KOMİSYON KONUŞMASI

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Teşekkür ediyorum.

Sayın Bakan, değerli bürokratlar, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Bakanım, öncelikle, Sayıştay raporları konusunda birkaç bulguyu -belki siz de gördünüz ama- size tekrar iletmek isterim. Birincisi: Sayıştay raporlarının 20'nci ve 21'inci sayfasında, döviz kuru işlemlerinin baz alındığı kurla ilgili çok ciddi problemler var. Özellikle, ödemenin yapıldığı gün baz alınması gerekirken ondan önceki ayın kurunun baz alınması gibi birtakım tespitler var, bunu sizinle paylaşırım. Ödemeler gibi avanslarda da aynı durum var. Ayrıca yine Sayıştay raporlarının 28 ve 29'uncu sayfalarında EKAP'a yapmadığınız bildirimlerle ilgili bulgular var, bunları sizinle paylaşmak isterim, tekrar dikkatinize sunmak isterim.

Tabii, Türkiye açısından bakarsak aslında son günlerde en önemli tartışmalardan biri ve yaşadığımız büyük problemlerin en temel sebeplerinden bir tanesi de Türkiye'nin gri listede yer alması. Uluslararası itibarımız açısından son derece olumsuz bir durum olduğunu düşünüyoruz, siz de bunu kabul ediyorsunuz sanırım. Mali Eylem Görev Gücü, Avrupa Birliği üyesi Malta'yı çıkartırken biz hâlâ 23 ülkeyle birlikte gri listede yer alıyoruz. Bunun sebeplerini giderme konusunda bir adım atıp atmadığınızı, hangi adımları attığınızı merak ediyoruz. Şu çok net: Gri liste konusunda, geçen süreye rağmen demek ki başarılı bir sınav verememişiz ki hâlâ gri listedeyiz. Bu meseleyle ilgili yeniden ciddi bir değerlendirme yapmanın, Türkiye'yi bu listeden çıkarmayla ilgili önemli adımlar atmanın gerekli olduğunu düşünüyoruz. Neden gri listeye girmemize engel olamadık, neden? Bunu önceden öngöremedik mi, gerekli tedbirleri neden almadık? Bunun önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu kararın sadece bir siyasi karar olduğunu söyleyerek aslında meseleyi gerçekte idrak edemediğimizi, gerçekleri göremediğimizi söylemek isteriz. Son bir yılda bu utancı silmek adına hangi girişimlerde bulunduğunuzu, Bakanlığınız dışında, bu konuyla ilgili olan Maliye Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığıyla beraber hangi çalışmaları yaptığınızı, Cumhurbaşkanlığı nezdinde herhangi bir girişiminizin olup olmadığını açıkçası merak ediyoruz, Türkiye'nin gri listeden çıkarılması uluslararası itibarımız açısından son derece önemlidir, bunu sizlerle paylaşmak isterim.

Tabii, diğer bir konuysa Schengen vizesi konusu. AKP iktidarları çoğu zaman Schengen vizesi konusunda hep ciddi propagandalar yapmıştır, öteden beri topluma ciddi umutlar vermiştir ama gelinen noktada bu umutların boşa çıktığını söylemek isterim. Avrupa Birliği sürecinde pek çok kez "Ha oldu, ha olacak." denilen vize serbestliği ülkemizin pek çok tavizine rağmen hayata hâlâ geçirilememiştir. Bırakın vize serbestliğini, vize başvuruları Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için âdeta bir eziyete dönüşmüştür. Bu noktada şunu hiç düşündünüz mü: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının kolaylaştırılması, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının kolay elde edilmesi; dolayısıyla, bu hakkı, bu vatandaşlığı kolay elde edenlerin suistimal etmesinin uluslararası alanda bir zafiyet yaratıp yaratmadığı konusunu irdelediniz mi merak ediyorum.

Yine, aynı zamanda, Avrupa Birliğiyle Schengen vizesi konusunda devam eden süreç beklendiği gibi sonuçlanmadı. Schengen vizesinin reddedilme oranları 2015'te yüzde 4'lerdeydi; 2018'de yüzde 10,45; 2020'de yüzde 13,78; 2021'deyse 19,02 yani her 5 başvurudan 1'inin reddedildiği bir istatistikle karşı karşıyayız. Şimdi, "Bunu kasten yapıyorlar." diye açıklamalarınız var, iktidarınıza olan kasıtlı bir açıklamanın doğru olup olmadığını, Bakanlığınızın ağırlığıyla bağdaşıp bağdaşmadığını açıkçası merak ediyorum. Daha ciddi değerlendirmeler yapmak gerektiğini de buradan sizlerle paylaşmak isterim. Burada sadece kasıt sorunu mu var yoksa bizim kendi içimizde halletmemiz gereken, çözmemiz gereken başka objektif problemler mi var, başka önemli istatistiki veriler mi var? Bunları Bakanlığınızın yeniden samimice değerlendirmesine ihtiyaç var diyebiliyorum. Her sorunu sadece "AKP'ye kasıt var, bize kasıt var." diye açıklamak, aslında sorunun gerçek sebebini görmemeyi beraberinde getiriyor ve dolayısıyla da sorunu çözemez hâle getiriyor.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Son yarım dakikanız.

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Sayın Bakanım, son olarak şunu söylemek isterim: Ben geçenlerde Kıbrıs'a gittim Cumhuriyet Bayramı sebebiyle, orada millî Doğu Akdeniz politikanızla bağdaşmayan bir durum gördüm. Sayın Rauf Denktaş'ın mezarını ziyaret ettim, orada bir anıt mezar başlamış ama tamamlanmamış, müze olması gereken kısımlar tamamlanmamış, mezarın üzerinde pislikler, bezler, atıklar, bira şişeleri; bakımsız bir hâl var. Millî itibarımız açısından bir an önce oraya sahip çıkmamızın önemli olduğunu düşünüyorum. Rauf Denktaş, Doğu Akdeniz politikası açısından bizim için önemlidir, onun anıt mezarı da önemlidir; bir an önce tamamlanması, güvene alınması, temizliğinin de Türkiye'nin itibarına yakışır bir şekilde sağlanması gerektiğini düşünüyorum.