KOMİSYON KONUŞMASI

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ediyorum, sağ olun.

Öncelikle, sunumunuz için teşekkür ederim.

Şimdi, tabii, şunu önce bir vurgulamamız gerekiyor: Deprem, sel, heyelan, kaya düşmesi gibi olaylar aslında bir doğa olayı ve mutlaka olacak ve faydalı da aynı zamanda, depremler örneğin, organik madde bakımından toprağı güçlendiren, jeotermal enerjinin de bulunduğu, aslında, insana da faydalı şeylerdir. Deprem, bir mekanizmadır ve çalışır, sürekli de depremin olması kaçınılmaz ülkemizde örneğin. Kaya düşmesi de bir doğa olayı biliyorsunuz, sel de bir doğa olayı. Dolayısıyla, bunu afete çeviren insanoğlunun kendisi. Yerleşim alanlarını seçerken doğrudan fay hattı üzerine yerleşirseniz ya da sel, taşkın alanlarına, taşkın bölgelerine yerleşirseniz ya da kaya düşecek, heyelan oluşabilecek alana yerleşirseniz bu, insan eliyle afete dönüşen bir olgu. Tabii, ne yazık ki ülkemizde bu afetlerin bu kadar yoğun şekilde yaşanması... Israrla fay hatları üzerine yerleşim seçiliyor, ısrarla taşkın alanlarının bulunduğu dere yataklarına yerleşiliyor. Her yıl Giresun'da sel olur, yine TOKİ gider oraya ev yapar, aynı alanlar ne yazık ki yerleşim alanı olarak seçilir.

Dolayısıyla, bizim yapmamız gereken, afet öncesi önlemler son derece önemli. Baştan, az önce de ifade ettim, şehir planları yapılırken, bir kere, yaşlı dostu yerleşim alanlarının seçilmesi, yani bir kentte, işte, huzurevleri nereye yapılacak? Efendim, o, sadece, tabii, huzurevleriyle sınırlı değil, siz işte "Sayıyı belirledik." diyorsunuz, yaşlı kaç insanın olduğu ve bunların konumları nerededir diye bunları saptadığınızı söylüyorsunuz. Ne yazık ki Türkiye'de afet öncesi, afet sırası ve afet sonrası oluşumlar daha çok yara sarmaya dönük, yani afetin oluşmasını önlemekten ziyade yara sarmaya dönük, sizin de sunumunuzda, mesela, böyle bir cümle geçti. Tabii ki yara sarma son derece önemli ama bu, genelde afet sonrasına yönelik bir olgu.

Dolayısıyla, bizim yapmamız gereken, afet öncesinde bilinçlendirme, ilkokuldan başlayarak insanların bilinçlendirilmesi ve buna dair neler yapacakları, insanların evlerini konutlarını nereye alacakları; iki, Bu, yaşlı konusunda da gerçekten yaşlıların afet sırasında tahliye edilmeleri. Hani biz zaten sağlıklı insanları yani genç insanları bile tahliye etmekte bu kadar sıkıntı yaşıyoruz, personel sıkıntımız var, siz de ifade ettiniz. Yani hani bana göre... 1.800 mü dediniz, yanlış mı hatırlıyorum? 1.800 arama kurtarma, 85 milyonun olduğu bir ülkede elbette ki yetersiz ve sivil toplum örgütlerine bırakılmış ne yazık ki bu olay. Dolayısıyla yani bunu bir kere bir ortaya koymamız gerekiyor. Dediniz ki işte, "Toplanma alanları..." Ben bir jeoloji mühendisiyim mesela ve Deprem Komisyonunda yer aldım, milletvekiliyim, şu anda ben kendi kentimde de, Ankara'da da herhangi bir afet olduğunda nerede toplanacağımızı bilmiyorum. Bilen var mı arkadaşlar? Toplanma alanları neresidir mesela kentte?

AFAD BAŞKAN YARDIMCISI UĞUR SEZER - Mobil uygulamada var Sayın Vekilim.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Efendim, mobil uygulama... Yaşlı bir insanın, 65 yaş üstü insanların telefon kullanması zaten sıkıntı.

AFAD BAŞKAN YARDIMCISI UĞUR SEZER - O ayrı, ben sizin için "Ben bilmiyorum." dediniz ya, onun için söyledim.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Ha, anladım. Yani mobil uygulamada olabilir ama bunu bilebilirim de sade bir vatandaşın kolay erişebilmesi ve bu konuda bilinçlendirilmiş ve bilgilendirilmiş olması gerekiyor, bunu vurgulamaya çalışıyorum. Ben elbette bulurum yani.

AFAD BAŞKAN YARDIMCISI UĞUR SEZER - Yok, o anlamda değil. Şimdi, bununla ilgili de geçen yıl farkındalık eğitimi yapıldı, her mahallede şimdi o tabelalar var, sunumda da vardı zaten. "Size en yakın 3 toplanma alanı" diye tüm mahallelerde tabelalar var.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Efendim, yani toplanma alanlarının çoğunun imara açıldığını biliyoruz, AVM'ler yapıldığını biliyoruz. Neyse, bu başka bir konu ama şuraya gelmeye çalışıyorum buradan: Yani biz daha normal insanları, genç vatandaşlarımızı, sağlıklı insanları hani afet sırasında korumak ve kanalize etmekte bir sıkıntı yaşarken tabii ki yaşlıların ve engellilerin tahliye edilmesi ya da afet sırasında, işte, bir sağlık kuruluşuna ya da toplanma alanına götürülmesi çok daha problemli bir konu; bunu söylemeye çalışıyorum. Tabii, şimdi, bu elektronik cihazları kullanmakta -hani 65 yaş üzerinden bahsediyoruz, "yaşlı nüfus" derken- yani cep telefonu kullanmakta bu kadar sıkıntılı insanların girip de işte "Benim konumum şu." diye afet anında o telaşla bunu yapabilmesi son derece sıkıntılı. Bence buna dair daha pratik bir şeyler olması gerekiyor ya da o yaşlıların bu mobil uygulamayı indirip kullanmasına, bir düğmeye bastığında buraya girebilmesini sağlayan bir eğitim sisteminin belki kurulması gerekiyor. Böyle bir eksiklik olduğunu gördüm ben açıkçası, bunun önemli olduğunu düşünüyorum. Kaç uygulama oldu mesela bunda? Tatbikat yapıldı mı hiç? Diyelim ki hani bir sanal bir afet yapılıp da bu yaşlıların oradan tahliye edilmesine dair bir tatbikat yaptı mı AFAD, kaç uygulaması var? Bunu merak ettim.

Yine, demin sunumda da işte hazırlıklar, yoğunluk olduğu falan söylendi. Hani daha çok huzurevleri baz alınarak yapılıyor ama huzurevlerinin sayısı 240 küsurdu zannediyorum yanlış hatırlamıyorsam, devlet şeyinde. Hani kaç kişi yararlanabiliyor ki? Daha çok huzurevi, bakımevlerine afet bilinci eğitimlerinin verildiğini görüyoruz. Hani ülke nüfusunun şu anda yüzde 16'ya yakını zannediyorum yaşlı, değil mi şu anda yaşlı statüsüne girmek üzere ve 2080'de bu nüfus oranının yüzde 25'lere -yani yaşlı nüfusun artacağı, her geçen gün yaşlanıyoruz çünkü- ulaşacağı bir ortamda sadece huzurevleri bağlamında değil, bana göre bu evlerde de hani evlerde veya diğer bakım kurumlarında da...

AFAD BAŞKAN YARDIMCISI UĞUR SEZER - Şu sunumlara bakabilirsek şu slaytta da o dediğiniz var.

BAŞKAN EROL KAYA - Hepsine toplu cevap verelim, bitirsin.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Evet, yani dolayısıyla engelli ve yaşlıların öncelikli müdahalede hem bilinçlendirme hem de kolay erişebilecekleri bir mekanizmanın yaratılması ve tabii ki en başta afet öncesi bu önlemleri almaya dönük çalışmaların yapılması gerektiğini düşünüyorum.

Teşekkür ederim.