| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/286) ve 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/285) ile Sayıştay tezkereleri a)Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı b)Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı c)Türk Standardları Enstitüsü ç)Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu d)GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı e)Doğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı f)Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı g)Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ğ)Türk Patent ve Marka Kurumu h)Türkiye Bilimler Akademisi ı)Türkiye Uzay Ajansı i)Kalkınma Ajansları (Ankara, Batı Karadeniz, Çukurova, Güney Ege, Kuzey Anadolu, Serhat) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 23 .11.2022 |
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Teşekkür ederim Başkanım.
Dünya büyük bir gıda sorunu yaşıyor. Gıda krizi tüm dünyada küresel bir sorun hâline geldi. Nitekim, Tarım Bakanı, Tarım Bakanlığına ait derginin Ekim sayısında gıda krizini ortaya koymuştu. Bu dergide görüşüne yer verilen Muğla Üniversitesi Ziraat Fakültesinden Profesör Doktor Serkan Gürlük, ülkelerin artık gıda stoklarını artırarak arz şokuna çare aradığını söylüyor; aynı uzman, ülkede beklenen en önemli sorunun da tarımsal ürün fiyatlarının düşmemesi olacağını ortaya koyuyor yani Sayın Bakan, gıda fiyatları artık düşmeyecek.
Çin ve Hindistan'a bakalım: Geçmişte yaşadıkları sıkıntıları göz önüne alarak tarihlerindeki en yüksek tahıl stoklarını koyuyorlar. Hatırlayın, Çin'de 1959-1961 yıllarında görülen gıda kıtlığında 40 milyon kişi hayatını yitirdi. Dünya ekonomisi 1961 yılından bu yana 6,7 kat büyümüş; 11,8 trilyon ABD dolarından 80,2 trilyon ABD dolarına kadar yükselmişti. Dünya nüfusu ise 3 milyardan yaklaşık 7,5 milyara ulaşmıştır. Yani, ekonomi 6,7 kat büyümüş, nüfus 2,5 kat artmıştır; başka bir deyişle, 6,7 kat büyüyen ekonomi 2,5 kat artan nüfusu besleyememiştir; yani, işte kriz buradadır Sayın Bakan. Dünyanın büyüyen ekonomisi, küresel açlık ve gıda sorununu çözememiştir. Dünya genelinde 9 kişiden 1'i yeterli beslenmeye ulaşamamaktadır. Bu kriz, Türkiye'de daha da derinleşmiştir. Bir asgari ücretlinin aylık gıda masrafı, ücretinin yarısına ulaştı; maddi yoksulluk çeken çocuk oranı yüzde 33,7'ye ulaştı. Son bir yılda turunçgillerde yüzde 361,5; çeltikte yüzde 230 gibi fiyat artışı yaşanmışken, işte, ürün fiyatları almış başını gitmiş ama ülkede yapılan bir şey yok; işte, bu noktada tarımda sanayileşme öne çıkıyor. Ülkenin en önemli gündem maddesi artık tarımda da sanayileşme ve otomasyon Sayın Bakan ama Türkiye maalesef tarımda, otomasyonda ve sanayileşmede sınıfta kalmıştır. Birleşmiş Milletler Dünya Tarım Örgütü (FAO), her yıl yayınladığı tarım durumu raporunda bu dönem sanayileşme ve otomasyona yer ayırmış ama Türkiye'ye baktığımız zaman maalesef tarım her zaman dışarıda kalıyor.
Tarımda gıda sistemlerinin dönüşümü için tarımda otomasyon ve sanayileşme büyük önem arz etmesine rağmen bunu rakamlarla ortaya koyuyoruz, bakıyoruz ki traktörden yapay zekâya birçok teknolojiyi içeren tarımsal otomasyon, gıda üretimini daha verimli ve çevre dostu yapacak unsurları içermekteyken ülkemizde tarımda dijital okuryazarlığın artırılması, kadın çiftçilerimizin traktörü en etkin şekilde kullanmasının sağlanması, traktör sayısının artırılması ve elektrikli araba gibi elektrikli traktör üretiminin de artırılması gerekmekteyken, Sayın Bakan, ülkemizde yerli ve millîyi savunurken, yerli millîyi her zaman ön plana çıkartırken Togg'u ön plana çıkartırken ülkenin yerli ve millî traktörü projesini rafa kaldırdınız, dediniz ki: "Bu proje yeni bir proje değil." Lütfen, Cumhurbaşkanına galoş giydirerek tarlalarda çıkarmış olduğunuz o fotoğrafların arkasındaki traktör projesini destekleyin. Birilerinin arkabahçesi olmayın diyoruz çünkü kimin bu projeyi engellediği de zaman içerisinde ortaya çıkacaktır diyorum.
Yine, bakınız, elektrikli traktörün Türkiye tarafından üretimi, dağıtımı hem tarımsal verimin artırmasını hem de tarımsal girdi maliyetlerinin düşmesini sağlayacakken siz bunu önemsemediniz; Bakanlık olarak bunu, projeyi dışa koydunuz ama ayıptır, günahtır; o proje bu ülkenin belki geleceğiydi. Cumhurbaşkanını da bu olaya alet ettiniz, Sayın Bakanları da alet ettiniz ama Sanayi Bakanlığı projeyi desteklemiyor. Ayıptır, günahtır; bu yanlıştan vazgeçin! Sayın Bakan, eğer bana verdiğiniz cevaba, bürokratlarınızın soru önergeme verdiği cevaba bakarsanız ne olduğunu göreceksiniz.
Şimdi, gelelim "elektrikli traktör" diye bir şey defterinizde yok ama Togg'u öneriyorsunuz, istiyorsunuz. Ha, gelin, traktörü de o zaman önemseyin. Bu proje, yerli ve millî proje Sayın Bakan. Parçası dışarıdan değil; tamamen yerli, bilim insanlarımızın yarattığı proje, onu rafa kaldıramazsınız. Bunun hesabı gün gelecek, sizlerden sorulacak diyorum.
Yine, bakınız, üniversitelerde AR-GE yatırımı... Üniversitelerde AR-GE'ye baktığımız zaman, maalesef ülke olarak sınıfta çok kalmışız. Avrupa'dakilere bakıyoruz; bizde 1,13'ken Avrupa'daki ülkelerde yüzde 3'ler civarında; Belçika ve İsveç'te yüzde 3,2; Avusturya'da 3,1; Almanya'da yüzde 3'lerde. Gelin, bir an evvel yanlıştan vazgeçin, AR-GE yatırımlarındaki teşviki artırın diyorum ama nerede? Sizin için başka şeyler...
Az önce sayın vekilimizin ifade ettiği gibi "Ergene derin deşarjı" diye bir proje çıkardınız ama sınıfta kaldınız. Yazıktır günahtır verdiğiniz paralara; Ergene hâlâ daha simsiyah, kapkara akıyor ama Sayın Cumhurbaşkanı 2020 yılının 13 Kasımında "Ergene nasıl akıyor?" dedi, "Şırıl şırıl, tertemiz akıyor." dediler. Yazıktır, günahtır! Bu milletin vergilerini heba ettiniz, Ergene hâlâ simsiyah akıyor, kanserden birçok vatandaşımız ölüyor. Bir an evvel bu projeyi tekrar gözden geçirmeniz gerekiyor Sayın Bakan.
Teşekkür ediyorum.