| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/286) ve 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/285) ile Sayıştay tezkereleri a) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı b) Mesleki Yeterlilik Kurumu c) Sosyal Güvenlik Kurumu ç) Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 11 .11.2022 |
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Sayın Başkan, Sayın Bakan, Değerli Bakan Yardımcıları ve sevgili bürokratlar; öncelikle hoş geldiniz.
Bütçenin hayırlı olmasını diliyorum.
Şimdi, karşı taraftaki arkadaşlara bir soru sormak istiyorum: Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Müdürünün adı ne şu anda, hatırlıyor musunuz? Şu anda bütçe sunumunda Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Müdürünün bir inisiyatifi var mı? Yok.
ORHAN YEGİN (Ankara) - Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Müdürü diye bir şey yok, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı var.
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Peki, yirmi beş yıl önceki Genel Müdürü niye unutamadınız, biliyor musunuz? Unutamadığınız şu: Bir Cumhuriyet Halk Partili herhangi bir kurumda görev yaptığında alnının akıyla mücadele eder, adı tarihe yazılır, unutulmaz; bu da size dert olsun! (AK PARTİ sıralarından laf atmalar)
Başkan ile Genel Müdür arasında bir fark yok, ben sayın bürokratlara haksızlık etmek için bunu söylemiyorum. Bürokratlarımız bizim göz nurumuz ama bürokratların burada inisiyatifi yok, siyasilerin inisiyatifi var, onu lütfen unutmayalım.
Sayın Bakan, eğitim emekçileri ve kamu çalışanları sendikaları grevli toplu sözleşme hakkından yoksunlar. Bir çalışma yaşamını düzenleyeceksek kamu emekçilerinin grevli toplu sözleşmeli sendikal hakkını hepimiz, hep birlikte savunmalıyız. Bakın, eğer grevli toplu sözleşmeli bir sendikal hak olsaydı, eğitim emekçileri Öğretmenlik Meslek Kanunu'yla ilgili -Anayasa Mahkemesine- konu gündeme geldiğinde daha güçlü, daha iradeli bir tutum alabilirlerdi ama ne yazık ki bundan yoksun oldukları için bunu yapamıyorlar.
Sayın Bakan, bayram ikramiyesi konusunda sizden çok açık ve net bir yanıt bekliyoruz. Neden 2018'de 1.000 lira olan 1.100 liraya çıktı ve hâlâ bir kıpırdanma yok, önümüzdeki dönem burada bir hareketlilik olacak mı?
Emekli maaşları tartışıldı ama özellikle intibak yasası konusunda ne düşünüyorsunuz, bunu merak ediyorum.
Ayrıca, emeklilikte yaşa takılanlar konusu gerçekten önemli bir konu. Bugüne kadar bizim mücadelemizle bir noktaya geldi, şimdi kadük hâle getiriyorsunuz. Bunun kadük hâlde olması emeklilikte yaşa takılanların temelden sorunlarını çözmüyor.
Taşeron işçi çalıştırılması konusu gerçekten bu siyasal iktidarın çözmesi gereken önemli bir konu ama biz biliyoruz ki bunu çözemeyeceksiniz, bunu bizim iktidarımızda biz çözeceğiz.
4/A kapsamında KİT ve belediye iktisadi teşekküllerinde işçi statüsünde çalışan lisans mezunu, görev tanımı büro memuru olanların işçi statüsünde çalıştırılmasına ne zaman son vermeyi düşünüyorsunuz?
Sendikaların örgütlü olmadığını söylediniz. Doğru söylüyorsunuz, örgütlülük düzeyi oldukça düşük. Önüne barajları koymuşsunuz, daha sonra diyorsunuz ki: "Niye örgütlü değilsiniz?" Önce yapılması gereken iş, barajları kaldırın, bakın, sendikalar nasıl örgütlü bir hayatı hep beraber hayata geçiriyorlar, bunu gerçekleştiriyorlar.
İşçilerin grev yasakları Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı döneminde oldu. OHAL'e öyle yaslandınız ki emekçinin hakkını korumak, emekçinin grev hakkını elinden alarak olmaz. Emekçinin grev hakkını elinden aldığınız müddetçe, siz, emekçilerin hakkını koruyamazsınız. Bakın, OHAL sürecinde Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan işverenlere ne diyor? "OHAL'i biz iş dünyamız daha iyi çalışsın diye yapıyoruz. Soruyorum: İş dünyanızda herhangi bir sıkıntınız, aksamanız var mı? Şimdi, grev tehdidi olan yere biz OHAL'den istifadeyle anında müdahale ediyoruz." diyor. Bakın, bir siyasi parti Genel Başkanı, bir Cumhurbaşkanı işverene diyor ki: "OHAL'i sizin çıkarlarınız için kullanıyoruz."
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Son yarım dakikanız.
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Eyy Recep Tayyip Erdoğan, işverenlerin değil, emekçilerin çıkarını ne zaman düşüneceksiniz? Ama biz, işverenlerin de emekçilerin de çıkarlarını 85 milyonun geleceği için birlikte düşüneceğiz çünkü bu ülkede barışa, huzura, demokrasiye özgür yaşama ihtiyaç var, bunu da biz gerçekleştireceğiz.