KOMİSYON KONUŞMASI

MURAT BAKAN (İzmir) - Çok teşekkür ederim.

Sayın Bakan, değerli bürokrat arkadaşlarımız, Plan ve Bütçe Komisyonunun değerli üyeleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. 2023 bütçesi hayırlı olsun.

Şimdi, Sayın Bakanın sunumunu baştan sona dinledim, sunumda her şey var ama iklim kriziyle mücadeleyle ilgili bir şey yok. Şu an Şarm El-Şeyh'te, Mısır'da COP27 devam ediyor, herhâlde pazar günü siz gideceksiniz, biz de gideceğiz; şu an iklim başmüzakerecimiz de orada. Dünya iklim krizini konuşuyor, bununla mücadele için neler yapılacağını konuşuyor ama bütçeye bakıyoruz, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının bütçesine bakıyoruz, 29 milyarlık bütçe içinde aşağı yukarı 154 milyon lira bütçe ayırmışsınız. Avrupa Birliğinin bununla ilgili mücadelede ayırdığı bütçe ne kadar? Yani bizim pozisyonumuzu göstermek açısından söylüyorum: Avrupa Birliği 2023 yılı toplam AB bütçesinde 2,018 trilyon euronun neredeyse yarısını iklim kriziyle mücadeleye ve onunla bağlantılı işlerle ilgili harcıyor Sayın Bakan. Dolayısıyla bu, sunumun içinde son derece zayıf. Bakanlığın iklim kriziyle mücadelede koordinatör Bakanlık olmasına rağmen bu koordinasyonu yapamadığını görüyoruz. Orman Genel Müdürlüğünün, Tarım ve Orman Bakanlığının, Enerji Bakanlığının, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının, Ticaret Bakanlığının hepsinin koordinasyonunu sizin yapmanız lazım ama hepsi, tamamına yakını iklim kriziyle mücadeleden bihaber noktadalar. Niye söylüyorum bunu? Bizim yaşam alanı olarak yani karbon yutak alanı olarak gördüğümüz ormanlarımızı, sulak alanlarımızı Tarım ve Orman Bakanlığı öyle görmüyor. Önceki Bakan "Cari açığı orman ürünleriyle kapatacağız." demişti ve gerçekten de 2020 yılının bütçesinde -2021 yılında saklamışlar, bulamadık onu- Orman Genel Müdürlüğünün 10 milyarlık bütçesinin 7 milyarı orman ürünlerinin satışından, 2 milyar 600 milyonu ormanların madenlere kiralanmasından, sadece 1 milyarı genel bütçeden alınmaktaydı. Sulak alanlarla ilgili durum yine aynı. Yani siz yetkili değilsiniz ama bu bakanlıkları koordine etmesi gereken sizsiniz.

Yine, yenilenebilir enerji politikaları noktasında dünya artık politika ajandasının en üstüne iklim politikalarını yerleştirdi. Dolayısıyla iklim politikalarına göre tüm politikalar, enerji politikaları şekilleniyor. Geçmişte enerji politikaları savaşlar çıkartırdı, hükûmetler kurardı ama şimdi dünyada o paradigma değişti ama Türkiye'de değişmedi her şeye hâlâ Enerji Bakanlığı penceresinden bakılıyor.

İkinci nükleer santral Sinop'a, Sayın Cumhurbaşkanı açıkladı. Kömürlü termik santral planlanmaya devam ediliyor, kömürle ilgili bir azaltım yok. Glasgow'da geçen sene kömürden çıkış koalisyonu vardı Polonya gibi. Rusya-Ukrayna savaşını bir yana tutuyorum, orada bir enerji krizi yaşandı ama dünyanın yolu belli, kömürden çıkış. Bununla ilgili hiçbir şey yok. Siz Bakanlık olarak bu işi koordine edemiyorsunuz. Yani bir tarafından Sanayi ve Teknoloji çekiyor, bir tarafından Ticaret çekiyor.

Bakın, bu plastik atık ithalatıyla ilgili siz Bakanlık olarak daha duyarlısınız, bunu Komisyon çalışmalarından biliyoruz, aslında burada konuşan arkadaş bilmiyor; burada Sanayi Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ağzıyla konuştu. Biz ülkemize plastik atık temiz atıksa ve Türkiye'nin içindeki atıkların tamamı geri dönüştürülüyorsa ithalata karşı değiliz, ham madde olarak kullanın ama Türkiye'ye kirli atık geliyor. Basel Sözleşmesi'ne göre geri dönüştürülmesi mümkün olmayan 141 konteyner atık yıllarca bizim limanlarımızda bekledi. Yunanistan'a, daha sonra oradan Vietnam'a gitti. Türkiye'de bu İnterpol'ün raporlarına geçmiş durumda. "Atık ithalatı aynı zamanda suç rotalarını belirliyor, mafya bu konuyla ilgili çalışıyor." diye. Türkiye'yi ismiyle söylüyor.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Son cümlelerinizi alayım.

MURAT BAKAN (İzmir) - Dolayısıyla söylenecek çok şey var ama neticede Bakanlık iklim kriziyle mücadelede yeterli değil.

Son olarak bir şey söyleyeyim: Bize sözünüz vardı, Çevre Komisyonunun tüm üyelerini kastediyorum, AK PART'li, MHP'li, HDP'li, CHP'li, İYİ Parti'li hepimiz geçen sene Glasgow'a size destek olmaya gittik.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Teşekkür ediyorum.

MURAT BAKAN (İzmir) - Ama bu sene...

Bir saniye Sayın Başkanım, bitiriyorum sözümü, cümlemin sonu.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Tamam, bitirin, hızlı bitirin ama.

MURAT BAKAN (İzmir) - Hızlı bitiriyorum.

Bu sene sadece belli sayıda milletvekili arkadaşımız gidiyor. Eğer mümkünse bu sayıyı artırın lütfen, biz de destek olalım, orada iklim kriziyle birlikte mücadele edelim.

Teşekkür ederim.