| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Kütahya Milletvekili Ahmet Tan ve 172 Milletvekilinin Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4618) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 17 .10.2022 |
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Yani benim de söylemek istediğim fazla bir şey yok, arkadaşlar ifade ettiler ancak şunu belirtmek lazım. Bazı çıkarımlarla bazı iktisatçılar zaman zaman Merkez Bankasının yükümlülüğünün ne kadar olduğunu, Hazinenin yükümlülüğünün ne kadar olduğunu ifade ediyorlar. Gerçi Hazine ve Maliye Bakanlığı zaman zaman açıkladığı için bu tahmini yapanlar Hazinenin açıklamalarını esas alıyorlar ama Merkez Bankasının yükümlülüklerini de birtakım çıkarsamalarla bağlanma tarihindeki kur ortalamasıyla, vade sonu kur ortalamasını kıyaslamak suretiyle çıkarıyorlar. Benim elimde böyle bir iktisatçının tablosu var, bu tabloya göre ay ay mart ayından itibaren -ilk vade martta geldiği için kur korumalı mevduatta- eylül ayı sonuna kadar yani iki, dört, altı, yedi aylık bir dönem var. Bu dönemde Hazinenin ödeme yükümlülüğü 84,8 milyar lira. Sayın Bakan Yardımcımız 11 Ekim tarihi itibarıyla on bir gün ilave ekimden aldığı için bunu 88 milyar Türk lirası olarak ifade ettiler, arasında sadece işte 4 milyar lira bir fark var, bu da on günden kaynaklanan bir fark gibi. Ama Merkez Bankasının ödeme tahmininde aynı tabloda Merkez Bankasının yükümlülüklerinin daha fazla olduğu anlaşılıyor, toplam yedi ayda 116,7 milyar Türk lirası yükümlülüğü gözüküyor. Mesela bu tahmin ve bu hesaplama biçimi doğru mudur? En azından bununla ilgili bir açıklama yapılabilir. Bunu da nereden çıkarmış? Mart ayında bağlama kur ortalaması 11,70'ken vade sonunda 14,63 olmuş, mart ayında yükümlülük 11,7 milyar Türk lirası diyor. Nisan ayında 13,4 bağlama kur ortalama tahmini, bu vade sonunda 14,72 oluyor, burada da 4,5 milyar Türk lirası yükümlülük var. Aynı hesapla mayısta 4,8, haziranda 24,2, temmuzda 35,04, ağustosta 22,5 ve eylülde de 13,9 milyar fark oluşuyor ve Merkez Bankasının yükümlülüklerini böylece 116,7 milyar lira olarak belirlemiştir. Dolayısıyla bu yedi ay içerisinde hem Hazinenin hem Merkez Bankasının yükümlülük toplamı 202 Türk lirasına geliyor arkadaşlar.
MEHMET BEKAROĞLU (İstanbul) - 50 milyar da vergi var.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Evet, vergiden fedakârlıklar da burada gözükmüyor, onu da ilave ettiğimiz zaman bu kur korumalı mevduat sisteminin hem Hazineye hem Merkez Bankasına hem de vergi kayıpları nedeniyle Maliyeye önemli bir maliyeti olduğunu görüyoruz ama kesin rakamı Merkez Bankamız verseydi daha anlamlı olurdu. Zaten bunu üç aşağı beş yukarı bu miktar civarında söyleyecek zaten, farklı bir şey söyleyeceğini de zannetmiyorum ama böyle kaçırmaya çalışmanın bir manası yok, bu zaten hesaplanan bir şey.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Bilançolar üzerinden belli hesaplar yapılıyor.
Arkadaşlar, parantez içi bir şey söyleyeyim. Belki yanlış algılandı, ben şöyle veya böyle olsun demiyorum, sadece farklı iki Kurumla karşı karşıyayız. Hani birisi döviz üzerinden işlem yapan, kâr veya zarar eden bir Kurum, döviz alan döviz satan bir Kurum, diğeri Maliye Bakanlığı, döviz üzerinden kâr veya zarar doğuracak bir işlem yapmayan, kur farklarını karşılayan bir Kurum. Merkez Bankası normalde topladığı dövizle işlem yapan bir Kurum, o dövizle kâr ve zarar doğurucu işlem yapan bir Kurum. Dolayısıyla birinin kâr-zarar hesabıyla diğerinin kâr-zarar hesabı farklılaşabilir teknik olarak sadece böyle bir durum olduğundan bahsediyorum. Yoksa, elbette bütün kurumlar hesaplarını bir şekilde, şu veya bu şekilde paylaşmalı.
Buyurun Sayın...
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Yalnız, Sayın Başkan, demin ben konuşurken...
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Şunu da ilave edeyim, mesela, ben basit bir akılla söylüyorum ama bunu Merkez Bankasına da sormak isterim. Döviz alıyor Merkez Bankası, "Üç ay sonra size aynı dövizi vereceğim." diyor. Üç ay boyunca aslında o dövizi sıfır faizle kullanmış oluyor bir Merkez Bankası olarak baktığınızda, hiçbir maliyet üretmeden, faiz ödemeden o dövizi alıp sıfır faizle kullanmış oluyor. Böyle bir kurumun kâr-zarar hesabıyla böyle olmayan bir kurumun kâr-zarar hesabı farklılaşır. Sadece onu söylüyorum.
DURMUŞ YILMAZ (Ankara) - O söylem yanlış, öyle değil.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Ha, onu Merkez Bankalarına soralım, yani ben merak ettiğim için diyorum
DURMUŞ YILMAZ (Ankara) - O söylem yanlış, onun maliyeti var.
İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Nasıl bir maliyeti var?
DURMUŞ YILMAZ (Ankara) - Var tabii, bu dövizi neyin karşılığında alıyorsunuz? Bunun bir maliyeti var.
MEHMET BEKAROĞLU (İstanbul) - Sayın Başkanım, biz de konuşalım mı? Bizim de...
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Evet, önce... Tamam, bir... (Gürültüler)
Ben de bir soru sordum yani bunun cevabı şudur, budur demiyorum. Merkez Bankası Başkanımız geldiğinde bu soruları ben de yöneltmek isterim doğrusu.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sayın Başkan...
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Buyurun.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - İlgili arkadaş yoktu demin ben konuşurken, bir şey soracaktım, onu geçmiştim.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Evet, buyurun.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sayın Başkan, şimdi, bu kur korumalı mevduatla Merkez Bankasındaki ilişkilerin nasıl başlayıp nasıl tekemmül ettiğini öğrenmek istiyorum doğrusu. Bazı arkadaşlarımıza bu yabancı değildir ama kur korumalı mevduat nedeniyle herhâlde dövizden dönen, bankaya yatırılan paraların garantisi Merkez Bankası tarafından sağlanıyor. İlgili kişinin mevduatı bankaya yatırdığı andan onun tasfiyesine kadarki dönemde Merkez Bankasıyla ilişkileri nasıl gelişiyor ve sonunda ortaya nasıl bir tablo çıkıyor, bunu görürsek faydalı olur diye düşünüyorum.