KOMİSYON KONUŞMASI

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Evet, değerli arkadaşlar, şimdi, Sayın Elitaş -yine biraz önce eleştirdim- keşke burada olsaydı.

Şimdi, Anayasa'ya aykırılığıyla ilgili zaten bir düzeltme yapılmıyor bu kanunda. Niye biz başka bir şeyi tartışıyoruz ki? 10'uncu madde çok açık, "Herkes dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç -uzayıp gidiyor- gözetilmeksizin kanun önünde eşittir." diyor. Niye ihale yapmıyoruz? Bunu açıklayın bize ya, başka bir şey demiyoruz. İhale yaparsanız, zaten burada Anayasa Mahkemesinin reddiyle ilgili düzeltme yapıp bu kanunu getirmiş oluyorsunuz.

İkincisi, herkes maddelerin başlıklarını söyleyip geçti ama 13'üncü madde "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir." diyor. "Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz." diyor.

Tek tek izah edeyim de... Madde 48 de şunu diyor: "Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir. Devlet, özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır." Net ama siz bunu yapmıyorsunuz, sizin yaptığınız "Efendim, hesaplama şeklini değiştirdik, beş yıl içinde şu kadar yatırım yapacak dedik, böyle bir düzeltme yaptık, geldik." diyorsunuz. Arkadaşlarımızın eleştirileri bunun üzerine.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Buyurun.

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Bakın, ben size bir başka örnek daha vereyim Sayın Başkan, 1998 yılında Antalya Limanı özelleştiriliyor. Hayyam Garipoğlu, hepinizin hafızasında bu isim mutlaka vardır.

ALİ ŞEKER (İstanbul) - Çok temiz bir arkadaş!

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Evet, dönemin zenginlerinden Sümerbankın falan sahibi. Borçları nedeniyle... Ha o zaman 29 milyon dolara burası özelleştiriliyor, bakın, rakama dikkat edin 29 milyon ve otuz yıllığına. Antalya iş çevreleri diyor ki: "Verin bize biz Antalya'nın ihracatını, sanayisini artıralım; bu limanı biz işletelim bir konsorsiyumla." O dönemin iktidarı reddediyor çünkü yandaş Hayyam Garipoğlu'na veriyor, sonra TMSF, Sümerbankın borçları nedeniyle limana el koyuyor. Sonra 2006 yılında TMSF'den "Global" diye bir şirket burayı satın alıyor 61 milyon dolara, yirmi iki yıllık işletme dönemi için alıyor. Antalya iş dünyası gene diyor: "Biz işletelim, Antalya'nın ihracatını, sanayisini geliştirelim." Reddediliyor. Sayın Başkan, bu önemli, bu örneği aldıktan sonra daha ciddi değerlendirilecek.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Lütfen toparlayalım son bir dakikanız.

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Sonra 2020 yılında, burada tekel oluşturmaktan dolayı Global'e bir ceza kesiliyor, 12 milyon lira ceza kesiliyor Global'e. Doğru. Niye? Tekel çünkü. Niye? Fahiş fiyatlarla sanayiye, ihracata hizmet vermeye çalışıyor, onun için 12 milyon gibi bir ceza kesiliyor bu şirkete. Arkasından ne oluyor biliyor musunuz? Burası "QTerminals" Katar firmasına -burası, bak, buraya dikkat edin- Global tarafından, yani mevcut işletmeci tarafından 140 milyon dolara yedi yıllığına süresi kalmış firmaya devrediliyor. Bu ne demek? Bakın, şu demek bu: Ben buraya 140 milyon dolar veriyorum ama yedi yıl için vermiyorum, bir anlaşma yapılmış, arkadan bir anlaşma yapılmış. Arkasından bir süre uzatımı gelecek ben bunun için veriyorum ve orada başka pazarlıklar olduğunu da biz biliyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Sayın Budak, çok teşekkür ederim.

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Sayın Başkan, bunu bitirmek zorundayım.

SÜLEYMAN BÜLBÜL (Aydın) - En önemli şeyi anlatıyor. En önemli şey...

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Buyurun.

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Yani ben sadece bakın, teknik bir açıklamada bulunuyorum. Başta söylediğim net, vicdanları yaralayan bir durumdan bahsediyorum, vicdanları yaralayan. Ve şu anda Türkiye'deki bu 18 limanın hepsi tekelci, Mersin Limanı için de geçerli, Taşucu Limanı için de geçerli, tekel, tekel uygulamaları yapılıyor. Siz neresinde iş dünyasına, ihracata ya da sanayiye katkı diyorsunuz? Yani neresi bunun modernize edilecek de burada elleçleme miktarı artacak, fiyatlar düşecek? Yok böyle bir şey. Yani burada, adrese teslim bir kanun pazarlamaya çalışıyorsunuz açıkça Sayın Başkan ve bunu tekrar bilek bükerek, Anayasa Mahkemesinin kararına rağmen arkadan dolanarak bu kanunu getiriyorsunuz, biz buna karşıyız. Eğer modernizasyon olacaksa şartlarını koyarsınız -Sayın Elitaş yok burada- bu koyduğunuz şartlarla yeni yatırımların, yeni modernizasyon girişimlerinin asla olmayacağı ortada. Yani bir yerden alıp bir yere veriyorsunuz. "Niye ihale yapmıyorsunuz?" Soru bu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Çok teşekkür ederiz.

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Sorum niye ihale, açık ihale yapmıyorsunuz? Bir, son bak... En son cümlemi söyleyeceğim.

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Buyurun.

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Biraz önce Antalya Limanı'nın süreçlerini anlattım. Bakın, burada, bu süre uzatımında başka bir tehlike daha var. Bir tehlikeden daha bahsetmek istiyorum, hepiniz bunu dikkatle dinleyin. Biraz önce 3 defa el değiştirmiş Antalya Limanı... Şimdi, siz, bu süreleri uzattığınız takdirde ve bunlar bu on beş gün içinde sözleşme yapıldığı takdirde "Benim sürem kırk dokuz yıla uzatıldı." deyip burayı pazarlamaya çıkacak 18 limandan ciddi sayıda liman olduğunu ben burada iddia ediyorum.

TAHSİN TARHAN (Kocaeli) - Doğru, doğru.

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Bunu, siz, eğer bu süreleri uzattıktan sonra bunu cebine koyan adam, pazarlamaya dünyaya çıkacak ve bunu devredecek. Bunu da buraya not etmek için söylüyorum: Lütfen vicdanlarınızı kalbinizin üstüne koyun, buradaki bu savunmanızı ve bu maddeyi çekin diyorum.