| Komisyon Adı | : | KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası AŞ'nin 2019 ve 2020 yıllarına ait bilanço ve netice hesaplarının görüşmeleri |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 30 .06.2022 |
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Sayın Başkan, çok teşekkür ediyorum.
Öncelikle, yapacağım konuşma belki de son konuşma olabilir, iki buçukta yine tarımla ilgili önemli bir sunumun yapılacağı başka bir komisyona gitmek durumundayım. O yüzden özellikle bu maddede söz aldım, o yüzden sabır ve biraz da sizden zaman talebim olacak. Onun için teşekkür ediyorum söz verdiğiniz için ayrıca da.
Öncelikle -değerli arkadaşımız yok ama milletvekili arkadaşımız- ben "Bugüne kadar neden seraya kredi verdiniz? Bu kredi yanlıştır." demedim. Türkiye'de 1 milyon dönüm sera var. Bundan sonra bu tür bir yatırımı yaparken düşünüp düşünmeme meselesini sordum. Önemli bir işti çünkü eğer biz hakikaten muz alanlarını korumayı becerebilseydik, muz alanlarını turizme, yapılaşmaya, konutlaşmaya vermeseydik bugün bu kadar büyük yatırımlar yapmamıza gerek kalmayacaktı sera ortamında. Zaten bu ülke aslında en doğal, en yöresel, en doğru kendi geleneksel muzunu yetiştirmiş olacaktı ki doğru olan da oydu zaten ama bunun arkasında gelecek olan fırtınayı umarım yaşamayız, ben sırf bir çiftçi olarak ve bir ziraat mühendisi olarak serada yaşanabilecek, muzda yaşanabilecek hastalık, zarar, buna benzer değişik meseleleri de görmek gerektiği adına söylemiştim onu.
İkinci olarak bu taşıtlarla ilgili Deniz Bey ve arkadaşlarım detayları söyledi, hiç oraya girmeyeceğim. Banka ve Doğan medya grubuyla ilgili sadece iki şey söylemek istiyorum. Bakın, dediniz ki: "Biz yeni bir karar aldık; bu kararla, tarlasına haciz gelmiş, ipotek konmuş kişilerin arazilerini tekrar kendilerine iade edeceğiz. Bunun için de ekspertiz raporu istiyoruz. Bu ekspertiz raporuna göre on yıl geri ödemeli onlara tekrar bunu vermek istiyoruz." -umarım yanlış anlamamışımdır- ya da buna yakın bir şey.
Peki, yine başka bir şey söyleyeceğim. Bu arazi edindirme kredilerinde -biliyor musunuz bilmiyorum- bazen 4 kez, bazen 5 kez, bazen 3 kez ekspertiz kredilerine müracaat edilmek zorunda kalınıyor çünkü arazinin piyasa değeri 10 lira, 20 lira, ekspertiz kuruluşu geliyor, yarı fiyat veriyor, yarı fiyat. Âdeta, parası olanın araziye sahip olabileceği, küçük ve dar gelirli küçük çiftçinin yanındaki araziyi alamayacağı bir mekanizmaya dönüşmüş durumda ve her ekspertiz raporu geldiğinde ya da grubu geldiğinde 3 bin lira, 2.500 lira, 4 bin lira gibi rakamlar ödeniyor. Burada ciddi bir soygun olduğunun farkında mısınız? Siz değil, sizinle alakası yok bunun. Sistem böyle ama sonuçta Ziraat Bankasından 3 defa kredi için ekspertiz isteme hakkı var bir üreticinin, arazi edindirmek için. Ciddi bir soygun.
Araç meselesine de şuradan girmek istiyorum: Önceden Ziraat Bankasının elemanları çiftçi tarafından alınıp götürülüyordu. Hakikaten araç lazımsa Bankanızın aracı olsun, orada özellikle bünyenizde çalışan ziraat mühendislerine verilsin, onlar gitsin tarlaya; çiftçiye yeni yük oluşturmadan, yeni bir gider oluşturmadan bu işi onlar yapsınlar. Bilmiyorum ekspertiz meselesinin ne kadar içindesiniz, nasıl görüyorsunuz? Ciddi bir tuzak ve para tuzağı.
Aynı şekilde -devam edeyim- bu hayat sigortası meselesi; aynı şekilde, TARSİM'in oradan, Bankadan yönlendirilme meselesi. Ya, çiftçinin BAĞ-KUR'u yok, çiftçinin kendine ait bir sigortası yok, ailesinin sigortası yok, hastaneye gitse kapıda ama bu adama "Ölürseniz, benim kredim boşa gitmesin." diye sigorta yaptırıyorsunuz ve ciddi rakamlarla. Gerçekten bu, biraz böyle insani düşündüğümüzde acayip bir şey. Bu tam da şey buna denk gelmekte; bu, Doğan medya grubunun elindeki medya alanının başka bir gruba -dediği gibi, ismi önemli değil- başka bir yere transferi. Bakın, sizde nasıl bunun karşılığı var bilmiyorum ama çiftçi, halk bundan çok rahatsız. Belki en çok kamuoyunun yaratmış olduğu bu durumdan da bahsetmek lazım ve bunu da görmek lazım.
Buradan yola çıkarak bu son çıkan kararla ilgili, Sayın Genel Müdür, şöyle bir şey var: Şimdi, Bakanlık şöyle bir açıklama yaptı, dedi ki: "Biz bundan sonra düz arazilere meyvecilikle ilgili destek vermeyeceğiz. Fidan desteğini kaldırıyoruz, buna benzer destekleri kaldırıyoruz." Ama sizin Cumhurbaşkanının vermiş olduğu, bu 6 Nisan 2022 Çarşamba Resmî Gazete'de çıkan karara göre diyor ki: "Modern basınçlı sulamalar, meyve yetiştiriciliği ve bağcılıkla ilgili, fide, fidan kullanımı, sözleşmeli tarım sertifikalı fide, fidan gibi..." Şimdi, burada ciddi bir çelişki var. Bir tarafta Bakanlık diyor ki: "Ben üretim planlaması içerisinde gelecekte düz arazilerde, oralarda ağırlıklı stratejik ürünler üreteceğim -doğru, itiraz yok- onun için buraya ben destekleme yapmayı düşünmüyorum. Ha, ekiyorsanız elbette sizi kısıtlayamam ama destek vermeyeceğim." diyor. Oysa siz buraya bunu koymuşsunuz yani mutlaka Bakanlıktan geliyor, Hazineden geliyor bu tür şeyler, siz de mecburen buna uyuyorsunuz. Burada bir çelişki yok mu? Özellikle bunu not almanız ve bunun üzerinde durmanız gerekmekte.
Yine, o büyük rakamlarla söylediğiniz "Tarıma 140 milyar para ayırıyoruz." Bunun bir kısmı şöyle -özellikle de hata yapmamak için not aldım- 24 milyarı yüzde 29, 36 milyarı sıfır, 25 milyarı yüzde 1 ile 5; 56 milyarı yüzde 5 ile 10 ve yüzde 5'i, yaklaşık 6,3 milyara denk gelen kısmı da yüzde 10'un üzerinde faize tabi. Şimdi, Hazine ve Maliye Bakanlığı, yeni Hazine ve Maliye Bakanı bir açıklama yapıyor, diyor ki: "Bizim 2021 yılında toplam tarımsal destekler, tarımsal krediler için ödediğimiz indirimli faiz oranı 4,6 milyar TL'dir ve 2022 hedefimiz de 9,8 milyar olacak, bunu 2 katına çıkaracağız." Ve orada yine "Tarımsal kredilerin toplam kullanılan 75 milyarlık kısmını destekledik." diyor, Hazine ve Maliye Bakanı söylüyor. Şimdi, burada da bir çelişki yok mu? Yani sizin toplam... Eğer tamamen sizin üzerinizden geldiyse onu bilmiyorum, eksiğim varsa elbette burada konuşacağız. Ha, şunu söylemeye çalışıyorum, bu yeni bir rakam, 13 Mayıs 2022.
ZİRAAT BANKASI AŞ GENEL MÜDÜRÜ ALPASLAN ÇAKAR - Sürekli değişiyor rakamlar.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Bilemem, ben oradaki söylediğini söylemek istiyorum size.
ZİRAAT BANKASI AŞ GENEL MÜDÜRÜ ALPASLAN ÇAKAR - Eskiye ait rakamı söylemiştir.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - "4,6 milyardan 9,8 milyara çıkaracağız." diyor. Ben bir şey söylemek isterim size: Aynı dönemde, örneğin, baktığımız zaman, geriye döndüğümüz zaman, AKP iktidarında, yaklaşık olarak, Toprak Mahsulleri Ofisinin son bir buçuk yılda görevlendirme zararı 9 milyar; AKP döneminde toplam 24 milyar. Niçin? İthal ürünler için. Hayvancılıkla ilgili, yine söylüyorum, hayvancılıkla ilgili, Sayın Genel Müdür, Sayın Komisyon Başkanı, değerli arkadaşlar...
OTURUM BAŞKANI NEVZAT ŞATIROĞLU - Sayın Sarıbal, yedi sekiz dakika kullandınız, anlayışınıza sığınıyorum.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Toparlıyorum, toparlıyorum.
OTURUM BAŞKANI NEVZAT ŞATIROĞLU - Buyurun.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Teşekkür ederim.
Bir daha konuşmayacağım, söz.
OTURUM BAŞKANI NEVZAT ŞATIROĞLU - Buyurun, estağfurullah.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Sadece hayvancılık için, canlı hayvan, büyükbaş, küçükbaş, kırmızı et, kemikli, kemiksiz, lop et olmak üzere yaklaşık 10 milyar dolar; yem ham maddesi için -140 milyon ton- yaklaşık 60 milyar dolar; toplam 70 milyar dolar. Bir ülke düşünün, bir hükûmet düşünün, bir devlet düşünün, yabancı ülkeleri ve şirketlerini sadece tarımın bir sektörü olarak tam 60 milyar dolar desteklemiş, sadece bir yılda Toprak Mahsulleri Ofisine 9 milyar TL zarar hakkı tanımış ama kendi çiftçisine geldiğinde faizlerde indirim tutarı toplam 4,6 milyar. Hadi, bu sene 2'ye katladı; 9,8 milyar. Gerçekten, 60 milyar doları gördüğümüzde, karşımıza acayip bir şey çıkıyor.
Yine de şu arazi satışlarıyla ilgili bir iki haber vereyim. Bilginiz vardır mutlaka ama ben bilgi vereyim. Biraz önce istedim, arkadaşlar gönderdiler. Traktörle ilgili hiçbir haciz veya satış işlemi yok ama Artvin'de çay bahçesi, Afyonkarahisar Başmakçı ilçesi Yassıören köyünde tarla, Samsun Ayvacık ilçesi Çökekli köyünde tarla, Denizli Merkezefendi ilçesi Eskihisar köyünde arsa -hem tarla hem arsa olarak geçiyor- Samsun Çarşamba ilçesi Yukarı Ağcagüney köyünde tarla, Mersin Mezitli ilçesi Tepeköy'de satılık tarla; Konya, Aydın, Ordu'da tarla ve arsa sınıflamasında olan ve görüntüleri de burada olan, Ziraat Bankası aracılığıyla satılık yerler var.
ZİRAAT BANKASI AŞ GENEL MÜDÜRÜ ALPASLAN ÇAKAR - Var, var, onları iade edeceğiz.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Yani, evet, onları iade edeceksiniz, güzel. Bu arkadaşlara söyleyelim, en azından buradan duyarlar onlara iade edeceklerinizi ama...
ZİRAAT BANKASI AŞ GENEL MÜDÜRÜ ALPASLAN ÇAKAR - Onlar için çalışma yaptık zaten.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Başka bir şey daha söyleyeceğim o zaman tam yerine geldiği için. Şimdi, diyorsunuz ki: "Ekspertiz raporuyla biz bunları iade edeceğiz." Peki, size borçlarını ödeyemeyen bir kitle ya da bir yapı, bir kişi, müşteri, çiftçi, sizin ekspertiz raporlarınızdan sonra bunu ödeyebilme konusunda nasıl bir politika izleyecek? Yani, zaten ödeyebilseydi bugüne kadar bunu ödeyecekti. Aslında, en başa dönmek istiyorum Sayın Genel Müdür, en başa, en başta şu soruyu sordum...
OTURUM BAŞKANI NEVZAT ŞATIROĞLU - Sayın Sarıbal, lütfen toparlayalım, rica ediyorum.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Bitiriyorum, bitiriyorum.
Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Bitiriyorum, çok şey var ama bitiriyorum ben.
En başa dönüyorum, 120-130 milyar TL kredi -kaldı ki diğer bankalarda da var- dediniz ki: "Ziraat Bankası diğer bankalardaki bütün kredileri bize çağırıyor." Örneğin -isim vermek istemem- bir özel bankadan, yabancı menşeli bir özel bankadan ben "tarla kredisi" adı altında, ipoteğim de yetmemiş olabilir ama yüzde 20 faizle bir kredi aldım, bu yüzde 20 krediyle de onu devralabiliyor musunuz? Birincisi bu. İkincisi de yine aynı sorum çünkü bu çok önemli bir soru... Belki sizi doğrudan ilgilendirmiyor, kurumunuzu yönetiyorsunuz, saygı duyuyorum, hiç itiraz yok. Bütün bunların, destekleme modellerinin, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Tarım Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı üzerinden de geldiğini biliyorum ama bulunduğunuz noktada, bizim muhatabımız olarak ve Bankanın bir yetkilisi olarak, gerçekten çiftçinin ödediği borç, kendi kazanımıyla elde edilip ödenmiş bir borç değil, borç küçülmüyor. Mesela, sizin 190 dediğiniz, benim 195 milyar olarak tespit ettiğim tarımsal krediler, çiftçinin daha çok üretim alanı, daha çok üretim, daha çok mülkiyet, daha çok yatırımından dolayı değil. Kar topu gibi olan bir borcun çığa dönüşüp artık sadece takla attırarak döndüğünü, bunu anlatmaya çalıştım; siz anladınız onu. Buna dair bir bilginiz var mı? Üçüncüsü de mesela, ben yapılandırmaya geliyorum... Dört beş yıldır yapılandırma var Sayın Genel Müdür. Örneğin, ben geliyorum, benim 100 bin TL borcum var size ama faiz indirimli krediyi ancak 50 bin lira kadar kullanabileceğim kriterlere göre ve yeniden 125 bin lira borçlanacağım. 50 binlik kısmı indirimli, 75 binlik kısmı da ne yazık ki normal cari faizden oluyor. Dolayısıyla, bunları daha net, daha açık, daha uygulanabilir şekilde ortaya koyarsak daha iyi olur diye düşünüyorum.
Ve ben tekrar Ziraat Bankasının çok kıymetli, çok önemli olduğunu, elbette sadece tarıma odaklanmaması gerektiğini, olabilir ama medya patronlarına da... Sırf siyasal iktidarın bir bankası olmamalı; çiftçinin bankası, elbette esnafın bankası olsun ama o medya patronlarına... Ya da medyayı teslim almak için verilen kredi ne kadar gözetiliyorsa benim çiftçim en az onun kadar gözetilmeli. Ayrıca da bu ülkenin hazineden 130 milyar dolarlık bir tarımsal ithalatı varsa bu ithalatı azaltacak olan, tarıma verilecek destektir, çiftçiye verilecek destektir.
İki önemli örnekle bitirmek istiyorum son olarak.
OTURUM BAŞKANI NEVZAT ŞATIROĞLU - Sayın Sarıbal, bir saniye, özür diliyorum.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Önemli bu, size yararlı olacağı için söylüyorum bunu, faydalı olacak Başkanım, bitiriyorum.
OTURUM BAŞKANI NEVZAT ŞATIROĞLU - Bakın, müsamahamın çok üzerini kullandınız.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Son cümle, son; inanın, son cümle.
OTURUM BAŞKANI NEVZAT ŞATIROĞLU - Katılıyorum ama bakın; bu, 5'inci son cümleniz oldu. İstirham ediyorum, son bir dakikada toparlayın, yoksa mikrofonunuzu kapatmak zorunda kalacağım; rica ediyorum, on beş dakika oldu.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Tamam, peki, anladım.
Bakın, mısır üretiminde, ayçiçeği üretiminde ve çeltik üretiminde üretim arttı, ciddi arttı, rakam da vereyim hoşunuza gitsin diye: Mısır 2,5 milyon tondan 5,5-6 milyon tona çıktı, ayçiçeği 700-800 bin tondan 2 milyon tona çıktı ve elbette pirinç 350-400 bin tondan 1 milyon tona çıktı. Bunlar muhteşem işler. Bunu kim yaptı? Çiftçi yaptı. Niye yaptı? Para kazandığı ürünü ekiyor ve kazanıyor, alıyor. Bunu derken şunu demek istiyorum: Biz eğer çiftçimizi doğru ve güzel bir şekilde destekleyebilirsek 130 milyar dolarları dışarıya vermeyiz, hem kendi gıda egemenliğimizi hem kendi gıda güvenliğimizi sağlarız. Bunun için de en önemli kurumlarından biri Ziraat Bankasıdır diyorum, teşekkür ediyorum.