız konuşmaları...

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Sayın Başkan, müdahale edecek misiniz?

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - Ya, kim konuşuyor?

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Cihat Bey...

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - Böyle bir usul yok yani.

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Cihat Bey, Cihat Bey, müsaade et.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Böyle bir şey var mı? Yani bu gerçekten...

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - Böyle bir usul yok yani.

(Gürültüler)

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Cihat Bey, bir müsaade et ağabeyciğim, Cihat Bey...

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Ama siz bu üye üzerinden benim haklarımı gasbediyorsunuz, konuşma hakkımı.

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - Ya, böyle bir yetki yok yani.

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Cihat Bey, Cihat Bey, bir müsaade et.

BURAK ERBAY (Muğla) - Ya, bir durun ya! Allah, Allah!

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Cihat Bey, söz vereceğim sana, söz vereceğim.

Sayın İslam...

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Bir sakinleşin arkadaşlar, bu ülkede hainler mezarlığı yaptınız, sonra...

MEHMET CİHAT SEZAL (Kahramanmaraş) - "Yaptık..."

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Yaptılar, kimse, yaptılar ama siz de onu ortadan kaldırmadınız, ta ki itiraz gelene kadar. İki...

MEHMET CİHAT SEZAL (Kahramanmaraş) - "Siz", kim bu "siz?" Kaç kişi var şurada.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Söyleyeyim o zaman, sen yapmadın, Erdoğan yaptı; tamam mı? Tamam, siz yapmadınız, Erdoğan yaptı, bütün laflarım ona; tamam mı, oldu mu? Burada anlaşalım, hadi.

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Sayın İslam... Sayın İslam, lütfen...

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Siz emir eri ya da seyirciydiniz, öyle diyelim.

(Gürültüler)

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Arkadaşlar, muhalif... Bir dakika...

AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Ya, bir müsaade edin, bir lafını bitirsin ya!

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Sayın İslam, lütfen, buyurun, devam edin ama...

MEHMET CİHAT SEZAL (Kahramanmaraş) - Ya, "emir eri" diyen bir adam...

(Gürültüler)

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Şimdi Başkanım, ya, bana "Devam et." diyeceğinize adamı yerine oturtun ya.

MEHMET CİHAT SEZAL (Kahramanmaraş) - Sen bana "emir eri" diyemezsin!

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Cihat Bey... Cihat Bey...

(Gürültüler)

AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Ya, birazdan cevap verirsiniz, birazdan cevap verirsiniz, birazdan cevap ver.

MEHMET CİHAT SEZAL (Kahramanmaraş) - Ya, bu adam bana niye "emir eri" diyor ya! Nasıl diyor ya! Ben buna niye susayım?

(Gürültüler)

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Bırak bitirsin, ne diyecek bakalım.

MEHMET CİHAT SEZAL (Kahramanmaraş) - "Emir eri" diyerek...

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Ya, kardeşim, niye bu kadar alıngansınız?

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Yalnız, Sayın İslam...

MEHMET CİHAT SEZAL (Kahramanmaraş) - Ya, Sayın Başkanım, ithamda bulunuyor, bana "emir eri" diyor, niye susayım?

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Peki, "emir eri" değil "destekçisi" diyorum; oldu mu? "Destekçisi" diyorum.

(Gürültüler)

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Ha, sen buraya "Batı uşağı, Amerika uşağı" diyeceksin, bir "emir eri"nden rahatsız olacaksın. Kendi askerimizden bahsediyoruz ya. Arkadaşlar, bakın...

Sayın Başkan, lütfen sükûneti sağlayın ki konuşmaya devam edeyim. Yoksa bitmeyecek benim konuşmam.

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Devam edin, buyurun.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Yaptınız, evet, hainler mezarlığından döndünüz, sonra herkesi bir torbaya koymaya başladınız. Bu yaz gittik, 13 ilde -mücavir illeri de toplayarak- bütün KHK'lilerle konuştuk. İşte, burada olan arkadaşlarım da var; Sayın Yıldırım Kaya, İbrahim Hoca bize her zaman zaten destek oldu, ismini sayamadığım vardır. Grup olarak gittik dinledik. Anlatılanlar müthiş, toplantı basına kapalı. Yani kimi koy? FETÖ'cüyü koy. Kimi koy? PKK'lıyı koy. Kimi koy? DHKP-C'liyi koy. Kimi koy? Cızırtı çıkaran varsa, pürüz çıkaran varsa şu emir komuta işlerinde, onları da koy. Buna kadar iş gitmiş. Ben size sadece aktarılanları söylüyorum, rapor çıktığında sizlerle zaten bu raporları paylaşırız; işler böyle işler. Ama o kadar 15 Temmuz darbesini atlatmanın ve 20 Temmuz rejiminin ivmesiyle, daha doğrusu gazıyla hareket ediyordunuz ya, size bir söz anlatmak mümkün değildi. Ha, ama bugün, gidin, bunları inceleyin. Ben size diyorum ki: Bakın, neden bu 89 kişi... Aslında cevap verilemeyecek çok daha fazla insan var, eminim ama bir tane bile... Amerikalılar bazı işlerde der ki: "..." Yani bir tane bile çok fazladır, adalet işlerinde böyledir. Suçlu muyum, suçsuz muyum? Bunu söyleyeceksin kardeşim bana. Kolları sıvamışsın, yargıyla arasına OHAL Komisyonunu koymuşsun ama OHAL Komisyonu tıkanmış, cevap veremiyor, "Ben bu adam hakkında yorum yapamam." diyor. Anlatabildim mi? Sıkıntı bu. Ha, sizin için bu sadece bir numara yani "numara" dediğim aritmetiksel bir rakam -89, 1, 2, 3 vesaire- fakat bu hayatların içine girdiğinizde, çok fazla ocak söndürdünüz. Bakın -rakamları verecektir Sayın Gergerlioğlu- kaç kişi intihar, cezaevlerinde... Yahu, cezaevlerinde hastalar muayeneye gidemedi yani onlara bir alt mahkûm muamelesi yaptınız; bunlar olmaz. Adaletin verdiği cezadan siz bir miskal daha fazla bir ceza veremezsiniz, o zaman adil olmazsınız. Adalet öyle çok çok çok da üstte tutulacak bir şey değil, altına bir milim düşerseniz zulme düşersiniz zaten arkadaşlar; adalet insan ilişkilerinde alt çizgidir; hele, toplumu yönetmeye çalışan insan ilişkilerinde. Bunların hepsini şey yaptınız, alınganlık gösteriyorsunuz. Hainden daha büyük bir şey var mı arkadaşlar? Bir insana "hain" denmesinden daha büyük hakaret nedir? "Vardır." diyen varsa el kaldırsın. Var mı hainlikten daha büyük bir suçlama var mı arkadaşlar?

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Sayın Cihangir, sorgulamayın, devam edin sözünüze.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Niye sorgulamayayım Sayın Başkan ya?

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Ya, soru sormayın ya! Buradaki adam cevap vermek zorunda değil ki.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Bu soru değil, bu bir onay cümlesidir yani bir anlamda bir meydan okuma cümlesidir. Yani, neden bu kadar müdahil oluyorsunuz? Ha, yok... Ya, siz "hain" lafını o kadar rahat kullanıyorsunuz ki artık hainin anlamı aşındı yani "hain" demekle herhangi bir insandan cevap alamıyorsunuz. E, bunlar can sıkıcı. Şimdi, arkanızda bu 140 bin insanın yükü var ve ben size karşı Komisyonda konuşuyorum. Ben size...

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Sonsuz konuşma hakkı vermiyorum.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Bana mı konuşma hakkı vermeyeceksiniz?

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Sonsuza kadar konuşmanıza müsaade edemem.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Yani, sonsuza kadar değil, toparlıyorum zaten.

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Lütfen.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Toparlıyorum.

Bir ayetikerime hatırlatayım, öyle toparlayayım. Bunun zulüm olduğu hakkında toplumda çok geniş, çok yaygın bir ittifak var. Ben size bir ayet hatırlatacağım: "Allah kötü sözün açıkça söylenmesini istemez, bundan hoşlanmaz." Değil mi arkadaşlar? Ama bir istisnası var, nedir bu istisna? Zulüm görenler müstesna. Bu işe karışan herkesin Allah belasını versin.

Hepinize saygılarımı sunuyorum.