KOMİSYON KONUŞMASI

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı, değerli milletvekilleri, bürokratlar, basın mensupları, Komisyonumuzun değerli emekçileri; herkesi saygıyla selamlıyorum.

Yüz iki yıl önce Türkiye Büyük Millet Meclisi açılırken "Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir." dedik. Doksan dokuz yıl önce ekonomik ve siyasal bağımsızlığımızı tüm dünyaya ilan ederek cumhuriyetimizi kurduk. Egemenliğimizi hiçbir surette hiçbir kimseye, zümreye veya sınıfa bırakmama düşüncesi pusulamızdı. Kendisini tek başına millet olarak, tek başına devlet olarak görenlerle mücadele ettik, edeceğiz. Cumhuriyetimizin üzerinde kurulmak istenen hiçbir vesayeti kabul etmedik, etmeyeceğiz. Tek kişilik saray hükûmeti Türkiye'yi esir aldı, onunla da mücadeleye devam edeceğiz. Ülkemizin üzerine çöken kara bulutları biz dağıtacağız. Türkiye'yi çağdaş uygarlığa ulaştırma ve onu aşma kararlılığımız tamdır. Emeği vahşice sömüren, bütün insanlık değerlerini ayaklar altına alan, sadece kendisini ve yakın çevresini refaha kavuşturan sömürü düzenini değiştireceğiz.

Değerli milletvekilleri, tek kişilik saray hükûmeti Türkiye'yi beş temel sorunla karşı karşıya bırakmıştır. Bir: Demokrasi sadece kâğıt üzerinde kalmıştır. Yasama, yargı ve medya bir kişinin vesayeti altındadır. İki: Ekonomik bağımsızlığımız tehlike altındadır. Vatandaştan toplanan vergilerin ve yapılan borçlanmaların büyük bir kısmı içeride ve dışarıda bir avuç çıkarcıya aktarılırken milletimiz korkunç bir işsizliğe mahkûm edilmiştir. Üç: Dış politikada egemen güçlerin taleplerine boyun eğen bir Türkiye profili ortaya çıkmıştır. Dört: Değişen eğitim politikasıyla Türkiye bilgi çağından koparılmıştır. Çocuklarımız eğitimde âdeta denek olarak kullanılmaktadır. Beş: Etnik kimlik, yaşam tarzı ve inanç eksenli siyasetle toplumsal barışımız derin yara almıştır. Tek kişilik saray hükûmeti iktidarını sürdürmek için kamplaşmayı, kutuplaşmayı ve ayrışmayı çözüm olarak sürdürmektedir.

Bu beş temel sorunun çözümünü cumhuriyetin 100'üncü yılında, partimizin iktidarında hayata geçireceğiz. İktidarımızda yeni bir anayasayla güçlendirilmiş demokratik parlamenter sisteme geçilecektir. Her türlü vesayetten uzak, darbe hukukundan arınmış, gücünü milletten alan bir anayasa yapılacaktır. Partili ve yanlı Cumhurbaşkanı uygulamasına son verilecektir. Kuvvetler ayrılığı esas alınacak, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı kesin olarak sağlanacak, mahkemeler üzerinde yasama ve yürütmenin doğrudan ya da dolaylı vesayetine son verilecektir. Türkiye'nin toplumsal barışı ve huzuru sağlanacaktır. Tüm toplumsal sorunlarımız demokrasi temelinde ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin öncülüğünde çözülecek; Türkiye'nin tam bağımsızlığı, demokrasisi ve üniter yapısı güçlendirilecektir. Devlet yönetiminde ve toplumsal düzende liyakat sistemi hâkim kılınacaktır. Seçim yasası değişikliğiyle cinsiyet kotası getirilecek, kadınların Parlamentoda temsili güvence altına alınacaktır. Siyasi ahlak yasasıyla siyaset kirlilikten arındırılacak, vatandaş ile siyasetçi arasındaki güven yeniden inşa edilecektir. Böylece, milletin seçtiği vekillere ve Gazi Meclisimize itibarı geri verilecektir. Tüm kamu ihalelerinin şeffaf, kamuya açık, kayırmacılıktan uzak bir anlayışla yapılması sağlanacaktır. Sayıştay gerçek işlevine kavuşturulacak, ulusal vergi konseyi ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde kesin hesap komisyonu kurulacaktır. Ekonomide ihracat odaklı ve katma değeri yüksek üretime öncelik veren bir planlama ve teşvik politikası yaşama geçirilecek, bunun için güçlü bir stratejik planlama teşkilatı kurulacaktır. Üretim ve hakça paylaşım stratejik planlamanın ana felsefesi olacaktır. Eğitim sistemi tüm bileşenlerinin ortak çabasıyla yeniden yapılandırılacaktır. Üniversitelerimizde her türlü düşünce özgürce tartışılabilecek, her türlü bilimsel çalışma özgürce yapılabilecek, darbecilerin getirdiği Yükseköğretim Kurulu (YÖK) kaldırılacaktır. Tüm organize sanayi bölgelerinde iş garantili yatılı teknoloji liseleri kurulacak, sanayicinin ihtiyaç duyduğu eleman sorunu çözülecektir, gelecek nesiller için ekosistem hakkı korunacaktır. Vatandaşlarımıza asgari bir gelir düzeyi mutlaka sağlanacaktır. Bu bağlamda, aile destekleri sigortası uygulamaya konulacak, bu topraklarda hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecektir. Vatandaş devlet yardımlarını lütuf olarak değil, hakkı olarak alacaktır. Yerel yönetimlerin gelirleri artırılacak, kayyum uygulamalarına son verilip seçimle gelen belediye başkanlarının ancak seçimle gidecekleri güvence altına alınacaktır. Akılcı, barışçıl ve gerçekçilikten sapmayan, uluslararası hukuka ve meşruiyete önem veren bir dış politika izlenecektir. Ayrıca, bölge merkezli dış politika yaklaşımından yola çıkarak kurucu üyelerinin İran, Irak, Suriye ve Türkiye'nin olacağı ve bölgemizde huzur, barış ve istikrar ortamı oluşturmayı hedefleyen Orta Doğu barış ve iş birliği teşkilatı (OBİT) kurulacaktır. Cumhuriyetimizi Mustafa Kemal ve arkadaşları "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." ilkesinden yola çıkarak kurdu. Bugün önümüzdeki en önemli görevin cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandırmak olduğunun bilincindeyiz. Bunu cumhuriyetimizin 100'üncü yılında halkımızın teveccühüyle biz gerçekleştireceğiz.

Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı, şimdi, bu genel girişten sonra bir aydır burada tartışıyoruz, konuşuyoruz, birçok çözüm önerilerimizi söylüyoruz, son konuşmamı da cumhuriyetimizin 2'nci yüzyıl çağrısıyla bu şekilde başlamak ve bitirmek istedim, şimdi de bir türlü çözmediğiniz bazı sorunları hatırlatmak istiyorum.

Bir, tüm kamu kurum ve kuruluşlarında 4/D sürekli işçi, 696 KHK ve İŞKUR statüsünde çalışanlardan veri giriş, otomasyon, bilgisayar, teknik birim, bilgi işlem, büro, ofis, hasta karşılama, yönlendirme ve benzeri işleri yapan ancak meslek kodları yaptıkları işle alakalı olmayan bir biçimde farklı kadrolarda gösterilen personeller var. Meslek kodu mağdurları çözüm bekliyor. Meslek kodu mağdurlarının fiilen yaptıkları iş ne ise meslek kodunun da aynı olması için güncelleme yapılması ve hatalı meslek kodu uygulamasından dolayı görevlerinden el çektirilen çalışanların tekrar fiilen yaptığı işin başına dönmesi için bir çalışma var mıdır?

İki, tüm kamu kurum ve kuruluşları için 01/04/2018 tarihinde taşerondan alelacele 696 KHK kapsamında kadroya geçirilen 4/D sürekli işçiler için ne zaman KHK kapsamından çıkartılıp tam kadroya geçirilmesi için çalışma yapılacaktır?

Üç, ülkemizde "staj sigortası" adı verilen ve başlı başına mağduriyet yaratan bu uygulamaya göre, meslek lisesi ve üniversitede staj yapanlarla çıraklık okulunda okuyan öğrenciler aktif olarak çalıştıkları hâlde sigortalarının sadece meslek kazası hastalığı kısmı yatmakta olup bu durum emekliliğe başlangıç sayılmamaktadır. Hâlâ yürürlükte olan ve oldukça eski olan bu yasa emeği yok saymakta, genç yaşta çalışmak zorunda kalan veya bir mesleğe yönelen insanları resmen cezalandırmaktadır. "Meslek lisesi memleket meselesi." diyen ve iktidara sesini duyuramayan staj mağdurları için bir çalışma var mıdır?

Dört, belirli bir mesleki tecrübeden sonra meslekleriyle ilgili olarak yapılan yazılı ve mülakat sınavlarında başarılı olduktan sonra mesleğe atanan şefler, kurumsal hafızaya hâkimlik ve mevzuatsal donanımlarıyla kamu kurum ve kuruluşlarının işleyişinde önemli bir role sahip olmanın yanında, sevk ve idaresinden sorumlu olduğu birimlerinde vatandaşlarımızın sorunlarının çözümü noktasında da en öncelikli müracaat mercidir. Bu çerçevede, genel idare hizmetleri sınıfında ve yönetim hizmetleri grubunda olan şeflerin 3600 düzenlemesinden yararlanabilmesi için çalışmanız var mıdır? Sivil savunma uzmanları dâhil diğer kurumlardaki uzmanlar 3600 ek göstergeden faydalanmışlardır. Özel idarelerdeki ve belediyelerdeki uzmanlar 3600 ek göstergeden faydalanamadılar. Bu mağduriyeti gidermek için bir çalışmanız var mı?

Beş, özelleştirme nedeniyle iş yeri ellerinden alınarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/C maddesine göre işe yerleştirilen ve sonra 4/B statüsüne geçirilen işçiler, özlük hakları bakımından 4/B haklarına kavuşamadılar. Normal olarak 4/B değil de 4/B içerisinde 4/C icat edilmiştir. Bu personel, diplomalarına göre unvan verilmesini, ek ödeme oranlarının unvanlarına göre verilmesini, emekliliklerini hak ettikleri tarihte kapı önüne konmamalarını istiyorlar.

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Sayın Girgin, toplarlar mısınız lütfen.

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkürler.

4/B özelleştirme çalışanları tam 4/B haklarına sahip olmalıdır. Yapılan haksızlığı ve mağduriyeti gidermek için bir çalışmanız var mı?

Son olarak, Orman Genel Müdürlüğünde -5620 sayılı Kanun'la- beş ay yirmi dokuz gün süreyle orman yangınlarıyla mücadele eden yangın işçilerini yani geçici işçileri, yıllardır kadro mücadelesi veren işçileri ne zaman kadrolu yapacaksınız? Son dört yılda, Hazine ve Maliye Bakanlığınca dört ay uzatmayla on ay çalıştırılmaktadırlar. Ülkemizin son derece önemli orman varlığının korunmasında özveriyle mücadele eden ama üvey evlat muamelesi gören bu emekçilerimiz kadroya alınacak mı?

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Teşekkür ediyorum Sayın Girgin.

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Yoksa yirmi beş-otuz yıl geçici statüsüyle çalışan işçilerin bulunduğu bu durum siyasi malzeme olarak kullanılmaya devam mı edilecek?

Teşekkür ediyorum.