KOMİSYON KONUŞMASI

MURAT BAKAN (İzmir) - Sayın Başkan, teşekkür ederim.

Ben bir değerlendirme yapmak istiyorum. Henüz gelmedi ama geneli üzerinde bir değerlendirme yapmak istiyorum.

Şimdi, limanlarla ilgili bundan sonra bir madde görüşeceğiz. Millî meselelerde millî duruş gerekir. Limanlar da sadece bizim için değil, dünyadaki her ülke için millî meseledir. Niye söylüyorum bunu limanlar millî meseledir diye? Amerika Birleşik Devletleri ile Çin arasında küresel bir rekabet var...

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Değerli arkadaşlar, 1'inci maddede geri çekilen önerge, bununla ilgili konuşmak niye ihtiyaç?

SİBEL ÖZDEMİR (İstanbul) - Başkanım, şöyle bir karar alındı: Geneli üzerinde...

ALİ ŞEKER (İstanbul) - Geneli üzerinde konuşmalar verilmedi, onların konuşulması için.

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Ya, lütfen, diğer maddelerde de söz vereceğiz. Lütfen, böyle bir usul yok. Usul; önergeyi oylayınca geçeceğiz. Diğer maddelerde konuşalım lütfen arkadaşlar.

Murat Bey, sen bitir, oylayacağım ben.

Buyurun.

MURAT BAKAN (İzmir) - Sayın Başkan, ben konuşmaya başlamıştım. Ben değerlendirmemi yapayım, bir müzakere edildi ama ben de fikrimi paylaşmak istiyorum bu limanlarla ilgili.

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Ama bu liman maddesi değil.

MURAT BAKAN (İzmir) - Biliyorum liman maddesi olmadığını.

Şimdi, Sayın Elitaş da buradayken, Özgür Özel de buradayken, diğer arkadaşlar da buradayken ben de düşüncemi paylaşmak istiyorum.

Millî meselelerde millî duruş gerekir. Limanlar da millî meseledir, sadece bizim için değil, tüm dünya için limanlar millî meseledir. Çin'in "Tek Kuşak, Tek Yol" projesi var, dünyada ciddi anlamda liman satın alıyor; buna karşılık Amerika Birleşik Devletleri de küresel ticarette Çin'le olan rekabetinde limanlar üzerinden bir rekabete girişiyor. Bizim yanı başımızda Pire Limanı'nı Çin'in COSCO şirketi satın aldı, COSCO dünyanın en büyük lojistik şirketlerinden biri. Yunanistan'da ciddi olaylar oldu COSCO şirketi Pire Limanı'nı satın alırken, grev yaptılar; Parlamentodan çok az bir oy farkıyla Çin Pire Limanı'nı aldı, arkasından Amerika Birleşik Devletleri Yunanistan'da Dedeağaç Limanı'na yatırım yaptı. Yine, aynı şekilde, Çin'in COSCO şirketi Abu Dabi'de 80 kilometre mesafede bir liman aldı, bu limanda askerî tesis yapıyor diye Amerika Birleşik Devletleri Birleşik Arap Emirlikleri'ne baskı yaptı, o inşaatı durdurdu.

Türkiye'deki limanlar bizim ulusal güvenlik meselemiz yani işin ekonomik boyutu bir yana, bu bir ulusal güvenlik meselesidir. En son bu pandemi sürecinde lojistik fiyatları inanılmaz arttı, 40'lık konteynerin fiyatı 3 bin dolardan 15 bin dolarlara çıktı. Böyle bir ticaretten bahsediyoruz ve dünyada hiçbir ülke yok ki limanını tek bir şirkete satsın. Mesela Rotterdam Limanı var, Rotterdam Limanı'nda her iskeleyi ayrı bir işletmeciye veriyor Hollandalılar, niye? Kimse tek egemen olmasın limanda diye. Şimdi, siz kendi limanlarınızı tek bir şirkete veriyorsunuz, o şirket tüm limanı işletiyor, orada monopol oluyor. Mesela Mersin Limanı şu an monopoldür, İzmir Limanı'nın fiyatlarının 3 katı fiyatına Mersin'de bir fiyat veriyor Mersin Limanı'nı işleten şirket. Özelleştirme İdaresinden ilk yatırım bedeli dâhil 800 milyon dolara aldı, on sene sonra yüzde 39'unu 800 milyon dolara sattı arkadaşlar. Ve böyle bir para kesen, Merkez Bankası gibi para basan bir limandan bahsediyorum, Mersin Limanı'ndan bahsediyorum. Yüzde 39'unu 800 milyon lira dolara satmışsınız, o günden bugüne para kazanmaya devam etmişsiniz, diğer limanların 3 katı ve bugün o limanın imtiyaz sözleşmesi hakkını kırk dokuz yıllığına uzatıyorsunuz; akıl alacak bir şey değil bu. Limanları ya millî şirketlere, millî sermayeli şirketlere vereceksiniz ya devlet işletecek; işin bir bu boyutu var.

Diğer taraftan, liman huduttur. Sizin hudut güvenliğinizi sağlamanız için de limanlarda egemenliğiniz olması lazım yani özel bir şirkete, küresel bir şirkete Katar'a, Singapurlulara, Avustralyalılara verdiğinizde limanınızı siz kendi limanınızda egemen değilsiniz. Bakın, Mersin Limanı'yla ilgili uyuşturucu hikâyeleri buradan kaynaklanıyor. Dolayısıyla, liman konusu bir millî meseledir, millî mesele olarak bakmak gerekir; işin sadece ekonomik boyutu yok. Kırk dokuz yıllığına imtiyaz sözleşmelerinin uzatılması Türkiye için büyük güvenlik riski getirir önümüzdeki yıllarda; ben bunu paylaşmak istedim.

Teşekkür ederim.