| Komisyon Adı | : | KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası AŞ'nin 2019 ve 2020 yıllarına ait bilanço ve netice hesaplarının görüşmeleri |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 30 .06.2022 |
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Efendim, ben de aslında aynı soruyu soracağım, çok da uzun uzun sormayacağım çünkü Sayın Zeybek, uzun uzun bu süreci size anlattı Sayın Genel Müdür. Halkbank da, Vakıfbank da, Ziraat Bankası da bizlerde, dedelerimizde, ailelerimizde çok emeği olan bankalar; maaş aldılar, kredi aldılar, çiftçi olan ailelerimiz destek gördü. Bir sefer, bu bankaların duruşu bu bankaların yıpranmaması bizim en büyük dileğimizdir ama maalesef ki son bir yılda Demirören ailesi yüzünden sürekli Ziraat Bankasını konuşmak zorunda kalıyoruz. Bakın, ben üzülüyorum Sayın Genel Müdürüm. Neden? Ben, 13 Ocakta Demirören kredileri için araştırma önergesi verdim. Sayın Zeybek, anlattı. Evet, Doğan Medya grubunun alınması için bu Beyefendiye bu kredi maalesef ki Ziraat Bankasından verildi. Aslında çiftçinin, köylünün, halkın, memurun, daha çok ihtiyaç sahibi olan insanların bankası olması gerekmesine rağmen; hadi, geçtik onu. Başta 700 milyon dolardı, sonra 100 milyon dolar daha işletme kredisi verildi, iki yıl anapara ödemesiz.
Yalnız bir şey daha vardı Gökan Zeybek'e ek olarak onu söyleyeceğim. Bakın, bu şirket üç yıl içerisinde 150 milyon dolar nakit sermaye koyması gerekiyordu, koymazsa bankanın bu şirkete ortak olması gerekiyordu, değil mi? Ben size soruyorum: Demirören grubu, bu parayı çektikten sonra 150 milyon dolar nakit sermayeyi kasasına koydu mu? Hayır. Peki, siz banka olarak bu şirkete ortak oldunuz mu? Hayır. Peki, bunları yapmamasına rağmen... Bakın, iki yıl anapara ödemesiz ama aradan dört buçuk yıla yakın zaman geçmiş, bir tek kuruş ödememiş yani bir temerrütlü işlem, bir ihtarname, bir icra işlemi yapıldı mı? Hayır. Neden Sayın Genel Müdür, neden? Türkiye'de icrada 25 milyon insan var, başta olması gereken bu kişi bunların içerisinde değil. Size buradan sormak isterim; bir çiftçiye, bir memura ya da bir vatandaşa bu müsamahayı gösterir misiniz?
Üzülerek söylüyorum, bakın, burada çok değerli bürokratlar var, milletvekillerimiz var, Sayın Başkan; bu Demirören grubu sadece Ziraat Bankasında bu işi yapmamış, Vakıfbanktan da bu adam yaklaşık buna yakın bir parayı, krediyi kullanmış ve ödememiş. Yani kim bu Demirören? Bakın, bu iddiaları ortaya atıyoruz, Meclis araştırma önergesi veriyoruz, sizlere soruyoruz; bir tek cevap vermiyor ama milyonlarca liralık tazminat davası açıyor bize. Ama ben milletvekiliyim, Gökan Bey milletvekili, KİT Komisyonları bu halkın, bu insanların parasını sormak, sorgulamak zorunda. Dün biz niye ek bütçe yaptık, niye ek bütçe yaptık dün? Bu Beyefendinin iki bankadaki parasını dönemin Türk lirasından kura çevirsek belki dünkü bütçenin yüzde 4'ü... Ya, yazık değil mi Sayın Genel Müdürüm? Sizin göreviniz bu adamın yakasına yapışmak "Gel buraya, bu parayı ver." demek değil mi? "Ne hakla aldın." demek değil mi?
Size bir soru daha sormak isterim. Böyle bir şirket çıksa "X şirketi" medyası falan olmasa, iktidarla ilişkisi olmasa, 800 milyon dolar kredi çekse bir tek kuruşunu ödemese ve kendisine verilen yükümlülüklerin hiçbirini yerine getirmese Türk Ceza Kanunu'nda bunun tanımı nedir? Banka dolandırıcılığı. Hemen savcılığa verirsiniz eminim ama Demirören'in nasıl bir algısı var, nasıl bir dokunulmazlığı var, nasıl bir koruma alanı açmış? Ben, sizi kırmak, üzmek, Ziraat Bankasını asla yıpratmak istemiyorum -bu bankalar bizim değerimiz, Vakıfbank bizim değerimiz, bizim başımızın tacı- ama bu bankaların görevi Demirören'e kredi verip takip etmemek değil hatta vermemek bana göre ama hadi, verildi, bakın, dört buçuk yıl olmuş; bir kuruşunu ödedi mi? Ne olur söyleyin bunu bana, lütfen söyleyin. Sen bu parayı alacaksın, Doğan Medya grubunu alacaksın; ben sana bunu sorduğum için oradan bana hakaret ettireceksin, bir yandan da senin yayın organın gibi olacak, bu parayı ödemeyeceksin; vallahi, çok güzel bir dünya! Ben bundan utanç duyuyorum. Bakın, Demirören'den, aldığı bu paradan, Vakıfbanktan aldığı krediden utanç duyuyorum. Ne davası açarsa açsın, ödesin bu parayı.
Yani, toparlarsam Ziraat Bankasının görevi, sizlerin görevi; bir, hakkaniyetli, doğru teminatlarla kredi vermek. Hadi, vermediniz bir hata yaptınız, gidip onun yakasına yakışmak.
BAŞKAN MUSTAFA SAVAŞ - Toparlayınız Sayın Başarır.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Tabii ki efendim.
Ziraat Bankasının görevi tarlaya imar çıkarmak değil efendim. Madem oraya imar çıkacaktı, döneminde bu adamı temerrüde düşürseydiniz, mal varlığına el koysaydınız; şimdi belki imara çıkarsaydık o para bu ülkedeki insanlara, fakire fukaraya, işçiye, emekliye giderdi. Demirören grubuna verilen bu imtiyazlar, Demirören grubuna dokunmamanız... Ben bir memur, bir çiftçi torunu olarak Ziraat Bankasının bu duruma düşmesinden utanç duyuyorum ve soruyorum: Gerçekten, 1 lirasını ödedi mi? Bir işlem yaptınız mı? ihtarname çektiniz mi? İcraya verdiniz mi? Vermediyseniz neden? Çünkü ben sizin vicdanen, salt kararınızla, yöneticilerle birlikte bunu yapmayacağınızı biliyorum. Kimler size bu talimatı verdi, bunu bana söylerseniz mutlu olurum. Ha, sözlü cevap vermeseniz bile yazılı cevap verirsiniz, ben arkadaşlarımdan alırım.
Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum.